Kelimeler arşivi içinde; başında "heme" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. heme ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu heme ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde heme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
HEMENCECİK, HEMERALOPİ, HEMERİTRİN
HEMENCEK, HEMENCÜK, HEMETCİK, HEMETEŞE
HEMECÜK, HEMEÇİK, HEMEÇÜK, HEMEMET, HEMENCE, HEMENÇE
HEMEŞE
HEMEN
HEME
HEME
Derhal, hemen. Çocuk oyunlarında hedef, kale, çukur. Öyle mi, değil mi. Amma. Hem.
HEMENCÜK
Oyuncak.
HEMETCİK
Bezden yapılan bebek.
HEMEŞE
Her zaman, daima, hemişe.
HEMETEŞE
Yara bere.
HEMERALOPİ
Gece körlüğü.
HEMEMET
Kaplıca.
HEMENÇE
Omuza asılan yün, bez ya da deriden yapılmış azık çantası. Çoban çantası; omuzdan asılan çanta.
HEMENCE
Omuza asılan yün, bez ya da deriden yapılmış azık çantası. Acilen, çabucak. Derhal, hemencecik.
HEMECÜK
Bezden yapılan bebek.
HEMENCECİK
Çabucak.
HEMERİTRİN
Molekülünde hem grubu bulunmayan fakat demir ihtiva eden bazı solucanlarda ve deniz omurgasızlarında görülen bir solunum pigmenti.
HEMEÇÜK
Bezden yapılan bebek.
HEMEÇİK
Bezden yapılan bebek.
HEMEN
Çabucak. Yalnız, sadece. Aşağı yukarı. Çok.
HEMENCEK
Çabucak.
Bu bölümde tanımı içerisinde HEME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DAKİKASINDA
Hemen o anda.
AKABİNDE
Arkasından, hemen arkadan, ardından, hemen ardından.
BAYAĞI
Aşağılık, pespaye. Gerçekten. Herhangi bir özelliği olmayan, sıradan, alelade. (ba'yağı) Hemen hemen, âdeta. Basit, adi, amiyane, banal. Oldukça, epey.
ATLAMAK
Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.
HOPPADAK
Hemen.
ÇABUCAK
Vakit geçirmeden, kısa sürede, aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikasında, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hemencek, hızla, hızlı, hızlı hızlı, ivedilikle, lahzada, müstacelen, palas pandıras, serian, süratle, şipşak, takkadak, tez beri, tezce, tezelden, yellim yelalim. Kolaylıkla.
DERAKAP
Hemen arkasından. Çabucak.
ARDINCA
Hemen arkasından, hemen ardından, arkası sıra, ardı sıra, peşinden, peşi sıra, takiben.
GİBİ
-e benzer. İmişçesine, benzer biçimde. O anda, tam o sırada, hemen arkasından. -e yakışır biçimde.
AZIKLIK
Azık olarak ayrılan veya hazırlanan yiyecekler. Hemen yemek üzere, harman zamanından önce biçilip savrulan ekin. Azık koymaya yarayan kap veya torba.
ARACI
Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.
HANDİYSE
Yakın zamanda, hemen hemen. Neredeyse.
AZGIN
Azmış olan, azılı. Çok yaramaz (çocuk). Çabuk iltihaplanan, yarası hemen kapanmayan (ten). Coşmuş, taşmış. Cinsel istekleri aşırı olan. Gözü hiçbir şeyden yılmayan.
BEY
Erkek adlarından sonra kullanılan saygı sözü. Satma, satış. As. Zengin, ileri gelen kimse, bay (I). Aşığın çukur yüzünün arkasındaki yumru bölge. Küçük bir toplumun veya küçük bir devletin başkanı. Erkek sıfatlarının hemen arkasına eklenir. Eş, koca. Komutan. Erkek özel adları yerine kullanılan bir söz.
ASINTI
Bir işi hemen yapmayıp bekleterek geri bırakma, tehir, tavik. Sırnaşan, tebelleş olan kimse. Birini tedirgin edecek kadar üzerine düşme.
AKKELEBEK
Hemen bütün meyve ağaçları için tomurcuk düşmanı sayılan, iri ak kanatları kalın, kara damarlı bir kelebek (Aporia crataegi).
BRAKİSEFAL
Kafatasının genişliği ile uzunluğu hemen hemen eşit olan (kimse), kısa kafalı.
ACİL
Hemen yapılması gereken, ivedi, ivedili, evgin, müstacel.
BAĞIRGAN
Bağırıp çağıran, tepkisini hemen ve sert bir biçimde dışa vuran.
BASTIRMAK
Basma işini yaptırmak. Gidermek. Zararlı bir olayı önlemek. Hemen söylemek. Baskı yapmak, üzerine iyice düşmek. Durdurmak. Üstünlüğünü göstermek. Bir kumaşın kenarını kıvırıp dikmek. Birdenbire gerçekleşmek ve pek çok etki göstermek. Kümes hayvanlarını kuluçkaya yatırmak. Ansızın birinin yanına gitmek.