Kelimeler arşivinde; içinde "gül" olan, toplam 822 tane kelime bulunuyor. İçerisinde gül bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu gül ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında gül olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KRİYOKOAGÜLASYON
GÜLÜNÇLEŞTİRMEK, ANTİKOAGÜLASYON, GÖJGÜLLENDİRMEK, GÜLÜMSEYEBİLMEK, GÜLÜMSEYİVERMEK, TERMOREGÜLASYON
DEDEGÜLÜÇİVİSİ, GÜLÜMSERLEŞMEK, GÜLÜMSEYEBİLME, GÜLÜMSEYİVERME, GÜLÜNÇLEŞTİRME, OSMOREGÜLASYON, OZMOREGÜLASYON, ÜZGÜLENMECİLİK, YUKARIGÜLBAHÇE, YUKARIGÜLDEREN
ANTİKOAGÜLANT, AŞAĞIGÜLBAHÇE, AŞAĞIGÜLDEREN, GELİNGÜLDÜREN, GÜCÜRGÜLENMEK, GÜLDÜREBİLMEK, NÖROREGÜLATÖR, YUKARIGÜLLÜCE
GÜLDÜRÜCÜLÜK, GÜLLABİCİLİK, GÜLÜNÇLEŞMEK, ANTİKOAGÜLAN, AŞAĞIAKÇAGÜL, AŞAĞIGÜLLÜCE, BÜNGÜLDETMEK, BÜYÜKGÜLÜCEK, CÜKGÜLLEŞMEK, GÜLDÜREBİLME, GÜLÜMSUREMEK, KÜÇÜKGÜLÜCEK
GÖRGÜLENMEK, GÜLÜNÇLEŞME, SÜNGÜLENMEK, SÜNGÜLEŞMEK, SÜRGÜLENMEK, BÖNGÜLDEMEK, BÜLGÜLDÜMEG, BÜNGÜLDEMEK, BÜNGÜLDEYİK, BÜNGÜLTEMEK, DÖNGÜLDEMEK, DÖNGÜLDEVİK, DÖNGÜLDEYÜK, GENGÜLDEMEK, GÖRGÜLCÜLÜK, GÜLDÜRGÜCÜK, GÜLERLENMEK, GÜLEVLENMEK, GÜLÜMDANLIK, GÜLÜMPAŞALI, GÜLÜMSETMEK, GÜLÜMSÜNMEK, GÜLÜNDÜRMEK, GÜNGÜLENMEK, KIZGÜLDÜREN, KOAGÜLASYON, KOAGÜLOPATİ, KÜNGÜLDEMEK, KÜNGÜLENMEK, KÜNGÜLLEMEK, Devamını Oku »»
BÜZGÜLEMEK, GÜLBEŞEKER, GÜLİBRİŞİM, GÜLÜMSEMEK, GÜLÜŞÜLMEK, RÜZGARGÜLÜ, SÜNGÜLEMEK, SÜNGÜLENME, SÜNGÜLEŞME, SÜRGÜLEMEK, SÜRGÜLENME, BÜNGÜLEMEK, DEDEGÜLÜNÇ, DEDERGÜLLÜ, DEMİRGÜLLE, DÜZGÜLÜLÜK, GARAGÜLLAP, GELİNGÜLLÜ, GÖRGÜLENME, GÜLDAMLASI, GÜLDÜRBABA, GÜLDÜREDEK, GÜLDÜREMEK, GÜLDÜRGOCA, GÜLDÜRTMEK, GÜLDÜRÜMLÜ, GÜLEBİLMEK, GÜLEDÜŞMEK, GÜLENGÜBİN, GÜLEVLEMEK, Devamını Oku »»
BÜZGÜLEME, DENİZGÜLÜ, GÖRGÜLÜCE, GÜLDÜRMEK, GÜLDÜRÜCÜ, GÜLGİLLER, GÜLMECELİ, GÜLÜMSEME, GÜLÜNÇLÜK, GÜLÜŞÜLME, ÖZGÜLEMEK, REGÜLATÖR, SÜNGÜLEME, SÜRGÜLEME, ALANGÜLLÜ, BÖNGÜLDEK, BÜGÜLEMEK, BÜNGÜLDEK, BÜNGÜLMEK, BÜRGÜLEME, BÜRGÜLMEK, CÜNGÜLDEŞ, ÇAYIRGÜLÜ, ÇENGÜLÇÜŞ, DEDEGÜLÜÇ, DEREGÜLLÜ, DÖNGÜLEME, DÜŞÜNGÜLÜ, DÜZGÜLEME, GELİNGÜLÜ, Devamını Oku »»
GÜLABDAN, GÜLBAHAR, GÜLCÜLÜK, GÜLDESTE, GÜLDÜRME, GÜLEÇLİK, GÜLHATMİ, GÜLİSTAN, GÜLŞEHİR, GÜLÜMSER, GÜLÜNÇLÜ, GÜLÜNMEK, GÜLÜŞMEK, ÖZGÜLEME, ÖZGÜLLÜK, AÇKINGÜL, AKBÜLGÜL, ALAGÜLÜK, ALTINGÜL, ASİMEGÜL, AYGÜLHAN, BAĞDAGÜL, BESTEGÜL, BÜNGÜLEK, BÜZGÜLLÜ, CİHANGÜL, ÇATALGÜL, DAĞDAGÜL, DEDEGÜLÜ, DESTEGÜL, Devamını Oku »»
BÜZGÜLÜ, DÜZGÜLÜ, GÖRGÜLÜ, GÜLAĞAÇ, GÜLBANK, GÜLDÜRÜ, GÜLECEN, GÜLEĞEN, GÜLLECİ, GÜLMECE, GÜLÜCÜK, GÜLÜNME, GÜLÜŞME, GÜLÜTÇÜ, GÜLYALI, KARAGÜL, ÖZGÜLÜK, SÜNGÜLÜ, SÜRGÜLÜ, AKÇAGÜL, ANARGÜL, ARZUGÜL, ASILGÜL, ASLIGÜL, AYCAGÜL, AYDAGÜL, AYGÜLER, AYNAGÜL, AYŞEGÜL, BADEGÜL, Devamını Oku »»
GÜLLAÇ, GÜLLÜK, GÜLMEK, GÜLNAR, GÜLŞEN, GÜLÜNÇ, ÖRGÜLÜ, ÜZGÜLÜ, VİRGÜL, ADAGÜL, ATAGÜL, BEŞGÜL, BİNGÜL, BİRGÜL, BÜGÜLÜ, BÜNGÜL, CANGÜL, CÜRGÜL, ÇONGÜL, ÇÖNGÜL, ÇÜNGÜL, ECEGÜL, EDAGÜL, EDEGÜL, EMEGÜL, GÖRGÜL, GÜLARA, GÜLAYI, GÜLBAĞ, GÜLBAH, Devamını Oku »»
GÜLCÜ, GÜLEÇ, GÜLLE, GÜLLÜ, GÜLME, GÜLÜK, GÜLÜŞ, GÜLÜT, ÖZGÜL, ÜÇGÜL, ABGÜL, AĞGÜL, ALGÜL, AYGÜL, BUGÜL, ÇEGÜL, DÖGÜL, DÜGÜL, ERGÜL, GÜGÜL, GÜLAÇ, GÜLAL, GÜLAN, GÜLAP, GÜLAŞ, GÜLAY, GÜLBU, GÜLBÜ, GÜLCE, GÜLÇE, Devamını Oku »»
GÜLE, GÜLİ, GÜLK, GÜLÜ, OGÜL
GÜL
GÜL
Gülgillerin örnek bitkisi (Rosa). Bu bitkinin katmerli, genellikle kokulu olan çiçeği.
GÖJGÜLLENDİRMEK
Ekmeği avuç içinde sıkıp çukurlaştırdıktan sonra yemeğe banmak.
OZMOREGÜLASYON
Sularda yaşayan bazı türlerin ozmotik basınçlarını çevrenin, ozmotik basıncına bağlı olmadan ayarlayabilmeleri. Sularda yaşayan bazı türlerin ozmotik basınçlarını çevrenin ozmotik basıncına bağlı olmadan ayarlayabilmeleri.
OSMOREGÜLASYON
Sularda yaşayan kimi türlerin, ozmotik basınçlarını çevrenin ozmotik basıncına bağlı olmadan ayarlayabilmeleri. Bir dereceye kadar sabit olan iç konsantrasyonun devam ettirilmesi, bak homoiyosmotik, poikilosmotik.
GÜLÜMSEYİVERME
Gülümseyivermek işi.
GÜLÜMSEYEBİLMEK
Gülümseme imkânı veya olasılığı bulunmak.
GÜLÜMSERLEŞMEK
Gülümsemek, gülümser gibi yapmak.
DEDEGÜLÜÇİVİSİ
Boyunduruktan gelen bir sırım yardımıyla sabanın toprağa az ya da çok girmesini sağlayan ok üzerindeki bir kaç çivi. (Yenikent Aksaray Niğde).
GÜLÜNÇLEŞTİRME
Gülünçleştirmek işi.
TERMOREGÜLASYON
Vücut ısısının metabolizma ya da davranış vasıtası ile kontrolü ile sabit vücut ısısı sağlanması. Er bezlerinin sıcaklığının vücut sıcaklığından 1-2 oC düşük olması, yani er bezlerinin sıcaklığının bu derecede korunması.
ANTİKOAGÜLASYON
Pıhtılaşmanın önlenmesi, antikoagülan tedavi.
ÜZGÜLENMECİLİK
Genel olarak kötülemek, üzgülemek ve hor görülmekten haz duymak. Kendisi ya da başkası acı veren işlemlere konu olmadıkça, cinsel istek ve gerilim duyamamak. (Freud) Kişinin yıkıcı ya da yok edici eğilimlerini kendi benliğine yöneltmesi.
