Kelimeler arşivinde; içinde "gidil" olan, toplam 7 tane kelime bulunuyor. İçerisinde gidil bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu gidil ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında gidil olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GİDİLEBİLMEK
GİDİLEBİLME
GİDİLMEK
GİDİLİŞ, GİDİLME, GİDİLİK
GİDİL
GİDİL
Mısır unundan yapılan ve saç üzerinde pişirilen bir çeşit ekmek.
GİDİLEBİLMEK
Gidilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
GİDİLMEK
Gitme işi yapılmak.
GİDİLME
Gidilmek işi.
GİDİLİK
Pezeveklik.
GİDİLİŞ
Gidilme işi.
GİDİLEBİLME
Gidilebilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde GİDİL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARAYATI
Konak yeri. Konaklıyarak, konaklama yoliyle: Ankara'dan Eskişehir'e at ile arayatı gidilir.
SELAMLAMAK
Bir kimseyle karşılaşıldığında, birinin yanına gidildiğinde veya yanından uzaklaşıldığında kendisine sözle veya işaretle bir nezaket gösterisi yapmak, selam vermek, esenlemek.
GOBET
Akarsu ya-taklarmdaki derin, derince yerler. Lohusa ziyaretine gidildiğinde ikram edilen yiyecekler.
AVARALIK
İşsizlik: Bu sene avaralıkla canımız çıktı. Yağmurlu, rüzgârlı gün: Bugün avaralık, çite (çifte) gidilmez.
YATI
Gidilen yerde geceyi geçirme.
ELİKMEK
Utanmak, çekinmek, sıkılmak. İrileşmek, büyümek. Bir yere gitmekten, bir iş yapmaktan üşenmek. Yabancı gözü ile bakmak, yabancı saymak. Gidilen bir memlekette mahcup olmak, utanmak, orada istenmemek. Bunalmak, bizar olmak. Utanmak, sıkılmak, mahzun olmak. İhtiraz etmek, çekinmek.
BASIHMAH
Bir şeyin kendi kendine basılması, yerleşmesi, oturuşması: Kar çok yağdı, biraz basıhmazsa bir yere gidilmez.
GÖRÜMLÜK
Yalnız görülmek için konulan nesne. Nişanlanan kıza, ilk kez görmeye gidildiğinde erkek tarafından takılan veya verilen armağan.
ANLANMAK
Hayvanlar toprakta yatıp yuvarlanmak. Çatlamak: Anlı testi ile suya gidilmez. Buğday, arpa gibi tahıllar başak verme durumuna gelmek. Anlaşılmak, fehmolunmak, takdir olunmak.
UZAK
Gidilmesi çok süren, çok ötelerde bulunan, ırak, yakın karşıtı. Yakın olmayan yer. Eli, gücü ya da hükmü yetişmez. Ayrı, birbiriyle yakın ilgisi olmayan. İhtimali az olan. Arada çok zaman bulunan.
FADILLI
Koşul, şart: Köye gitmeyiver, gidilmesi fadıllı mı?. Ankara ilinde, Şereflikoçhisar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Bursa ili, Görükle bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
GİDEK
Keçi yavrusu, oğlak. Damların çevresinde olan duvar çıkıntısı (korkuluk). Saçak: Bu damın gideği iyidir. Balkon ya da büyük sofaların altına sütun gibi konulan dört köşe direk. Çamaşır ipi germek için damların iki tarafına dikilen ağaç. Avlu duvarının üstü. Gidiş yönü, gidilen yer. Keçi yavrusu.
SELAM
Bir kimseyle karşılaşıldığında, birinin yanına gidildiğinde veya yanından uzaklaşıldığında kendisine söz ve işaretle bir nezaket gösterisi yapma, esenleme, merhaba.
SAPA
Merkezden uzak, kıyıda köşede kalmış. Gidilen yol üzerinde olmayan, sapılarak varılan. Düzgün olmayan, yolundan sapmış.
BAYDAN
Şımarık, yüzsüz, nazlı, yaramaz, terbiyesiz, arsız, densiz. Başka zaman, her zaman, önceden: Baydan herkes birleşirdi, öyle gidilirdi.
GÖBEDEK
Yeni doğan kuzu için çobanın kuzu sahibinden aldığı bahşiş. Ortası boydan boya delik, üzerine iplik sarılan ağaç makara: Göbedeğin deliği kecefeyi tutmaz oldu. Lohusa ziyaretine gidildiğinde ikram edilen yiyecekler.
KAPI
Bir yere girip çıkarken geçilen ve açılıp kapanma düzeni olan duvar veya bölme açıklığı. Osmanlı Devleti'nde resmî görev yeri. Bu açıklıktaki açılıp kapanan kanat. Gelir, geçim, kısmet sağlayan yer, kaynak veya imkân. Ev gezmesi için gidilen yer. Devlet dairesi. Tavla oyununda iki pul üst üste getirilerek karşı oyuncunun o haneyi kullanmasına engel olunan yer. Sadece bir konuda yoğunlaşmış bilgilerin yer aldığı Genel Ağ sayfası, portal. Gidere yol açan gereksinim.
ROTA
Bir gemi veya uçağın gidiş yönü, izleyeceği yol. Görüş veya tutuma göre gidilen, izlenen yol.
ATTA
Hayret bildirir ünlem. Gezme, gidilecek yer (çocuk dilinde).
AYKIRI
Alışılmışa, doğru olarak kabul edilmişe uygun olmayan, karşıt, ters, mugayir, muhalif. Toplumda görüş ve yaşayış biçimiyle uçlarda bulunan (kimse), marjinal. Çapraz, ters. Gidilen yol üzerinde olmayıp gidiş yönüne ters düşen. Bütün noktaları aynı düzlemde bulunmayan.