Kelimeler arşivi içinde; başında "gevrek" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. gevrek ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu gevrek ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde gevrek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
GEVREKÇİLİK, GEVREKSEYDİ
GEVREKLER, GEVREKLİK, GEVREKMEK
GEVREKÇİ, GEVREKLİ
GEVREK
GEVREK
Kolayca kırılıp ufalanan. Ağzın içinde kolayca parçalanıp dağılacak biçimde hazırlanmış bir çörek türü. Şen, neşeli (gülüş).
GEVREKLİ
Konya kenti, Seydişehir ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
GEVREKSEYDİ
Kütahya şehrinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
GEVREKÇİ
Gevrek yapan veya satan kimse.
GEVREKÇİLİK
Gevrekçinin yaptığı iş.
GEVREKLİK
Gevrek olma durumu. Bir maddenin kolay kırılabilir olma durumu.
GEVREKLER
Kütahya şehrinde, Tavşanlı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
GEVREKMEK
Kavun keleği.
Bu bölümde tanımı içerisinde GEVREK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KAVSAK
Kurumuş, gevrek ekmek. Buğday, arpa kepeği ya da dış kabuğu. Kaba, sevimsiz adam. Boş, çürük. Fındığın yeşil kabuğu. Seyrek, aralıklı. Hafif, zayıf kimse. Sırnaşık.
ELMA
Gülgillerden, çiçekleri pembe veya beyaz bir ağaç (Pirus malus). Bu ağacın kabuğu parlak, sert, kırmızı, sarı ve yeşil renkte, kokusu hoş, tadı ekşi veya tatlı, dokusu gevrek, ufak çekirdekli meyvesi.
ÇÜRÜTMEK
Çürümesine sebep olmak. Eti bayatlatıp gevrek bir duruma getirmek. Doğru olarak ileri sürülen bir düşüncenin, bir davanın, bir iddianın yanlışlığını ortaya koymak.
KARTLAVIZ
İyi tabaklanmamış kösele ya da deri. Gevrek.
CISDIRMA
Saçta ısıtılmış yağlı yufka: Cısdırma gevrek ve tatlı olur.
KARGADELEN
Kabuğunun çok gevrek olması dolayısıyla kolay kırılan bir tür badem.
ALADİRİZ
Ala renkli, gevrek ve dayanıklı bir çeşit üzüm.
ÖZ
Bir kimsenin benliği, kendi manevi varlığı, iç, nefis, derun, varoluş karşıtı. Bitkilerin kök, gövde ve dallarının boydan boya ortasında bulunan, hafif, gevrek ve çoğu yumuşak bölüm. "Kendine, kendi kendini" anlamlarında birleşik kelimeler türeten bir söz. Bir şeyin temel ögesi, künh, zübde. Kan bağı ile bağlı olan, üvey olmayan. İçine, arılığını, saflığını bozacak hiçbir şey karışmamış olan, saf, arı. Bir şeyin en kuvvetli veya kıvamlı bölümü, hülasa, zübde, ekstre. Dere, çay. Sulak, verimli yer. Çıbanların içinde ölmüş dokudan oluşan irinle birlikte çıkan parça. Kendi, zat.
FERİK
Kümes hayvanlarının civcivlikten çıkmış yavrusu, piliç. Tümgeneral. Korgeneral. Bir tür gevrek elma, ferik elması.
GEVRECİK
Çok gevrek veya incecik. Çok taze, yumuşacık.
BİSKÜVİ
Un, süt, şeker veya tuzla yapılmış olan ince, gevrek bir tür kuru pasta.
KEPSEK
Hafif. Çabuk eriyip dağılan, gevrek : Kepsek elma.
DİĞREMEK
Meyve ve sebze sertleşmek, gevrekleşmek. Ayakta durmak, ayağa kalkmak, dik durmak.
AKKAKIK
Kırmızı, gevrek: Bu ekmekler akkakık olmuş.
KAKIRDAK
Kuyruk yağının eritildikten sonra kalan gevrek posası, kıkırdak.
ÇÖREK
Az yağlı, bazen şekerli ve yumurtalı, gevrekçe bir hamur işi. Kurs.
KEFEK
Kolay işlenilen yumuşak taş. Gevrek. Gevrek, tatsız elma.
KITIRDATMAK
"Kıtır" diye gevrek ses çıkartmak.
GULLABI
Sulu, gevrek, kumlu bir çeşit armut.
TÜTÜNLÜK
Tütün ekilen yer, tütün tarlası. Hayvanın sırt bölgesinden çıkarılan pastırmalık et. Sırtın kuyruğa yakın yerinden yapılmış en gevrek pastırma.