GÜLÜMSEYİVERMEK
Bir an gülümsemek.
GÜLÜMSEYEBİLME
Gülümseyebilmek işi.
KRİYOKOAGÜLASYON
Gözdeki kanamalarda göz fundusuna proplarla soğuk uygulanması.
GÜLÜNÇLEŞTİRMEK
Gülünç duruma getirmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde GÜL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CENTİLMEN
İyi arkadaşlık eden, saygılı, görgülü, kibar (erkek).
ALKIŞÇI
Alkışlayan kimse. Şakşakçı, dalkavuk, yüze gülücü, yağcı kimse.
ATMAK
Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.
BÜZGÜLEME
Büzgülemek işi.
AYARLAMA
Ayarlamak işi, kalibraj. Düzene koyma, regülasyon.
AYDIN
Işık alan, ışıklı, aydınlık. Kültürlü, okumuş, görgülü, ileri düşünceli (kimse), münevver, entelektüel. Kolayca anlaşılacak kadar açık, vazıh (söz veya yazı). Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
ÇITÇIT
Üzerinde dikili bulundukları şeyin iki kenarını üst üste getirerek birleştirmeye ve tutturmaya yarayan, iki parçadan yapılmış metal nesne, fermejüp, kopça. Mobilya kapaklarını, kapıları kilitleme ve sürgülemenin dışında kapalı tutmaya yarayan ve az bir kuvvetle açılıp kapanmasını sağlayan iki parçalı metal veya plastik araç. Kadınların saçlarını daha uzun göstermek için taktıkları ek şaç.
ASLANPENÇESİ
Gülgillerden, sarı, beyaz çiçekli bir yabani bitki (Alchemilla). Şirpençe.
CİDDİ
Şaka olmayan, gerçek. Güvenilir bir biçimde. Önem vererek, gerçek olarak. Ağırbaşlı. Eğlendirme amacı gütmeyen. Güvenilir, sağlam, önemli. Gülmeyen. Tehlikeli, endişe veren, ağır, vahim, kritik. Titizlik gösterilen, önem verilen.
AHUDUDU
Gülgillerden, böğürtleni andıran, çalı görünümünde, dikenli bir bitki (Rubus idaeus). Bu bitkinin duta benzeyen, kırmızı renkli, sulu ve kokulu yemişi, ağaç çileği, frambuaz.
AĞAÇKESEN
Zar kanatlılardan, kurtçukları en çok gül fidanları üzerinde yaşayarak yapraklara zarar veren, kara renkli bir böcek (Hylotoma).
ARMUT
Gülgillerden, çiçekleri beyaz, Türkiye'nin her yerinde yetişen bir ağaç (Pirus communis). Çok bön, çok aptal. Bu ağacın tatlı ve sulu, yumuşak, ufak çekirdekli meyvesi.
ÇELEBİ
Bektaşi ve Mevlevi pirlerinin en büyüklerine verilen unvan. Görgülü, terbiyeli, olgun (kimse). Kırıkkale iline bağlı ilçelerden biri. Hristiyan tüccar.
AHLAT
Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yaban armudu, dağ armudu (Pirus piraster). Beden yapısının temelini oluşturan ögeler. Kaba adam, yol iz bilmez kimse. Bitlis iline bağlı ilçelerden biri. Bu ağacın, armuda benzeyen, iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. Bir karışım içindeki parçalar, ögeler.
BÖĞÜRTLEN
Gülgillerden, bahçe çitlerinde, yol kenarlarında kendiliğinden yetişen dikenli ve çok yıllık bir çalı, diken dutu, it üzümü (Rubus caesus). Bu bitkinin önce kırmızı, olgunlaştığında kararan mayhoş yemişi.
ALAY
Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk. Bayram, cenaze vb. törenlerde sıralı olarak giden insan topluluğu, kortej. Bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik vb. yönlerini küçümseyerek eğlence konusu yapma. Hayvan topluluğu. Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu.
AYVA
Gülgillerden, çiçekleri iri, beyaz veya pembe, yapraklarının altı tüylü, orta yükseklikte bir ağaç (Cydonia vulgaris). Bu ağacın büyük, sarı renkte, tüylü, mayhoş, dokusu sertçe, ufak çekirdekli meyvesi.
BENZİN
Petrolün damıtılması ile elde edilen, özgül ağırlığı yaklaşık 0,65 olan, renksiz, uçucu, kendine özgü kokusu bulunan bir sıvı. Benzen. Bir organik yağ çözücü türü.
AMPİRİK
Görgül. Deneysel.
ÇEKİÇ
Çivi çakma, madenleri dövme vb. işlerde kullanılan saplı bir el aleti. Yaklaşık 1,20 metre uzunluğundaki madenî tele bağlı ve ağırlığı 7,257 kilogram olan gülle.