İçinde HAF geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "haf" olan, toplam 109 tane kelime bulunuyor. İçerisinde haf bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu haf ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında haf olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

HAFIZHÜSEYİNBEY, HAFİFLETEBİLMEK, HAFİFLEYEBİLMEK

14 harfli kelimeler

HAFİFMEŞREPLİK, HAFİFLEŞTİRMEK, HAFİFLETEBİLME, HAFİFLEYEBİLME, MUHAFAZAKARLIK

13 harfli kelimeler

TUHAFİYECİLİK, HAFİFLEŞTİRME, HAFRİYATÇILIK

12 harfli kelimeler

HAFAZANALLAH, TAHAFFUZHANE, HAFIZASIZLIK

11 harfli kelimeler

HAFIZIKÜTÜP, HAFİFLEŞMEK, HAFİFLETMEK, HAFİFMEŞREP, MUHAFAZASIZ, TUHAFLAŞMAK, HAFİFSENMEK, HAFTALIĞINA, MUHAFAZAKAR, TOHAFSINMAK

10 harfli kelimeler

HAFİFSEMEK, HAFTALIKÇI, HAFTALIKLI, MUHAFAZALI, MUHAFIZLIK, TUHAFİYECİ, TUHAFLAŞMA, HAFIZLAMAK, HAFİFLEMEK, HAFİFLEŞME, HAFİFLETME, HAFİFLEYİŞ, HAFİFSENME, HAFİFSEYİŞ, HAFİLDEMEK, HAFKIRTMAK, HAFRİYATÇI, HAFTALAMAK, HAFTALARCA

9 harfli kelimeler

HAFIZASIZ, HAFIZLAMA, HAFİFLEME, HAFİFSEME, HAFİYELİK, İTHAFNAME, BAŞHAFİYE, HAFILAMAK, HAFİFİREK, HAFİLEMEK, HAFKIRMAK, HAFKURMAK, HAFLENMEK

8 harfli kelimeler

HAFIZALI, HAFIZLIK, HAFİFLİK, HAFİFTEN, HAFNİYUM, HAFRİYAT, HAFTALIK, MUHAFAZA, SAHAFLIK, SANTRHAF, TAHAFFUZ, TUHAFİYE, TUHAFLIK, HAFETMEK, HAFIZALİ, HAFLAMAK, HAFTAMAL, MIHAFAZA

7 harfli kelimeler

HAFAKAN, HAFİFÇE, MUHAFIZ, HAFENEK, HAFİLLİ, HAFİYON, HAFTAYA, MELHAFE

6 harfli kelimeler

HAFIZA, HAFİYE, MUSHAF, HAFFAŞ, HAFİDE, HAFİLİ, HAFİZE, HAFLEK, HAFNİA, HAFSAR, HAFSIZ

5 harfli kelimeler

HAFIZ, HAFİF, HAFİK, HAFİT, HAFTA, İTHAF, SAHAF, TUHAF, ZİHAF, HAFDA, HAFEK, HAFİZ

4 harfli kelimeler

HAFİ, HAFS, HAFT

3 harfli kelimeler

HAF

Bazı kelimelerin anlamları

HAF

Hücumcularla savunucular arasında yer alan oyuncu.

HAFİFLEŞTİRMEK

Hafiflemesine yol açmak.

HAFİFLETEBİLMEK

Hafifletme imkânı veya olasılığı bulunmak.

HAFİFLEŞTİRME

Hafifleştirmek işi.

HAFIZIKÜTÜP

Kitaplık görevlisi.

HAFIZASIZLIK

Hafızasız olma durumu.

TAHAFFUZHANE

Sefer sırasında, yolcu ve çalışanların arasında bulaşıcı hastalık görülen gemilerin karantina sürelerini geçirmeleri, gerekli sağlık önlemlerinin alınması ve hastaların iyileştirilmeleri için büyük limanlara yakın kıyılara kurulmuş sağlık kuruluşu.

HAFIZHÜSEYİNBEY

Balıkesir şehri, Sarıköy bucağına bağlı bir yer.

HAFİFMEŞREPLİK

Hafifmeşrep olma durumu.

HAFRİYATÇILIK

Hafriyatçının yaptığı iş.

HAFİFLEYEBİLME

Hafifleyebilmek işi.

HAFİFLEYEBİLMEK

Hafifleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

TUHAFİYECİLİK

Tuhafiyecinin işi.

HAFİFLETEBİLME

Hafifletebilmek işi.

MUHAFAZAKARLIK

Tutuculuk.

HAFAZANALLAH

Kötü bir durumdan uzak bulunmayı dilemek için "Allah bizi korusun" anlamında kullanılan bir söz.

  -   -   -  

Anlamında HAF bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HAF geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALÜMİNYUM

Atom numarası 13, atom ağırlığı 26,98 olan, 660 °C'de eriyen, gümüş parlaklığında, beyaz, hafif bir element (simgesi Al). Bu elementten yapılmış.

ACUBE

Tuhaf kimse. Tuhaf, alışılmadık, garip şey.

AKSAMAK

Hafifçe topallamak. Bir iş gereği gibi yürümemek, geri kalmak.

AKÇAAĞAÇ

Akçaağaçgillerden, süs ağacı olarak da dikilen, tahtası hafif ve sağlam bir ağaç, isfendan (Acer).

ADAMAK

Bir dileğin gerçekleşmesi amacıyla kutsal olduğuna inanılan bir güce niyette bulunmak, nezretmek. İthaf etmek. Bir şeyle yoğun olarak ilgilenmek. Kutsal saydığı bir şey uğruna kendini feda etmek üzere söz vermek. Ayırmak, tahsis etmek.

AĞLANTI

Hafif hafif ağlama.

AVUNTU

İnsanı avutan şey, oyalanacak şey, avunç, avunma. Acı bir olayı unutturmaya çalışma, acısını hafifletme, avunma, avunç. Teselli.

ANTİKALIK

Tuhaflık.

AĞIR

Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

ACAYİPLİK

Acayip olma durumu, yabansılık, gariplik, tuhaflık.

ALENGİRLİ

Acayip, tuhaf. Hoş. Karmaşık.

AZALMAK

Az denecek bir miktara inmek. Etkisini yitirmek, hafiflemek. Eskisinden az bir duruma gelmek.

ACAYİP

Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı. Şaşma anlatan bir söz.

ANTİKA

Tarihsel bir döneme ait olan. Mendil, örtü, yatak çarşafı vb. bezlerin kenarlarına paralel ipliklerden bir bölümü çekilip dikey olanların ikisi, üçü bir arada tire ile sarılarak yapılmış olan diş diş süs, sıçandişi. Genele, olağana, geleneğe aykırı, acayip, tuhaf, çarliston marka. Eski çağlardan kalma eser. Antik.

AVUNDURMAK

Oyalanmasını sağlamak. Acısını hafifletmek, acısını unutturmak, teselli etmek.

ANLAŞILMAZ

Anlaşılması güç olan, bir anlam verilemeyen, karışık, muğlak, tuhaf.

ALPAKA

Çift parmaklılar takımının devegiller sınıfından, Güney Amerika'da yaşayan, uzun tüylü, memeli bir hayvan (Lama glama pacos). Bu yünden dokunan kumaş. Alman gümüşü. Bu hayvanın yumuşak, hafif, dayanıklı ve parlak olan yünü.

AŞAĞISAMAK

Bir kimseyi veya bir şeyi aşağılık ve değersiz göstermek, hafife almak, hafifsemek, tezyif etmek.

AKSAK

Aksayan, hafifçe topallayan. İyi gitmeyen, iyi işlemeyen. Türk müziğinde kıvrak bir usul. Eski Yunan ve Latin şiir ölçüsünde, sondan bir önceki hecesi kısa olacak yerde uzun olan dize.

AZALTMAK

Az denecek bir miktara indirmek. Eskisinden az bir duruma getirmek. Etkisini yitirmesine sebep olmak, hafifletmek.