Kelimeler arşivi içinde; başında "getirme" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. getirme ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu getirme ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde getirme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
GETİRME
Getirmek işi.
GETİRMEK
Gelmesini sağlamak. Erişmek ya da eriştiğini sanmak. Bir makama atamak veya seçmek. Sebep olmak, ortaya çıkarmak. İleri sürmek. İletmek, bildirmek. Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak. Sağlamak. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar.
Bu bölümde tanımı içerisinde GETİRME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ACINDIRMAK
Birinin acımasına yol açmak, birini merhamete getirmek.
AĞARTMAK
Ak duruma getirmek, beyazlatmak. Kuyumculukta gümüşü temizlemek.
AKILLANDIRMAK
Aklını kullanmasını sağlamak, aklını başına getirmek.
AÇIKLAŞTIRMAK
Açık duruma getirmek. Rengini açtırmak.
AĞAÇLANDIRMAK
Bir yeri ağaçlı duruma getirmek.
ALEGORİ
Bir görüntü, bir yaşantı veya bir davranışın daha iyi kavranmasını sağlamak için göz önünde canlandırıp dile getirme, yerine koyma. Bir sanat eserindeki ögelerin gerçek hayattan bir şeyleri temsil etmesi durumu.
ALÇALTMAK
Alçak duruma getirmek. Değerini azaltmak.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
ADLAŞTIRMAK
Ad durumuna getirmek, isimleştirmek.
ACILAŞTIRMAK
Acı bir duruma getirmek.
AKORTSUZLAŞTIRMAK
Ses düzensizliği veya ayarsızlığı meydana getirmek. Radyoda bir ayar frekansında sapma meydana getirmek.
AÇILIM
Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.
AKILSALLAŞTIRMAK
Bir şeyi akılsal duruma getirmek.
AĞILANDIRMAK
Ağılı duruma getirmek.
ACAYİPLEŞTİRMEK
Yadırganacak bir duruma getirmek.
ALACALANDIRMAK
Alaca duruma getirmek.
AĞDALAŞTIRMAK
Ağda durumuna getirmek.
AKTİFLEŞTİRMEK
Aktifleşmesini sağlamak, aktif duruma getirmek.
AKIŞKANLAŞTIRMAK
Akışkan duruma getirmek.