Kelimeler arşivi içinde; başında "haf" olan, toplam 82 adet kelime bulunmaktadır. haf ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu haf ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde haf olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
HAFİFLEYEBİLMEK, HAFIZHÜSEYİNBEY, HAFİFLETEBİLMEK
HAFİFMEŞREPLİK, HAFİFLEYEBİLME, HAFİFLEŞTİRMEK, HAFİFLETEBİLME
HAFİFLEŞTİRME, HAFRİYATÇILIK
HAFIZASIZLIK, HAFAZANALLAH
HAFTALIĞINA, HAFİFLEŞMEK, HAFİFLETMEK, HAFIZIKÜTÜP, HAFİFSENMEK, HAFİFMEŞREP
HAFİFLETME, HAFİFSENME, HAFİFLEŞME, HAFİFLEMEK, HAFİFLEYİŞ, HAFİFSEMEK, HAFRİYATÇI, HAFIZLAMAK, HAFİFSEYİŞ, HAFİLDEMEK, HAFTALAMAK, HAFTALARCA, HAFKIRTMAK, HAFTALIKÇI, HAFTALIKLI
HAFİFSEME, HAFİYELİK, HAFLENMEK, HAFİLEMEK, HAFKURMAK, HAFKIRMAK, HAFİFLEME, HAFİFİREK, HAFIZLAMA, HAFIZASIZ, HAFILAMAK
HAFİFTEN, HAFTAMAL, HAFTALIK, HAFETMEK, HAFLAMAK, HAFIZALI, HAFIZALİ, HAFİFLİK, HAFIZLIK, HAFRİYAT, HAFNİYUM
HAFTAYA, HAFENEK, HAFAKAN, HAFİLLİ, HAFİYON, HAFİFÇE
HAFNİA, HAFSIZ, HAFSAR, HAFİDE, HAFIZA, HAFLEK, HAFİLİ, HAFFAŞ, HAFİYE, HAFİZE
HAFEK, HAFIZ, HAFTA, HAFDA, HAFİF, HAFİK, HAFİT, HAFİZ
HAFİ, HAFT, HAFS
HAF
HAF
Hücumcularla savunucular arasında yer alan oyuncu.
HAFİFLETEBİLMEK
Hafifletme imkânı veya olasılığı bulunmak.
HAFAZANALLAH
Kötü bir durumdan uzak bulunmayı dilemek için "Allah bizi korusun" anlamında kullanılan bir söz.
HAFİFMEŞREPLİK
Hafifmeşrep olma durumu.
HAFİFLEŞTİRMEK
Hafiflemesine yol açmak.
HAFİFLETEBİLME
Hafifletebilmek işi.
HAFRİYATÇILIK
Hafriyatçının yaptığı iş.
HAFİFLEYEBİLME
Hafifleyebilmek işi.
HAFİFLEŞMEK
Hafiflemek. Ağırbaşlılığını yitirmek.
HAFİFLEYEBİLMEK
Hafifleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
HAFIZHÜSEYİNBEY
Balıkesir şehri, Sarıköy bucağına bağlı bir yer.
HAFTALIĞINA
Bir hafta için.
HAFİFLETMEK
Hafiflemesine yol açmak, hafifleştirmek, tahfif etmek.
HAFIZIKÜTÜP
Kitaplık görevlisi.
HAFIZASIZLIK
Hafızasız olma durumu.
HAFİFLEŞTİRME
Hafifleştirmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde HAF geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALENGİRLİ
Acayip, tuhaf. Hoş. Karmaşık.
AVUNTU
İnsanı avutan şey, oyalanacak şey, avunç, avunma. Acı bir olayı unutturmaya çalışma, acısını hafifletme, avunma, avunç. Teselli.
AVUNDURMAK
Oyalanmasını sağlamak. Acısını hafifletmek, acısını unutturmak, teselli etmek.
AŞAĞISAMAK
Bir kimseyi veya bir şeyi aşağılık ve değersiz göstermek, hafife almak, hafifsemek, tezyif etmek.
AZALMAK
Az denecek bir miktara inmek. Etkisini yitirmek, hafiflemek. Eskisinden az bir duruma gelmek.
ANTİKALIK
Tuhaflık.
AĞLANTI
Hafif hafif ağlama.
ACAYİPLİK
Acayip olma durumu, yabansılık, gariplik, tuhaflık.
AKSAMAK
Hafifçe topallamak. Bir iş gereği gibi yürümemek, geri kalmak.
AKÇAAĞAÇ
Akçaağaçgillerden, süs ağacı olarak da dikilen, tahtası hafif ve sağlam bir ağaç, isfendan (Acer).
ACUBE
Tuhaf kimse. Tuhaf, alışılmadık, garip şey.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
ALPAKA
Çift parmaklılar takımının devegiller sınıfından, Güney Amerika'da yaşayan, uzun tüylü, memeli bir hayvan (Lama glama pacos). Bu yünden dokunan kumaş. Alman gümüşü. Bu hayvanın yumuşak, hafif, dayanıklı ve parlak olan yünü.
AZALTMAK
Az denecek bir miktara indirmek. Eskisinden az bir duruma getirmek. Etkisini yitirmesine sebep olmak, hafifletmek.
ANTİKA
Tarihsel bir döneme ait olan. Mendil, örtü, yatak çarşafı vb. bezlerin kenarlarına paralel ipliklerden bir bölümü çekilip dikey olanların ikisi, üçü bir arada tire ile sarılarak yapılmış olan diş diş süs, sıçandişi. Genele, olağana, geleneğe aykırı, acayip, tuhaf, çarliston marka. Eski çağlardan kalma eser. Antik.
AKSAK
Aksayan, hafifçe topallayan. İyi gitmeyen, iyi işlemeyen. Türk müziğinde kıvrak bir usul. Eski Yunan ve Latin şiir ölçüsünde, sondan bir önceki hecesi kısa olacak yerde uzun olan dize.
ALÜMİNYUM
Atom numarası 13, atom ağırlığı 26,98 olan, 660 °C'de eriyen, gümüş parlaklığında, beyaz, hafif bir element (simgesi Al). Bu elementten yapılmış.
ADAMAK
Bir dileğin gerçekleşmesi amacıyla kutsal olduğuna inanılan bir güce niyette bulunmak, nezretmek. İthaf etmek. Bir şeyle yoğun olarak ilgilenmek. Kutsal saydığı bir şey uğruna kendini feda etmek üzere söz vermek. Ayırmak, tahsis etmek.
ACAYİP
Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı. Şaşma anlatan bir söz.
ANLAŞILMAZ
Anlaşılması güç olan, bir anlam verilemeyen, karışık, muğlak, tuhaf.