Kelimeler arşivinde; içinde "gula" olan, toplam 137 tane kelime bulunuyor. İçerisinde gula bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu gula ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında gula olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
UYGULANABİLİRLİK
BULGULANABİLMEK, BULGULAYABİLMEK, DUYGULANIVERMEK, SORGULANABİLMEK, SORGULATABİLMEK, SORGULAYABİLMEK, UYGULAYIMCIERKİ, VURGULANABİLMEK, VURGULAYABİLMEK
DUYGULANDIRMAK, UYGULAYIMCILIK, BULGULANABİLME, BULGULAYABİLME, DUYGULANIVERME, SORGULANABİLME, SORGULATABİLME, SORGULAYABİLME, UYGULANABİLMEK, UYGULATABİLMEK, UYGULAYABİLMEK, UYGULAYIMBİLİM, UYGULAYIMTASAR, VURGULANABİLME, VURGULAYABİLME
UYGULAYICILIK, ANTİKOAGULANT, DUYGULANDIRMA, EKSUNGULASYON, STRANGULASYON, UYGULAMACILIK, UYGULANABİLME, UYGULATABİLME, UYGULATTIRMAK, UYGULAYABİLME
EBEMGİRGULAÇ, GULAĞASMAMAK, TRİANGULARİS, UYGULANIRLIK, UYGULATILMAK, UYGULATTIRMA
BURGULANMAK, DUYGULANMAK, KURGULANMAK, SORGULANMAK, UYGULAYIMCI, BULGULANMAK, KATIRGULAĞI, KOAGULASYON, SORGULATMAK, TURGULANMIŞ, UYGULATILMA, VURGULATMAK, YANGULANMAK
BULGULAMAK, BURGULAMAK, DUYGULANIM, DUYGULANMA, KURGULANMA, SORGULAMAK, SORGULANIŞ, SORGULANMA, UYGULAMALI, UYGULANMAK, UYGULAYICI, VURGULAMAK, YUVGULAMAK, BULGULANIŞ, BULGULANMA, BULGULAYIŞ, DUYGULANIŞ, GULAÇLAMAH, GULASMAMAK, GURTGULAĞA, GURTGULAĞI, GUZUGULAĞI, KOAGULATOR, KURGULAMAK, SİNGULARİS, SORGULATMA, UYGULATMAK, VURGULATMA, YANGULANMA, YUNGULAMAK, Devamını Oku »»
BULGULAMA, BURGULAMA, KURGULAMA, SORGULAMA, UYGULAMAK, UYGULANIŞ, UYGULANMA, UYGULAYIM, VURGULAMA, YUVGULAMA, AYIGULAĞI, DEVEGULAK, DOLGULAMA, DURGULAMA, EBEGULAĞI, GULABENİZ, İRREGULAR, KARAGULAK, SARIGULAK, SONGULAĞA, ULGULAMAK, URGULAMAK, UYGULAMAN, UYGULATMA, YUGULARİS
AGULAMAK, UYGULAMA, GULAŞMAK, GULATÖZÜ, JİNGULAR, KARAGULA, KOAGULAS, KONGULAK, OGULAMAK, UGULAMAK
AGULAMA, GULAKLI, GUNGULA, LİGULAT, LİNGULA, PLAGULA, ZONGULA
BUGULA, GUGULA, LİGULA, UNGULA
GULAŞ, GULAÇ, GULAH, GULAK, GULAN
GULA
GULA
Sarı ile kızıl renkli beygir. Kulak arkasındaki tüyleri kahverengi olan keçi. Krem rengi, açık sarı. Kahverengi boyunlu keçi.
SORGULANABİLMEK
Sorgulanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
SORGULATABİLMEK
Sorgulatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
VURGULAYABİLMEK
Vurgulama imkânı veya olasılığı bulunmak.
DUYGULANIVERMEK
Çabucak duygulanmak.
