İçinde HAKLA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "hakla" olan, toplam 14 tane kelime bulunuyor. İçerisinde hakla bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu hakla ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında hakla olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

HAKLAYABİLMEK

12 harfli kelimeler

HAKLAŞTIRMAK, HAKLAYABİLME

11 harfli kelimeler

BAHAKLAŞMAK

9 harfli kelimeler

HAKLAŞMAK

8 harfli kelimeler

HAKLAMAK, HAKLAŞMA, İSHAKLAR

7 harfli kelimeler

HAKLAMA, HAKLAĞA, HAKLAĞI

6 harfli kelimeler

HAKLAA, HAKLAR

5 harfli kelimeler

HAKLA

Bazı kelimelerin anlamları

HAKLA

Tahıl ölçeği. Halka. Basık silindir biçimli 12 kiloluk buğday ölçeği. (Güllüce Gümüşhacıköy Amasya).

İSHAKLAR

Bursa ilinde, Harmancık ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Düzce kenti, Çilimli ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. İçel şehrinde, Gülnar ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Uşak ili, Ulubey ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

HAKLAŞMAK

İki taraf birbirine hakkını verip alacak verecekleri kalmamak, ödeşmek.

HAKLAĞA

Tahıl ölçeği.

HAKLAĞI

Tahıl ölçeği.

BAHAKLAŞMAK

Lekelenmek, beneklenmek: Çocuk doğuracak kadınların yüzleri bahaklaşır.

HAKLAYABİLMEK

Haklama imkânı veya olasılığı bulunmak.

HAKLAR

hukuk (karş. töre).

HAKLAYABİLME

Haklayabilmek işi.

HAKLAA

Tahıl ölçeği.

HAKLAMA

Haklamak işi.

HAKLAŞTIRMAK

Birinin hakkını ötekinin üstünde bırakmamak.

HAKLAMAK

Bozmak, perişan etmek, yenmek. Yiyip bitirmek. Kırmak, bozmak.

HAKLAŞMA

Haklaşmak biçimi veya durumu.

  -   -   -  

Anlamında HAKLA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HAKLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BİREYCİ

Kişi haklarını savunan (kimse), individüalist. Bireycilikten yana olan, ferdiyetçi, individüalist.

ALACAKLANDIRICI

Vadeli satış yapan firmaların her türlü mal ve hizmet satışından doğan haklarını devralan finansal kuruluş.

KISIT

Kişinin yurttaşlık haklarını kullanma yetkisinin yargı kuruluşları tarafından kaldırılması. Bunama, mahkûm olma vb. nedenlerden dolayı kanunun, bir kimsenin malını, parasını istediği gibi kullanmasına ve harcamasına engel olması, kısıtlılık, kısıtlama, hacir.

AKTİF

Etkin, canlı, hareketli, çalışkan, faal. Bir ticarethanenin, ortaklığın para ile değerlendirilebilen mal ve haklarının tümü. Etkili. Çalışan, çalışmasını sürdüren. Etken.

DAĞILMA

Dağılmak işi. Bir hedefe aynı silahla atılan mermilerin, barut haklarının ve başka şartların değişmesi yüzünden ayrı ayrı noktalara vurması. Sınırlı bölgelere toplanmış birlik, gereç ve kuruluşların düşman saldırısına karşı daha iyi korunmalarını sağlamak amacıyla birbirlerinden uzaklaştırılmaları.

EŞİT

Yapı, değer, boyut, nicelik ve nitelik bakımından birbirinden ne artık ne eksik olmayan (iki veya daha çok şey), müsavi. Aynı haklardan yararlanan, aynı düzeyde olan (kimse).

ADALET

Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.

HUKUK

Toplumu düzenleyen ve devletin yaptırım gücünü belirleyen yasaların bütünü, tüze. Haklar. Bu yasaları konu alan bilim. Yasaların ceza ile ilgili olmayıp alacak verecek vb. davaları ilgilendiren bölümü. Ahbaplık, dostluk.

ANAYASA

Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi. Temel, esas.

FEMİNİZM

Toplumda kadının haklarını çoğaltma, erkeğinkiler düzeyine çıkarma, eşitlik sağlama amacını güden düşünce akımı, kadın hareketi.

SENDİK

Bir birliğin, ortaklığın veya alacaklılar grubunun haklarını korumakla görevli kimse.

KAPİTÜLASYON

Bir ülkede yurttaşların zararına olarak yabancılara verilen ayrıcalık hakları.

KONSOLOS

Yabancı ülkelerde, orada bulunan yurttaşlarının haklarını koruyan, bağlı bulunduğu hükûmete siyasal ve ticari bilgileri veren dış işleri görevlisi, şehbender.

RUM

Müslüman ülkelerde oturan Yunan asıllı kimse. Doğu Roma İmparatorluğu sınırları içinde yaşayan, Roma yurttaşı haklarına sahip olan halk. Anadolu.

EZİLMİŞ

Ezik duruma gelmiş. Kendisine baskı yapılmış, hakları elinden alınmış.

MÜDAFİ

Savunucu. Bir davada, davacı veya davalının haklarını savunan kimse.

ERGİN

Olmuş, yetişmiş, kemale ermiş. Kişisel haklarını kendi kullanabilmesi için yasanın gösterdiği on sekiz yaşına gelmiş olan (kimse), reşit.

EŞİTLİK

İki veya daha çok şeyin eşit olması durumu, denklik, müsavilik, müsavat, muadelet. Bedensel, ruhsal başkalıkları ne olursa olsun, insanlar arasında toplumsal ve siyasi haklar yönünden ayrım bulunmaması durumu. Kanunlar yönünden insanlar arasında ayrım bulunmaması durumu.

ALACAKLANDIRMAK

Vadeli satış yapan firmaların her türlü mal ve hizmet satışından doğan haklarını alacaklandırıcı adı verilen finansal kuruluşlara devretmek.

SAVCI

Devlet adına ve yararına davalar açan, kamu haklarını ve hukuku yerine getirmek üzere yargıç katında sanıkları kovuşturan görevli, müddeiumumi.