HAF ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "haf" olan, toplam 82 adet kelime bulunmaktadır. haf ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu haf ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde haf olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

HAFİFLEYEBİLMEK, HAFIZHÜSEYİNBEY, HAFİFLETEBİLMEK

14 harfli kelimeler

HAFİFMEŞREPLİK, HAFİFLEYEBİLME, HAFİFLEŞTİRMEK, HAFİFLETEBİLME

13 harfli kelimeler

HAFİFLEŞTİRME, HAFRİYATÇILIK

12 harfli kelimeler

HAFIZASIZLIK, HAFAZANALLAH

11 harfli kelimeler

HAFTALIĞINA, HAFİFLEŞMEK, HAFİFLETMEK, HAFIZIKÜTÜP, HAFİFSENMEK, HAFİFMEŞREP

10 harfli kelimeler

HAFİFLETME, HAFİFSENME, HAFİFLEŞME, HAFİFLEMEK, HAFİFLEYİŞ, HAFİFSEMEK, HAFRİYATÇI, HAFIZLAMAK, HAFİFSEYİŞ, HAFİLDEMEK, HAFTALAMAK, HAFTALARCA, HAFKIRTMAK, HAFTALIKÇI, HAFTALIKLI

9 harfli kelimeler

HAFİFSEME, HAFİYELİK, HAFLENMEK, HAFİLEMEK, HAFKURMAK, HAFKIRMAK, HAFİFLEME, HAFİFİREK, HAFIZLAMA, HAFIZASIZ, HAFILAMAK

8 harfli kelimeler

HAFİFTEN, HAFTAMAL, HAFTALIK, HAFETMEK, HAFLAMAK, HAFIZALI, HAFIZALİ, HAFİFLİK, HAFIZLIK, HAFRİYAT, HAFNİYUM

7 harfli kelimeler

HAFTAYA, HAFENEK, HAFAKAN, HAFİLLİ, HAFİYON, HAFİFÇE

6 harfli kelimeler

HAFNİA, HAFSIZ, HAFSAR, HAFİDE, HAFIZA, HAFLEK, HAFİLİ, HAFFAŞ, HAFİYE, HAFİZE

5 harfli kelimeler

HAFEK, HAFIZ, HAFTA, HAFDA, HAFİF, HAFİK, HAFİT, HAFİZ

4 harfli kelimeler

HAFİ, HAFT, HAFS

3 harfli kelimeler

HAF

Bazı kelimelerin anlamları

HAF

Hücumcularla savunucular arasında yer alan oyuncu.

HAFİFLEŞTİRME

Hafifleştirmek işi.

HAFRİYATÇILIK

Hafriyatçının yaptığı iş.

HAFİFLETEBİLME

Hafifletebilmek işi.

HAFİFLEŞMEK

Hafiflemek. Ağırbaşlılığını yitirmek.

HAFTALIĞINA

Bir hafta için.

HAFİFLETMEK

Hafiflemesine yol açmak, hafifleştirmek, tahfif etmek.

HAFIZHÜSEYİNBEY

Balıkesir şehri, Sarıköy bucağına bağlı bir yer.

HAFİFLETEBİLMEK

Hafifletme imkânı veya olasılığı bulunmak.

HAFIZASIZLIK

Hafızasız olma durumu.

HAFİFLEYEBİLMEK

Hafifleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

HAFAZANALLAH

Kötü bir durumdan uzak bulunmayı dilemek için "Allah bizi korusun" anlamında kullanılan bir söz.

HAFİFMEŞREPLİK

Hafifmeşrep olma durumu.

HAFIZIKÜTÜP

Kitaplık görevlisi.

HAFİFLEYEBİLME

Hafifleyebilmek işi.

HAFİFLEŞTİRMEK

Hafiflemesine yol açmak.

  -   -   -  

Anlamında HAF bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HAF geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKSAMAK

Hafifçe topallamak. Bir iş gereği gibi yürümemek, geri kalmak.

ALENGİRLİ

Acayip, tuhaf. Hoş. Karmaşık.

ACUBE

Tuhaf kimse. Tuhaf, alışılmadık, garip şey.

AVUNTU

İnsanı avutan şey, oyalanacak şey, avunç, avunma. Acı bir olayı unutturmaya çalışma, acısını hafifletme, avunma, avunç. Teselli.

AŞAĞISAMAK

Bir kimseyi veya bir şeyi aşağılık ve değersiz göstermek, hafife almak, hafifsemek, tezyif etmek.

ANLAŞILMAZ

Anlaşılması güç olan, bir anlam verilemeyen, karışık, muğlak, tuhaf.

ALPAKA

Çift parmaklılar takımının devegiller sınıfından, Güney Amerika'da yaşayan, uzun tüylü, memeli bir hayvan (Lama glama pacos). Bu yünden dokunan kumaş. Alman gümüşü. Bu hayvanın yumuşak, hafif, dayanıklı ve parlak olan yünü.

ACAYİP

Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı. Şaşma anlatan bir söz.

ADAMAK

Bir dileğin gerçekleşmesi amacıyla kutsal olduğuna inanılan bir güce niyette bulunmak, nezretmek. İthaf etmek. Bir şeyle yoğun olarak ilgilenmek. Kutsal saydığı bir şey uğruna kendini feda etmek üzere söz vermek. Ayırmak, tahsis etmek.

AKSAK

Aksayan, hafifçe topallayan. İyi gitmeyen, iyi işlemeyen. Türk müziğinde kıvrak bir usul. Eski Yunan ve Latin şiir ölçüsünde, sondan bir önceki hecesi kısa olacak yerde uzun olan dize.

ALÜMİNYUM

Atom numarası 13, atom ağırlığı 26,98 olan, 660 °C'de eriyen, gümüş parlaklığında, beyaz, hafif bir element (simgesi Al). Bu elementten yapılmış.

AZALMAK

Az denecek bir miktara inmek. Etkisini yitirmek, hafiflemek. Eskisinden az bir duruma gelmek.

AĞIR

Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

ANTİKA

Tarihsel bir döneme ait olan. Mendil, örtü, yatak çarşafı vb. bezlerin kenarlarına paralel ipliklerden bir bölümü çekilip dikey olanların ikisi, üçü bir arada tire ile sarılarak yapılmış olan diş diş süs, sıçandişi. Genele, olağana, geleneğe aykırı, acayip, tuhaf, çarliston marka. Eski çağlardan kalma eser. Antik.

AĞLANTI

Hafif hafif ağlama.

AKÇAAĞAÇ

Akçaağaçgillerden, süs ağacı olarak da dikilen, tahtası hafif ve sağlam bir ağaç, isfendan (Acer).

ACAYİPLİK

Acayip olma durumu, yabansılık, gariplik, tuhaflık.

AVUNDURMAK

Oyalanmasını sağlamak. Acısını hafifletmek, acısını unutturmak, teselli etmek.

AZALTMAK

Az denecek bir miktara indirmek. Eskisinden az bir duruma getirmek. Etkisini yitirmesine sebep olmak, hafifletmek.

ANTİKALIK

Tuhaflık.