İçinde GİDİL geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "gidil" olan, toplam 7 tane kelime bulunuyor. İçerisinde gidil bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu gidil ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında gidil olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

GİDİLEBİLMEK

11 harfli kelimeler

GİDİLEBİLME

8 harfli kelimeler

GİDİLMEK

7 harfli kelimeler

GİDİLİŞ, GİDİLME, GİDİLİK

5 harfli kelimeler

GİDİL

Bazı kelimelerin anlamları

GİDİL

Mısır unundan yapılan ve saç üzerinde pişirilen bir çeşit ekmek.

GİDİLEBİLMEK

Gidilme imkânı veya olasılığı bulunmak.

GİDİLMEK

Gitme işi yapılmak.

GİDİLME

Gidilmek işi.

GİDİLİK

Pezeveklik.

GİDİLİŞ

Gidilme işi.

GİDİLEBİLME

Gidilebilmek işi.

  -   -   -  

Anlamında GİDİL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GİDİL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ARAYATI

Konak yeri. Konaklıyarak, konaklama yoliyle: Ankara'dan Eskişehir'e at ile arayatı gidilir.

SELAMLAMAK

Bir kimseyle karşılaşıldığında, birinin yanına gidildiğinde veya yanından uzaklaşıldığında kendisine sözle veya işaretle bir nezaket gösterisi yapmak, selam vermek, esenlemek.

GOBET

Akarsu ya-taklarmdaki derin, derince yerler. Lohusa ziyaretine gidildiğinde ikram edilen yiyecekler.

AVARALIK

İşsizlik: Bu sene avaralıkla canımız çıktı. Yağmurlu, rüzgârlı gün: Bugün avaralık, çite (çifte) gidilmez.

YATI

Gidilen yerde geceyi geçirme.

ELİKMEK

Utanmak, çekinmek, sıkılmak. İrileşmek, büyümek. Bir yere gitmekten, bir iş yapmaktan üşenmek. Yabancı gözü ile bakmak, yabancı saymak. Gidilen bir memlekette mahcup olmak, utanmak, orada istenmemek. Bunalmak, bizar olmak. Utanmak, sıkılmak, mahzun olmak. İhtiraz etmek, çekinmek.

BASIHMAH

Bir şeyin kendi kendine basılması, yerleşmesi, oturuşması: Kar çok yağdı, biraz basıhmazsa bir yere gidilmez.

GÖRÜMLÜK

Yalnız görülmek için konulan nesne. Nişanlanan kıza, ilk kez görmeye gidildiğinde erkek tarafından takılan veya verilen armağan.

ANLANMAK

Hayvanlar toprakta yatıp yuvarlanmak. Çatlamak: Anlı testi ile suya gidilmez. Buğday, arpa gibi tahıllar başak verme durumuna gelmek. Anlaşılmak, fehmolunmak, takdir olunmak.

UZAK

Gidilmesi çok süren, çok ötelerde bulunan, ırak, yakın karşıtı. Yakın olmayan yer. Eli, gücü ya da hükmü yetişmez. Ayrı, birbiriyle yakın ilgisi olmayan. İhtimali az olan. Arada çok zaman bulunan.

FADILLI

Koşul, şart: Köye gitmeyiver, gidilmesi fadıllı mı?. Ankara ilinde, Şereflikoçhisar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Bursa ili, Görükle bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

GİDEK

Keçi yavrusu, oğlak. Damların çevresinde olan duvar çıkıntısı (korkuluk). Saçak: Bu damın gideği iyidir. Balkon ya da büyük sofaların altına sütun gibi konulan dört köşe direk. Çamaşır ipi germek için damların iki tarafına dikilen ağaç. Avlu duvarının üstü. Gidiş yönü, gidilen yer. Keçi yavrusu.

SELAM

Bir kimseyle karşılaşıldığında, birinin yanına gidildiğinde veya yanından uzaklaşıldığında kendisine söz ve işaretle bir nezaket gösterisi yapma, esenleme, merhaba.

SAPA

Merkezden uzak, kıyıda köşede kalmış. Gidilen yol üzerinde olmayan, sapılarak varılan. Düzgün olmayan, yolundan sapmış.

BAYDAN

Şımarık, yüzsüz, nazlı, yaramaz, terbiyesiz, arsız, densiz. Başka zaman, her zaman, önceden: Baydan herkes birleşirdi, öyle gidilirdi.

GÖBEDEK

Yeni doğan kuzu için çobanın kuzu sahibinden aldığı bahşiş. Ortası boydan boya delik, üzerine iplik sarılan ağaç makara: Göbedeğin deliği kecefeyi tutmaz oldu. Lohusa ziyaretine gidildiğinde ikram edilen yiyecekler.

KAPI

Bir yere girip çıkarken geçilen ve açılıp kapanma düzeni olan duvar veya bölme açıklığı. Osmanlı Devleti'nde resmî görev yeri. Bu açıklıktaki açılıp kapanan kanat. Gelir, geçim, kısmet sağlayan yer, kaynak veya imkân. Ev gezmesi için gidilen yer. Devlet dairesi. Tavla oyununda iki pul üst üste getirilerek karşı oyuncunun o haneyi kullanmasına engel olunan yer. Sadece bir konuda yoğunlaşmış bilgilerin yer aldığı Genel Ağ sayfası, portal. Gidere yol açan gereksinim.

ROTA

Bir gemi veya uçağın gidiş yönü, izleyeceği yol. Görüş veya tutuma göre gidilen, izlenen yol.

ATTA

Hayret bildirir ünlem. Gezme, gidilecek yer (çocuk dilinde).

AYKIRI

Alışılmışa, doğru olarak kabul edilmişe uygun olmayan, karşıt, ters, mugayir, muhalif. Toplumda görüş ve yaşayış biçimiyle uçlarda bulunan (kimse), marjinal. Çapraz, ters. Gidilen yol üzerinde olmayıp gidiş yönüne ters düşen. Bütün noktaları aynı düzlemde bulunmayan.