Kelimeler arşivi içinde; sonunda "gula" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. Sonu gula ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında gula olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde gula olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KARAGULA
GUNGULA, LİNGULA, PLAGULA, ZONGULA
BUGULA, GUGULA, LİGULA, UNGULA
GULA
GULA
Sarı ile kızıl renkli beygir. Kulak arkasındaki tüyleri kahverengi olan keçi. Krem rengi, açık sarı. Kahverengi boyunlu keçi.
GUNGULA
Küçük su testisi.
KARAGULA
Kâbus.
GUGULA
Başlık, kukulata.
LİGULA
Dilcik, uzamış ve yassılaşmış bir yapı. Özellikle tek çenekli bitkilerde yaprak kınının ucunda ve yaprak ayasının tabanında bulunan, bazen tüysü olabilen dilsi çıkıntı. Beynin dördüncü ventrikulusunun dorsal duvarında bulunan beyaz sinir demetleri şeridi.
BUGULA
Yumuşakçamsılar (Molluscoidea) dalının, yosun hayvanları (Bryozoa) sınıfından, koloninin bireyleri ikiden çok sıra yapan ve birbirine değen evcikleri kapsayan, bir cins. (Bugula) Yumuşakçamsılar (Molluscoidea) dalının yosun hayvan- ları (Bryozoa) sınıfından bir cins. Koloninin bireyleri ikiden çok sıra yapan ve birbirine değen evcikleri kapsar.
PLAGULA
Örümceklerde, pediseli koruyan ventral dış iskelet safihası.
UNGULA
Tırnak.
LİNGULA
Kolsu ayaklılar (Brachiopoda) sınıfından, Sillur Devri'nden (500 milyon yıl önce) bugüne kadar hiç değişmeden kalmış Filipin adaları yakınlarında kuma gömülü borular hâlinde yaşayan, 3-5 cm uzunluğunda kabuklu, uzun saplı türleri olan bir cins. Kolsu ayaklılar (Brachiopoda) sınıfından, 3-5 cm uzunluğunda, kabuklu ve uzun saplı türleri olan bir cins. Dilcik, küçük dil. (Lingula) Kolsu-ayaklılar (Brachiopoda) sınıfındanbir yumuşakçamsı cinsi. Sillur devrinden bugüne kadar hiç değişmeden kalmıştır (500 miyon yıl öncedenberi). Sapları uzundur. Kuma gömülü borular halinde yaşarlar. Kabuk 3-5 cm uzunluğundadır. Filipin adaları yakınlarında yaşar.
ZONGULA
Ağışız mantar.
Bu bölümde tanımı içerisinde GULA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇILIM
Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.
ANTİSEMİTİZM
Yahudilere karşı düşmanca duygular besleyen ve Yahudilere karşı ayırt edici önlemler alınmasını isteyen görüş.
ALET
Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne. Bir sanatı yapmaya, uygulamaya yarayanf özel araç. Maşa. Bir makineyi oluşturan ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
APLİKASYON
Uygulama. Bir kumaş üzerine başka bir kumaş parçası veya bir dantel dikilerek yapılmış olan süs. Eldeki haritaya göre arazi üzerinde bir parseli kazıklarla belirtme.
ALIŞTIRMA
Alıştırmak işi. Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj.
ARINMA
Arınmak işi, temizlenme. Duyguların sanat yoluyla arı duruma getirilmesi. Ruhun tutkulardan temizlenmesi.
ALGORİTMA
Orta Çağda ondalık sayı sistemine göre, son zamanlarda ise iyi tanımlanmış kuralların ve işlemlerin adım adım uygulanmasıyla bir sorunun giderilmesi veya sonuca en hızlı biçimde ulaşılması işlemi, Harezmi yolu.
AGULAMA
Agulamak işi.
AMELİYAT
Hasta üzerinde tedavi amacıyla uygulanan kesme ve dikme işlemi, cerrahi müdahale, operasyon. İşler, faaliyetler.
ACYOCU
Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse.
AŞILAMAK
Vücutta bağışıklık yaratmak veya yerleşmiş bir hastalığa karşı koyabilmek için hazırlanmış bir aşıyı vücuda vermek, aşı yapmak. Birtakım düşünce veya duyguları başkasına benimsetmek, telkin etmek, etkilemek. Soğuğa sıcak, sıcağa soğuk su katmak. Elde edilmesi istenilen herhangi bir ağacın bir parçasını anaç üzerine kaynaştırarak üretmek. Başkasına hastalık geçirmek.
AKSONA
Vurgun hastalığına karşı uygulanan emniyet durakları.
AH
İlenme, beddua. (a:h) Ağrı, acı duyulduğunda söylenen bir söz. (a:h) Sesin tonuna göre pişmanlık, öfke, özlem, beğenme, sevgi vb. duygular anlatan bir söz.
AKRABA
Kan bağıyla birbirine bağlı olan kimseler. Oluşma yönünden aynı kaynağa dayanan şeyler. Biri, diğerinin doğurduğu sonuç veya olgular.
AMELİYE
Uygulama.
AFERİN
Övme, takdir, beğenme vb. duyguları belirtmek için söylenen söz, bravo. Öğrencilere verilen beğenme ve takdir kâğıdı.
ANLAMAK
Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak. Sorup öğrenmek. Yarar sağlamak. Birinin duygularını, istek ve düşüncelerini sezebilmek. Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek. Bir şey hakkında bilgisi bulunmak. Doğru ve yerinde bulmak.
AĞIRKANLI
Ağırcanlı. Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi.