İçinde HAVU geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "havu" olan, toplam 43 tane kelime bulunuyor. İçerisinde havu bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu havu ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında havu olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

HAVUKSINMAK, HAVUZLANMAK, HAVURLANMAK

10 harfli kelimeler

HAVUZCULUK, HAVUZLANMA, HAVUZLAMAK, HAVUKLAMAK, HAVUZLUÇAM, HAVUÇLAMAK, HAVUŞLAMAK

9 harfli kelimeler

KARAHAVUÇ, HAVUZDERE, HAVUZLAMA, HAVUTBAŞI, HAVUTÇULU, HAVUZBAŞI

8 harfli kelimeler

HAVURMAN, HAVURDAN, HAVUZKÖY, HAVUKMAK, HAVUHMAK, HAVUÇLUK, HAVUZSUZ, HAVUZCUK, KIRHAVUN

7 harfli kelimeler

HAVULLU, HAVURDA, ÇAHAVUZ, HAVUZLU, HAVUTÇA, HAVUZCU, HAVUTLU

6 harfli kelimeler

HAVUDU, SAHAVU

5 harfli kelimeler

HAVUN, HAVUŞ, HAVUR, HAVUÇ, HAVUL, HAVUK, HAVUZ, HAVUT

4 harfli kelimeler

HAVU

Bazı kelimelerin anlamları

HAVU

Undan yapılan bir çeşit yiyecek. Ham deri. Şiddetli istek. İşte o.

HAVUZLAMA

Havuzlamak işi.

HAVUZLAMAK

Gemiyi onarmak için havuza çekmek.

HAVUZLANMAK

Gemi, onarılmak için havuza çekilmek.

HAVUTÇULU

İzmir ili, Selçuk ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

HAVUZCULUK

Havuzcunun yaptığı iş.

HAVURLANMAK

Yara cerahatlenmek, şişmek, azmak.

HAVUZDERE

Yalova ilinde, Altınova ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

HAVUŞLAMAK

Yoğurmak (köfte ve benzerleri şeyler için).

HAVUKSINMAK

Oyunda yenilen, korkutulmak istenen kimseye ya da hayvana baskı yapmak.

HAVUÇLAMAK

Tohumları birbirine karıştırmak.

HAVUZLANMA

Havuzlanmak işi.

KARAHAVUÇ

Çörekotu.

HAVUKLAMAK

Yara cerahatlenmek, şişmek, azmak.

HAVUTBAŞI

Balıkesir şehri, Balya ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

HAVUZLUÇAM

Kilis şehrinde, Elbeyli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

  -   -   -  

Anlamında HAVU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HAVU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

RENDE

Tahta yüzeyleri pürüzsüz duruma getirmek, biçim vermek için marangozların kullandığı araç. Üzerinde küçük delik ve kesici çıkıntıları bulunan, peynir, soğan, havuç vb.ni ufak parçalara ayırmak için kullanılan mutfak aleti. Bu aletle ufak parçalara ayrılmış şey.

HAVUZCU

Otelde havuzla ilgili işlere bakan görevli. Havuz yapan kimse.

LİVAR

Avlanan balıkları canlı olarak saklamak için ağzı içine doğru konik örülmüş sepet. İçinde diri balık saklanan, denizden ayrılmış havuz.

HAVUZLU

Havuzu olan.

ASLANAĞZI

Sıracagillerden, türlü renkte, güzel, kokusuz çiçekleri olan bir bitki, danaburnu. Havuz kenarlarına konulan ve ağzından su akan aslan biçiminde süs taşı.

LOK

Gemileri, farklı iki su düzeyinin birinden öbürüne aşırmak için yapılmış ara havuz.

BİKİNİ

Deniz, göl, havuz vb. yerlere girerken veya güneşlenirken giyilen, iki parçadan oluşan kadın giysisi.

NİLÜFER

Nilüfergillerden, yaprakları yuvarlak ve geniş, çiçekleri beyaz, sarı, mavi, pembe renkte, durgun sularda veya havuzlarda yetişen bir su bitkisi (Nymphea). Bursa iline bağlı ilçelerden biri.

GÖLET

Birikinti suların sulamak amacıyla genellikle bir set ardında toplandığı küçük göl, gölcük, gölek, büvet, büğet. İçinde ham deri ıslatılan taş havuz.

JAKUZİ

Sağlık havuzu.

PİSİN

Yüzme havuzu.

KEVSER

Cennette bulunduğuna inanılan kutsal ırmak, havuz veya çeşme.

PİLAKİ

İçine soğan, sarımsak, maydanoz, havuç vb. katılarak zeytinyağıyla pişirilen ve soğuk olarak yenen yemek. Aptal, ahmak.

CANKURTARAN

Hasta veya yaralı taşımaya uygun hazırlanmış özel araç, ambulans. Havuz veya plajda yüzme bilmeyenleri uyaran ve tehlike anında onları kurtaran kimse.

HAVUZSUZ

Havuzu olmayan.

CEZERYE

Ezilmiş havuç içine fındık veya ceviz parçaları eklenerek yapılmış olan bir tatlı türü.

KABANA

Genellikle otelin ana binasının dışında, plaj veya havuz kıyısında bir oda.

KARAKAVZA

Yaban havucu.

BOHÇALAMAK

Bir şeyi bohça içine koyup sarmak. Ayakları havada bağdaş kurar gibi toplayarak denize veya havuza atlamak. Güreşte rakibin kol ve ayaklarını üst üste getirerek kımıldayamaz durumda alttan kavrayıp kucaklamak.

DOK

Gemilerin yükünün boşaltıldığı veya onarıldığı, üstü örtülü havuz. Ticaret mallarını saklamak için rıhtımda yapılmış olan büyük depo.