İçinde GETİRME geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "getirme" olan, toplam 4 tane kelime bulunuyor. İçerisinde getirme bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu getirme ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında getirme olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

FELGETİRMEK, VAZGETİRMEK

8 harfli kelimeler

GETİRMEK

7 harfli kelimeler

GETİRME

Bazı kelimelerin anlamları

GETİRME

Getirmek işi.

FELGETİRMEK

İhtiraslı olmak.

GETİRMEK

Gelmesini sağlamak. Erişmek ya da eriştiğini sanmak. Bir makama atamak veya seçmek. Sebep olmak, ortaya çıkarmak. İleri sürmek. İletmek, bildirmek. Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak. Sağlamak. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar.

VAZGETİRMEK

Vaz geçirmek.

  -   -   -  

Anlamında GETİRME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GETİRME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKIŞKANLAŞTIRMAK

Akışkan duruma getirmek.

AÇIKLAŞTIRMAK

Açık duruma getirmek. Rengini açtırmak.

ALÇALTMAK

Alçak duruma getirmek. Değerini azaltmak.

ALACALANDIRMAK

Alaca duruma getirmek.

ACILAŞTIRMAK

Acı bir duruma getirmek.

AĞDALAŞTIRMAK

Ağda durumuna getirmek.

AKORTSUZLAŞTIRMAK

Ses düzensizliği veya ayarsızlığı meydana getirmek. Radyoda bir ayar frekansında sapma meydana getirmek.

ADLAŞTIRMAK

Ad durumuna getirmek, isimleştirmek.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

AĞAÇLANDIRMAK

Bir yeri ağaçlı duruma getirmek.

AĞILANDIRMAK

Ağılı duruma getirmek.

AÇILIM

Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

AKILSALLAŞTIRMAK

Bir şeyi akılsal duruma getirmek.

AKILLANDIRMAK

Aklını kullanmasını sağlamak, aklını başına getirmek.

ACAYİPLEŞTİRMEK

Yadırganacak bir duruma getirmek.

AKTİFLEŞTİRMEK

Aktifleşmesini sağlamak, aktif duruma getirmek.

AĞARTMAK

Ak duruma getirmek, beyazlatmak. Kuyumculukta gümüşü temizlemek.

ACINDIRMAK

Birinin acımasına yol açmak, birini merhamete getirmek.

ALEGORİ

Bir görüntü, bir yaşantı veya bir davranışın daha iyi kavranmasını sağlamak için göz önünde canlandırıp dile getirme, yerine koyma. Bir sanat eserindeki ögelerin gerçek hayattan bir şeyleri temsil etmesi durumu.