Kelimeler arşivinde; içinde "heme" olan, toplam 26 tane kelime bulunuyor. İçerisinde heme bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu heme ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında heme olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YUKARIHEMEDAN, EPHEMEROPTERA
AŞAĞIHEMEDAN
ORTAHEMEDAN
HEMENCECİK, HEMERİTRİN, HEMERALOPİ
BEHEMEHAL
MERHEMET, HEMETEŞE, HEMETCİK, HEMENCEK, HEMENCÜK, ÇERHEMEK
HEMECÜK, VEHEMET, MIHEMED, HEMENÇE, HEMENCE, HEMEMET, HEMEÇÜK, HEMEÇİK
HEMEŞE, BEHEME
HEMEN
HEME
HEME
Derhal, hemen. Çocuk oyunlarında hedef, kale, çukur. Öyle mi, değil mi. Amma. Hem.
HEMENCECİK
Çabucak.
HEMETCİK
Bezden yapılan bebek.
HEMETEŞE
Yara bere.
HEMENCÜK
Oyuncak.
ORTAHEMEDAN
Şanlıurfa şehrinde, Payamlı bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
HEMERİTRİN
Molekülünde hem grubu bulunmayan fakat demir ihtiva eden bazı solucanlarda ve deniz omurgasızlarında görülen bir solunum pigmenti.
HEMERALOPİ
Gece körlüğü.
MERHEMET
Merhamet. Arapça kökenli merhamet: merhamet.
BEHEMEHAL
Her hâlde, ne olursa olsun, ne yapıp yapıp, mutlaka.
HEMECÜK
Bezden yapılan bebek.
EPHEMEROPTERA
Birgün sinekleri. Damarlı bir çift kanada, kuyruk kısmında 2-3 ipliksi uzantıya ve belirgin olmayan ağız organellerine sahip, erişkinleri beslenmeyen ve yumurtladıktan sonra ölen, uzunlamasına vücut yapısına sahip böcek takımı.
HEMENCEK
Çabucak.
ÇERHEMEK
Ömek.
YUKARIHEMEDAN
Şanlıurfa ili, Payamlı nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
AŞAĞIHEMEDAN
Şanlıurfa şehrinde, Payamlı nahiyesine bağlı bir yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde HEME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AZGIN
Azmış olan, azılı. Çok yaramaz (çocuk). Çabuk iltihaplanan, yarası hemen kapanmayan (ten). Coşmuş, taşmış. Cinsel istekleri aşırı olan. Gözü hiçbir şeyden yılmayan.
ACİL
Hemen yapılması gereken, ivedi, ivedili, evgin, müstacel.
DERAKAP
Hemen arkasından. Çabucak.
ATLAMAK
Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.
GİBİ
-e benzer. İmişçesine, benzer biçimde. O anda, tam o sırada, hemen arkasından. -e yakışır biçimde.
BAĞIRGAN
Bağırıp çağıran, tepkisini hemen ve sert bir biçimde dışa vuran.
ARACI
Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.
BASTIRMAK
Basma işini yaptırmak. Gidermek. Zararlı bir olayı önlemek. Hemen söylemek. Baskı yapmak, üzerine iyice düşmek. Durdurmak. Üstünlüğünü göstermek. Bir kumaşın kenarını kıvırıp dikmek. Birdenbire gerçekleşmek ve pek çok etki göstermek. Kümes hayvanlarını kuluçkaya yatırmak. Ansızın birinin yanına gitmek.
AKABİNDE
Arkasından, hemen arkadan, ardından, hemen ardından.
HOPPADAK
Hemen.
BEY
Erkek adlarından sonra kullanılan saygı sözü. Satma, satış. As. Zengin, ileri gelen kimse, bay (I). Aşığın çukur yüzünün arkasındaki yumru bölge. Küçük bir toplumun veya küçük bir devletin başkanı. Erkek sıfatlarının hemen arkasına eklenir. Eş, koca. Komutan. Erkek özel adları yerine kullanılan bir söz.
ASINTI
Bir işi hemen yapmayıp bekleterek geri bırakma, tehir, tavik. Sırnaşan, tebelleş olan kimse. Birini tedirgin edecek kadar üzerine düşme.
HANDİYSE
Yakın zamanda, hemen hemen. Neredeyse.
AZIKLIK
Azık olarak ayrılan veya hazırlanan yiyecekler. Hemen yemek üzere, harman zamanından önce biçilip savrulan ekin. Azık koymaya yarayan kap veya torba.
BRAKİSEFAL
Kafatasının genişliği ile uzunluğu hemen hemen eşit olan (kimse), kısa kafalı.
DAKİKASINDA
Hemen o anda.
BAYAĞI
Aşağılık, pespaye. Gerçekten. Herhangi bir özelliği olmayan, sıradan, alelade. (ba'yağı) Hemen hemen, âdeta. Basit, adi, amiyane, banal. Oldukça, epey.
AKKELEBEK
Hemen bütün meyve ağaçları için tomurcuk düşmanı sayılan, iri ak kanatları kalın, kara damarlı bir kelebek (Aporia crataegi).
ARDINCA
Hemen arkasından, hemen ardından, arkası sıra, ardı sıra, peşinden, peşi sıra, takiben.
ÇABUCAK
Vakit geçirmeden, kısa sürede, aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikasında, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hemencek, hızla, hızlı, hızlı hızlı, ivedilikle, lahzada, müstacelen, palas pandıras, serian, süratle, şipşak, takkadak, tez beri, tezce, tezelden, yellim yelalim. Kolaylıkla.