Sonu HAVU ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "havu" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu havu ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında havu olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde havu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

HAVU

Undan yapılan bir çeşit yiyecek. Ham deri. Şiddetli istek. İşte o.

SAHAVU

Hayvan nezlesi.

  -   -   -  

Anlamında HAVU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HAVU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

PİLAKİ

İçine soğan, sarımsak, maydanoz, havuç vb. katılarak zeytinyağıyla pişirilen ve soğuk olarak yenen yemek. Aptal, ahmak.

HAVUZSUZ

Havuzu olmayan.

HAVUZLAMA

Havuzlamak işi.

NİLÜFER

Nilüfergillerden, yaprakları yuvarlak ve geniş, çiçekleri beyaz, sarı, mavi, pembe renkte, durgun sularda veya havuzlarda yetişen bir su bitkisi (Nymphea). Bursa iline bağlı ilçelerden biri.

BOHÇALAMAK

Bir şeyi bohça içine koyup sarmak. Ayakları havada bağdaş kurar gibi toplayarak denize veya havuza atlamak. Güreşte rakibin kol ve ayaklarını üst üste getirerek kımıldayamaz durumda alttan kavrayıp kucaklamak.

CEZERYE

Ezilmiş havuç içine fındık veya ceviz parçaları eklenerek yapılmış olan bir tatlı türü.

LOK

Gemileri, farklı iki su düzeyinin birinden öbürüne aşırmak için yapılmış ara havuz.

GÖLET

Birikinti suların sulamak amacıyla genellikle bir set ardında toplandığı küçük göl, gölcük, gölek, büvet, büğet. İçinde ham deri ıslatılan taş havuz.

CANKURTARAN

Hasta veya yaralı taşımaya uygun hazırlanmış özel araç, ambulans. Havuz veya plajda yüzme bilmeyenleri uyaran ve tehlike anında onları kurtaran kimse.

DOK

Gemilerin yükünün boşaltıldığı veya onarıldığı, üstü örtülü havuz. Ticaret mallarını saklamak için rıhtımda yapılmış olan büyük depo.

JAKUZİ

Sağlık havuzu.

BİKİNİ

Deniz, göl, havuz vb. yerlere girerken veya güneşlenirken giyilen, iki parçadan oluşan kadın giysisi.

ASLANAĞZI

Sıracagillerden, türlü renkte, güzel, kokusuz çiçekleri olan bir bitki, danaburnu. Havuz kenarlarına konulan ve ağzından su akan aslan biçiminde süs taşı.

HAVUZCU

Otelde havuzla ilgili işlere bakan görevli. Havuz yapan kimse.

KARAKAVZA

Yaban havucu.

KEVSER

Cennette bulunduğuna inanılan kutsal ırmak, havuz veya çeşme.

HAVUZLANMAK

Gemi, onarılmak için havuza çekilmek.

KABANA

Genellikle otelin ana binasının dışında, plaj veya havuz kıyısında bir oda.

HAVUZLU

Havuzu olan.

LİVAR

Avlanan balıkları canlı olarak saklamak için ağzı içine doğru konik örülmüş sepet. İçinde diri balık saklanan, denizden ayrılmış havuz.