Kelimeler arşivi içinde; başında "haklı" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. haklı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu haklı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde haklı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
HAKLI
Hakka uygun, doğru, yerinde. Davası, iddiası, düşüncesi veya davranışı doğru ve adalete uygun olan (kimse).
HAKLIK
Dağ ve kayalardaki büyük su birikintisi. On iki okka tohumun ekildiği arazi parçası. Küçük tahıl ambarı. Su değirmenlerinde hak olarak alman tahılın konulduğu yer.
HAKLILIK
Haklı olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde HAKLI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SAVUNMA
Saldırıya karşı koyma, müdafaa. Bir kişiyi, bir düşünceyi doğru, haklı göstermeyi amaçlayan yazı veya konuşma, savunu, müdafaaname. Bir takımın, kalesini korumak için gösterdiği çaba, defans.
FARUK
Haklıyı haksızdan ayıran, adaletli. Keskin. Hz. Ömer'in lakabı.
BAHİS
Üzerinde konuşulan şey, konu. Bir kitabın bölümlerinden her biri. Görüşünde veya iddiasında haklı çıkacak tarafa bir şey verilmesini kabul eden sözlü anlaşma.
MUHİK
Haklı, doğru.
SAVUNMAK
Herhangi bir saldırıya karşı koymak, saldırıya karşı korumak, müdafaa etmek. Hareket veya düşünceyi söz ve yazı ile doğru, haklı göstermeye çalışmak. Futbolda bir takım kendi kalesini korumak için oyun süresince çaba göstermek. Yapılan bir suçlamaya veya ithama karşı kendi haklı gösterecek sebepler ileri sürmek. Bir kişiyi desteklemek, ona arka çıkmak.
GÖZDENGEÇİRİCİ
Geçmişte kabul edilen bir durum veya görüşün gözden geçirilerek yeniden ortaya konmasını ileri süren kişi. Devrimci bakış açısından Marksizmi doğrulamak ya da haklı çıkarmak için yeniden yorumlayıp özünü değiştirerek bu görüşü savunan kişi.
YOLAH
Keçiyolu, küçük geçit. Suyolu, ark, oluk. Dokuma üstündeki kıyı çizgileri, süsleri. Kağnı ve benzerleri izi. Çözüm yolu. Kapı. Haklı, doğru yolda olan. Ayakkabının üstüne vurulan yama. Göllerde saz ve kamış arasından kayığın geçebileceği yer, kayık yolu. Eski türkçe yolak: yol; töre; keçi izi; keçi yolu.
JEOPOLİTİK
Coğrafya, ekonomi, nüfus vb.nin bir devletin politikası üzerindeki etkisi. Bir devlette bir bölgede uygulanan politikayla o yerin coğrafyası arasındaki ilişki. Bir devletin saldırgan nitelikteki genişlemesini, ekonomik ve siyasi coğrafya açısından haklı kılmaya yönelik siyasi öğreti.
PAYSINMAK
Bir işe önem vererek, istekle ve özenle başlamak. Arkasından koşmak, kovalamak. Av köpekleri bağırarak av peşinden koşmak : Benim köpek çok paysındı ama bir iş yapamadı. Küçümsemek. Bir kimseyi güçsüz görüp üstüne varmak, çatmak. Çekinmek, utanmak, sıkılmak. Haklı, haksız pay ummak, pay istemek, kendine mal etmek istemek. Hiçe sayılmaya boyun eğmek.
HAHLI
Haklı.
SEDAT
Doğruluk, hatasızlık. Doğru ve haklı şey.
FİDİVAN
Sözünde durmadığı gibi kendisini haklı çıkarmak için çeşitli nedenlerle karşısındakinin gözünü boyamak isteyen kişi.
GÖZDENGEÇİRİCİLİK
Devrimci bakış açısından Marksizmi doğrulamak ya da haklı çıkarmak için yeniden yorumlayıp özünü değiştirerek bu görüşü savunan akım.