BULGULANABİLMEK
Bulgulanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
DUYGULANDIRMAK
Duygulanmasını sağlamak, duygulanmasına sebep olmak.
DUYGULANIVERME
Duygulanıvermek durumu.
UYGULANABİLİRLİK
Yapılabilirlik.
BULGULAYABİLMEK
Bulgulama imkânı veya olasılığı bulunmak.
VURGULANABİLMEK
Vurgulanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BULGULANABİLME
Bulgulanabilmek işi.
UYGULAYIMCIERKİ
Ekonomik yaşamın ve devlet yönetiminin siyasacıların değil, uygulayımcıların ve iş adamlarının elinde olması. Bu tür bir düzeni savunan görüş.
UYGULAYIMCILIK
Uygulayımcı olma durumu.
SORGULAYABİLMEK
Sorgulama imkânı veya olasılığı bulunmak. Sorgulamaya yetkili olmak.
BULGULAYABİLME
Bulgulayabilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde GULA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇILIM
Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.
ANTİSEMİTİZM
Yahudilere karşı düşmanca duygular besleyen ve Yahudilere karşı ayırt edici önlemler alınmasını isteyen görüş.
ALET
Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne. Bir sanatı yapmaya, uygulamaya yarayanf özel araç. Maşa. Bir makineyi oluşturan ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri.
APLİKASYON
Uygulama. Bir kumaş üzerine başka bir kumaş parçası veya bir dantel dikilerek yapılmış olan süs. Eldeki haritaya göre arazi üzerinde bir parseli kazıklarla belirtme.
AKSONA
Vurgun hastalığına karşı uygulanan emniyet durakları.
AĞIRKANLI
Ağırcanlı. Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi.
AH
İlenme, beddua. (a:h) Ağrı, acı duyulduğunda söylenen bir söz. (a:h) Sesin tonuna göre pişmanlık, öfke, özlem, beğenme, sevgi vb. duygular anlatan bir söz.
AGULAMA
Agulamak işi.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.
ARINMA
Arınmak işi, temizlenme. Duyguların sanat yoluyla arı duruma getirilmesi. Ruhun tutkulardan temizlenmesi.
ACYOCU
Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse.
AMELİYE
Uygulama.
AKRABA
Kan bağıyla birbirine bağlı olan kimseler. Oluşma yönünden aynı kaynağa dayanan şeyler. Biri, diğerinin doğurduğu sonuç veya olgular.
AMELİYAT
Hasta üzerinde tedavi amacıyla uygulanan kesme ve dikme işlemi, cerrahi müdahale, operasyon. İşler, faaliyetler.
AFERİN
Övme, takdir, beğenme vb. duyguları belirtmek için söylenen söz, bravo. Öğrencilere verilen beğenme ve takdir kâğıdı.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
ANLAMAK
Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak. Sorup öğrenmek. Yarar sağlamak. Birinin duygularını, istek ve düşüncelerini sezebilmek. Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek. Bir şey hakkında bilgisi bulunmak. Doğru ve yerinde bulmak.
AŞILAMAK
Vücutta bağışıklık yaratmak veya yerleşmiş bir hastalığa karşı koyabilmek için hazırlanmış bir aşıyı vücuda vermek, aşı yapmak. Birtakım düşünce veya duyguları başkasına benimsetmek, telkin etmek, etkilemek. Soğuğa sıcak, sıcağa soğuk su katmak. Elde edilmesi istenilen herhangi bir ağacın bir parçasını anaç üzerine kaynaştırarak üretmek. Başkasına hastalık geçirmek.
ALGORİTMA
Orta Çağda ondalık sayı sistemine göre, son zamanlarda ise iyi tanımlanmış kuralların ve işlemlerin adım adım uygulanmasıyla bir sorunun giderilmesi veya sonuca en hızlı biçimde ulaşılması işlemi, Harezmi yolu.
ALIŞTIRMA
Alıştırmak işi. Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj.