Kelimeler arşivinde; içinde "geçim" olan, toplam 10 tane kelime bulunuyor. İçerisinde geçim bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu geçim ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında geçim olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GEÇİMSİZLEŞMEK
GEÇİMSİZLEŞME
GEÇİMSİZLİK
GEÇİMLİLİK, GEÇİMEMESİ, GEÇİMÖLÇÜM
GEÇİMLİK, GEÇİMSİZ
GEÇİMLİ
GEÇİM
GEÇİM
Geçinme işi, geçinme araçları, geçinme, maişet. Anlaşma, uyum.
GEÇİMLİ
Çevresindekilerle iyi geçinen.
GEÇİMSİZLEŞMEK
Çevresindekilerle iyi geçinememek.
GEÇİMSİZLİK
Geçimsiz olma durumu.
GEÇİMSİZLEŞME
Geçimsiz olma.
GEÇİMÖLÇÜM
Geçimbilimsel ekonomik ilişkileri sayımsal eşitlik ve işlemlerle dile getiren bilgi dalı.
GEÇİMSİZ
Çevresindekilerle iyi geçinemeyen, kavga çıkaran, dirliksiz.
GEÇİMLİLİK
Geçimli olma durumu.
GEÇİMLİK
Yiyecek parası, nafaka.
GEÇİMEMESİ
Çavuş üzümü.
Bu bölümde tanımı içerisinde GEÇİM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇİFTÇİ
Geçimini toprağı ekerek sağlayan kimse.
AYLIK
Birine, görevi karşılığı olarak veya geçimi için her ay ödenen para, maaş. Bir ay içinde olan. Bir ay için. Ayda bir kez yapılmış olan veya çıkan. Belirli aydan beri var olan. Bir ay süren, mahiye.
BAĞDAŞMAZLIK
Uyuşmazlık. Geçimsizlik.
FAKİR
Geçimini güçlükle sağlayan, yoksul, fukara, zengin karşıtı. Kişinin alçak gönüllülük göstermek için kendisine verdiği san. Olması gerekenden az. Zavallı, kimsesiz. Hindistan'da yokluğa, eziyete kendini alıştırmış derviş.
EMEKÇİ
Geçimini yaptığı işlerle sağlayan kimse. Geçimini, emeğini sermayeciye satarak sağlayan kimse, proleter.
DİRLİKSİZLİK
Geçimsizlik.
CİNCİ
Cin çağırma, onlarla konuşma vb. iddialarla geçimini sağlayan (kimse).
ÇEPER
Çit. Bağ çubuğu, çalı çırpı. Sebze bahçesi. Zar. Ahlaksız, huysuz, geçimsiz kimse.
BAHÇIVAN
Bir bahçenin düzenlenmesi ve bakımıyla görevli kimse. Geçimini bahçe ürünlerini yetiştirip satmakla sağlayan kimse.
ÇITAK
Dağda yaşayan ve geçimini odun satarak sağlayan. Kaba, huysuz, kavgacı.
DİRLİK
Yaşayış, hayat, sağlık, varlık, geçim. Huzur, erinç. Osmanlı Devleti'nde bir hizmete karşılık olmak üzere bir kimseye devletçe verilen aylık veya bir yere bağlı gelir.
DİRLİKSİZ
Dirliği olmayan. Geçimsiz.
DÜŞKÜN
Bir şeye kendini aşırı vermiş olan, çok bağlı, âşıklı, tutkun. Geçim sıkıntısına düşmüş. Yoksulluk sebebiyle mutluluk ve refahını yitirmiş. Meraklı. Yaşlılık, hastalık vb. sebeplerle çalışma gücünü yitirmiş. Kötü yola düşmüş, ahlaksız. Değer ve onurunu yitirmiş.
BADANACI
Geçimini badana yapmakla kazanan kimse.
ÇIRAK
Zanaat öğrenmek için bir ustanın yanında çalışan kimse. Dükkânda ayak işlerine bakan kimse. Saray, daire vb. büyük yerlerde yıllarca hizmet ettikten sonra geçimi sağlanarak başka yerde yaşamasına izin verilen kimse.
CIBIL
Çıplak. Yoksul, parasız, geçim darlığı çeken.
DİDİŞMEK
El ya da sözle birbirini hırpalamak. Geçimini sağlamak amacıyla güç şartlarda çalışmak, uğraşmak.
ARABOZAN
İki kişinin arasındaki dostluğu veya geçimi bozan (kimse), ara bozucu, ordubozan, fesatçı, fitçi, nifakçı, münafık, müfsit, müzevir.
DİLENCİ
Geçimini dilenerek sağlayan kimse. Israrlı bir biçimde ve arsızca bir şeyi isteyen kimse.
DARLIK
Dar olma durumu. Geçim zorluğu. İç sıkıntısı.