İçinde GÖRÜŞ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "görüş" olan, toplam 28 tane kelime bulunuyor. İçerisinde görüş bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu görüş ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında görüş olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

KARŞITGÖRÜŞLÜLÜK

15 harfli kelimeler

GÖRÜŞTÜREBİLMEK

14 harfli kelimeler

GÖRÜŞÜLEBİLMEK, GÖRÜŞTÜREBİLME

13 harfli kelimeler

GÖRÜŞÜLEBİLME, GÖRÜŞTÜRÜLMEK

12 harfli kelimeler

GÖRÜŞMECİLİK, GÖRÜŞTÜRÜLME, GÖRÜŞEBİLMEK

11 harfli kelimeler

GÖRÜŞTÜRMEK, GÖRÜŞSÜZLÜK, GÖRÜŞEBİLME

10 harfli kelimeler

GÖRÜŞMELİK, GÖRÜŞTÜRME, GÖRÜŞÜLMEK, GÖRÜŞLÜLÜK

9 harfli kelimeler

GÖRÜŞÜLME, GÖRÜŞMECİ, GÖRÜŞÜLEN

8 harfli kelimeler

GÖRÜŞSÜZ, GÖRÜŞMEK

7 harfli kelimeler

GÖRÜŞÜK, GÖRÜŞME, GÖRÜŞÜM, GÖRÜŞÜN, GÖRÜŞLÜ

6 harfli kelimeler

GÖRÜŞÜ

5 harfli kelimeler

GÖRÜŞ

Bazı kelimelerin anlamları

GÖRÜŞ

Görme işi. Cezaevi veya hastanedeki birine yapılmış olan ziyaret. Gözle bir şeyi algılama yetisi. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Bir olay, varlık veya düşünce üzerinde varılan yargı, fikir.

GÖRÜŞEBİLME

Görüşebilmek işi.

GÖRÜŞTÜRÜLME

Görüştürülmek işi.

GÖRÜŞÜLEBİLME

Görüşülebilmek işi.

GÖRÜŞÜLMEK

Görüşme işi yapılmak, müzakere edilmek. Herhangi biriyle görüşmek.

GÖRÜŞMECİLİK

Görüşmeci olma durumu.

GÖRÜŞÜLEBİLMEK

Görüşülme imkânı veya olasılığı bulunmak.

GÖRÜŞTÜREBİLMEK

Görüştürme imkânı veya olasılığı bulunmak.

GÖRÜŞMELİK

Nişan töreni.

KARŞITGÖRÜŞLÜLÜK

Bir görüş, kanı, tutum, davranış ya da eyleme karşı olma ya da karşı çıkma.

GÖRÜŞSÜZLÜK

Görüşü olmama durumu. Yanıtlayıcının kendi seçmesi ya da sunulan seçeneklerden biriyle görüş belirtmeyerek bir soruyu yanıtsız bırakması durumu.

GÖRÜŞTÜREBİLME

Görüştürebilmek işi.

GÖRÜŞTÜRÜLMEK

Görüşmeleri sağlanmak.

GÖRÜŞEBİLMEK

Görüşme imkânı veya olasılığı bulunmak.

GÖRÜŞTÜRME

Görüştürmek işi. Kızı nişanladıktan sonra kayınvalde ya da diğer büyüklerin yanına çıkarma.

GÖRÜŞTÜRMEK

Görüşmelerini sağlamak.

  -   -   -  

Anlamında GÖRÜŞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GÖRÜŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BELİRLENMEZCİLİK

Nedensellik yasasına bağlı olmayan, bir sebebe bağlanmayan olay ve durumların da bulunduğunu öne süren görüş, yad gerekircilik, indeterminizm. İnsan iradesinin hiçbir şarta bağlı olmadığını, içinde bulunduğu şartlarla belirlenmediğini, insanın özgür iradesinin nedensellik yasasına bağlı olmadığını savunan görüş, yad gerekircilik, indeterminizm.

BİLİNÇ

İnsanın kendisini ve çevresini tanıma yeteneği, şuur. Algı ve bilgilerin zihinde duru ve aydınlık olarak izlenme süreci, şuur. Temel bilgi, temel görüş.

ARAMAK

Birini veya bir şeyi bulmaya çalışmak. Önem verip istemek. Ziyarete, hatır sormaya gitmek. Bir şeyin yokluğunu duyarak geri gelmesini istemek, özlemek. Şart koşmak. Bir kişiyle görüşmek üzere telefon etmek. Araştırmak, yoklamak.

BENİÇİNCİLİK

Dünyada kişinin benliğini merkez sayan felsefe görüşü, benmerkezcilik, egosantrizm.

BAKIMINDAN

Bakış veya görüş açısı yönünden, değerlendirme açısından. -e göre.

ARAYICI

Bir şeyi aramayı iş edinen kimse. İstenilen yıldızı teleskobun görüntüsü içine getirebilmek için büyük teleskoplara paralel olarak bağlı, görüş alanı geniş olan küçük teleskop.

BASİRET

Gerçekleri yanılmadan görebilme yeteneği, uzağı görüş, seziş, anlayış, kavrayış, sağgörü, vizyon.

BASİRETSİZ

Gerçekleri görebilmekten uzak, ileri ve uzak görüşlü olmayan, sağgörüsüz.

ATLATMAK

Atlama işini yaptırmak. Görüşmek, konuşmaktan kaçmak. Aldatmak. Kötü bir durumu geçiştirmek, savmak. Savsaklamak. Basında başka ilgililerden önce bir haberin yayımlanmasını sağlamak.

ADCILIK

Kavramların gerçek varlıklar olduğunu kabul eden, kavram gerçekliğine karşıt olarak tümel kavramların yalnızca nesnelerin adları olduğunu ileri süren görüş, isimcilik, nominalizm.

AYRILIK

Ayrı olma durumu. Evlilik birliğinin yargıç kararı ile geçici bir süre için kaldırılması. Düşünce, görüş veya duygu arasındaki uymazlık, mübayenet. Birinden uzak düşme, firak, firkat.

BENİÇİNCİ

Beniçincilik görüşünü benimseyen, benmerkezci, egosantrist.

ANTİSEMİTİZM

Yahudilere karşı düşmanca duygular besleyen ve Yahudilere karşı ayırt edici önlemler alınmasını isteyen görüş.

BİÇİMCİLİK

Biçimci olma durumu, formalizm. Özü, içeriği yeterince önemsemeden yalnız biçim üzerinde duran, biçime ağırlık veren görüş, formalizm.

BELİRTME

Açık söyleme, belirli kılma, görüş bildirme, tasrih.

AYKIRI

Alışılmışa, doğru olarak kabul edilmişe uygun olmayan, karşıt, ters, mugayir, muhalif. Toplumda görüş ve yaşayış biçimiyle uçlarda bulunan (kimse), marjinal. Çapraz, ters. Gidilen yol üzerinde olmayıp gidiş yönüne ters düşen. Bütün noktaları aynı düzlemde bulunmayan.

BAHİS

Üzerinde konuşulan şey, konu. Bir kitabın bölümlerinden her biri. Görüşünde veya iddiasında haklı çıkacak tarafa bir şey verilmesini kabul eden sözlü anlaşma.

ARAÇÇILIK

Düşünme biçimlerinin, kuramların, mantık ve ahlak biçimlerinin yalnızca hayatın değişik şartlarına uyma araçları olduğunu savunan dünya görüşü, enstrümantalizm.

ANLAYIŞ

Anlama işi, telakki. Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Hoş görme, hâlden anlama. Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite.

AKIM

Akma işi. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Debi. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan.