Kelimeler arşivinde; içinde "gevrek" olan, toplam 10 tane kelime bulunuyor. İçerisinde gevrek bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu gevrek ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında gevrek olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GEVREKÇİLİK, GEVREKSEYDİ, KIZILGEVREK
KARAGEVREK
GEVREKLİK, GEVREKLER, GEVREKMEK
GEVREKÇİ, GEVREKLİ
GEVREK
GEVREK
Kolayca kırılıp ufalanan. Ağzın içinde kolayca parçalanıp dağılacak biçimde hazırlanmış bir çörek türü. Şen, neşeli (gülüş).
GEVREKLER
Kütahya şehrinde, Tavşanlı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
GEVREKLİ
Konya kenti, Seydişehir ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
GEVREKÇİ
Gevrek yapan veya satan kimse.
KARAGEVREK
Bir tür üzüm.
GEVREKSEYDİ
Kütahya şehrinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
KIZILGEVREK
Şaraplık kara üzüm. Kızıl hastalığı.
GEVREKMEK
Kavun keleği.
GEVREKLİK
Gevrek olma durumu. Bir maddenin kolay kırılabilir olma durumu.
GEVREKÇİLİK
Gevrekçinin yaptığı iş.
Bu bölümde tanımı içerisinde GEVREK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GEVRECİK
Çok gevrek veya incecik. Çok taze, yumuşacık.
AKKAKIK
Kırmızı, gevrek: Bu ekmekler akkakık olmuş.
BİSKÜVİ
Un, süt, şeker veya tuzla yapılmış olan ince, gevrek bir tür kuru pasta.
KARTLAVIZ
İyi tabaklanmamış kösele ya da deri. Gevrek.
KAVSAK
Kurumuş, gevrek ekmek. Buğday, arpa kepeği ya da dış kabuğu. Kaba, sevimsiz adam. Boş, çürük. Fındığın yeşil kabuğu. Seyrek, aralıklı. Hafif, zayıf kimse. Sırnaşık.
TÜTÜNLÜK
Tütün ekilen yer, tütün tarlası. Hayvanın sırt bölgesinden çıkarılan pastırmalık et. Sırtın kuyruğa yakın yerinden yapılmış en gevrek pastırma.
ÇÖREK
Az yağlı, bazen şekerli ve yumurtalı, gevrekçe bir hamur işi. Kurs.
KAKIRDAK
Kuyruk yağının eritildikten sonra kalan gevrek posası, kıkırdak.
ÇÜRÜTMEK
Çürümesine sebep olmak. Eti bayatlatıp gevrek bir duruma getirmek. Doğru olarak ileri sürülen bir düşüncenin, bir davanın, bir iddianın yanlışlığını ortaya koymak.
CISDIRMA
Saçta ısıtılmış yağlı yufka: Cısdırma gevrek ve tatlı olur.
ÖZ
Bir kimsenin benliği, kendi manevi varlığı, iç, nefis, derun, varoluş karşıtı. Bitkilerin kök, gövde ve dallarının boydan boya ortasında bulunan, hafif, gevrek ve çoğu yumuşak bölüm. "Kendine, kendi kendini" anlamlarında birleşik kelimeler türeten bir söz. Bir şeyin temel ögesi, künh, zübde. Kan bağı ile bağlı olan, üvey olmayan. İçine, arılığını, saflığını bozacak hiçbir şey karışmamış olan, saf, arı. Bir şeyin en kuvvetli veya kıvamlı bölümü, hülasa, zübde, ekstre. Dere, çay. Sulak, verimli yer. Çıbanların içinde ölmüş dokudan oluşan irinle birlikte çıkan parça. Kendi, zat.
ELMA
Gülgillerden, çiçekleri pembe veya beyaz bir ağaç (Pirus malus). Bu ağacın kabuğu parlak, sert, kırmızı, sarı ve yeşil renkte, kokusu hoş, tadı ekşi veya tatlı, dokusu gevrek, ufak çekirdekli meyvesi.
FERİK
Kümes hayvanlarının civcivlikten çıkmış yavrusu, piliç. Tümgeneral. Korgeneral. Bir tür gevrek elma, ferik elması.
ALADİRİZ
Ala renkli, gevrek ve dayanıklı bir çeşit üzüm.
KEFEK
Kolay işlenilen yumuşak taş. Gevrek. Gevrek, tatsız elma.
KITIRDATMAK
"Kıtır" diye gevrek ses çıkartmak.
KARGADELEN
Kabuğunun çok gevrek olması dolayısıyla kolay kırılan bir tür badem.
GULLABI
Sulu, gevrek, kumlu bir çeşit armut.
KEPSEK
Hafif. Çabuk eriyip dağılan, gevrek : Kepsek elma.
DİĞREMEK
Meyve ve sebze sertleşmek, gevrekleşmek. Ayakta durmak, ayağa kalkmak, dik durmak.