İçinde GERGİ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "gergi" olan, toplam 15 tane kelime bulunuyor. İçerisinde gergi bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu gergi ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında gergi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

GERGİNLEŞTİRMEK

14 harfli kelimeler

GERGİNLEŞTİRME

12 harfli kelimeler

GERGİNLEŞMEK

11 harfli kelimeler

GERGİNLEŞME

10 harfli kelimeler

GERGİLEMEK

9 harfli kelimeler

GERGİNLİK

8 harfli kelimeler

GERGİNCE, ALTGERGİ, GERGİCEK, GERGİSİZ

7 harfli kelimeler

GERGİLİ, ÖNGERGİ, TÖGERGİ

6 harfli kelimeler

GERGİN

5 harfli kelimeler

GERGİ

Bazı kelimelerin anlamları

GERGİ

Perde. İp, kayış, tel vb.ni gerginleştirme işinde kullanılan araç.

GERGİSİZ

Gergisi olmayan.

GERGİNCE

Biraz gergin.

GERGİLİ

Gergisi olan.

GERGİN

Gerilmiş durumda olan. Buruşuğu, kırışığı olmayan (cilt). Bozulacak duruma gelmiş olan (ilişki). Huzursuz, sinirli.

TÖGERGİ

Çerçeve ya da çerçeve süsü.

GERGİNLİK

Gergin olma durumu.

GERGİNLEŞMEK

Gergin duruma gelmek.

GERGİLEMEK

Germek.

ÖNGERGİ

Önlük : Ayşe çamaşır yıkarken öngergisini kuşanır.

GERGİNLEŞTİRME

Gerginleştirmek işi.

GERGİCEK

Kağnı arabalarında kolların arasındaki açıklığı korumak için takılan ağaç. Eğik olarak vurulan destek, payanda. Tandır ya da mangal üzerine konan tahta iskemlenin karşılıklı iki tarafına çakılan ufak tahta.

ALTGERGİ

(Mimarlık) Çatımakası üçgeninde iki üstbaşlığı alttan birbirine bağlayan kuşak. a. bk. çatı makası, üstbaşlık, mertek, payanda.

GERGİNLEŞTİRMEK

Gergin duruma getirmek.

GERGİNLEŞME

Gerginleşmek işi.

  -   -   -  

Anlamında GERGİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GERGİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇIRPINTI

Çırpınma. Aşırı uykusuzluk, huzursuzluk, titreme, silkinme durumu. Suların ufak ve oynak dalgalarla kaynaşması. Ruhsal gerginliğin dışa vurulması, ajitasyon.

BOZUK

Bozulmuş olan. Kızgın, sıkıntılı. Madenî para, bozuk para. Görevini yapamaz duruma gelmiş (organ). Türk halk müziğinde, bağlamadan biraz büyük ve meydan sazından küçük dokuz telli bir saz. Kötümser, gergin, huzursuz, karışık.

GERİLME

Gerilmek işi. Kasların son uzama gücü ile vücudun bütün bölümlerinde oluşan gergin durum, gevşeme karşıtı.

ELEKTRİKLENMEK

Elektrik enerjisiyle yüklü duruma gelmek. Etkilenmek. Sinirli ve gergin bir duruma gelmek, gerginleşmek.

BOŞANMAK

Karı ve koca mahkeme kararı ile birbirinden ayrılmak. Dertlerini, yakınmalarını anlatmak. Sıyrılmak, kurtulmak. Kapalı bir yerde bulunan insanlar birden dışarı çıkmak. Hayvan, başlığından, koşum takımından veya bağından kurtulmak. Baskı altında gergin duran bir şey, birden ve hızla kurtulmak. Bol bol akmak.

GERİNMEK

Kolları açarak gövdeyi gergin bir duruma sokmak.

BURUŞUK

Gerginliği, düzgünlüğü kalmamış, buruşmuş olan.

GERİLMEK

Germe işi yapılmak, gergin duruma gelmek, belirli bir uzama ile çekilmek. İlişki ve davranış bozulacak duruma gelmek. Kızmak, öfkelenmek, sinirlenmek. Kasılmak. Gergin bir biçimde açılmak.

AJİTASYON

Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.

ÇIRPI

Dal, budak kırpıntısı. Çok zayıf. Boyalı ve gergin bir sicimi yay gibi çekip bırakarak duvara veya yere çizilen çizgi.

BAGET

Bateri çalmaya yarayan ince, kısa çubuk. Tavuk, piliç vb. kanatlılarda but ile paça arasında kalan etli bölüm. Çorabı gergin tutmak ve düşmesini engellemek için kullanılan sert lastik. Tıraşlanmış, dikdörtgen biçiminde değerli taş. Düşük gramajlı ince, uzun ekmek.

GEVŞEK

Sıkı veya gergin olmayan, gevşemiş olan. Cansız, hareketsiz, iradesiz. İlgisiz, kayıtsız bir biçimde.

BALIKLAMA

Suya dalmada, atlamada balık gibi gergin, düz ve baş aşağı bir biçimde. Bir işe, bir duruma, bir harekete sonucunun ne olacağını düşünmeden (girişmek).

GERİLİM

Gerginlik, tansiyon. Konuşmada bir sesin ortaya çıkması için ses kirişlerinin gerginleşmesi. Bir iletkenin uçları arasındaki gizil güç farkı, potansiyel farkı, voltaj. Çeşitli yollara başvurularak filmde yaratılan sıkıntılı, gergin hava, tansiyon. İhtiyaçların karşılanamadığı veya bir hedefe yönelmiş davranışlar engellendiğinde ortaya çıkan coşkulu durum. İki ucundan ters yanlara çekilen bir telin her noktasında, o iki güce karşı koyan güç, tevettür.

FIRLATMA

Fırlatma işi. Kol ve bacağın vücudun orta çizgisinden türlü yönlere, son eklemine kadar hızla ve gergin olarak uzaklaştırılması.

BUNALIM

Doğal bir süreçte birdenbire oluşan aykırılık, bunluk, buhran, kriz. Tehlikeli sonuç doğurabilecek gerginlik, buhran, kriz. Uyaranlara karşı duyarlığın, iş yapabilme gücünün, kendine güvenin azalarak karamsarlığın, umutsuzluğun güçlenmesiyle ortaya çıkan ruhsal bozukluk, ruhsal çöküntü, depresyon. Bir hastalıkta iyileşme veya ölümle sonuçlanan, birdenbire ortaya çıkan fizyolojik değişiklik, kriz. Çöküntü.

GERMEK

Bir şeyin uçlarından veya kenarlarından çekerek gergin duruma getirmek. Kol, bacak, uzatmak. Gergin bir şeyle örtmek. Gergin duruma getirmek, gerginlik yaratmak, sinirlendirmek.

ELEKTRİKLENDİRMEK

Bir yere elektrik sağlamak. Sinirli ve gergin bir duruma yol açmak.

BUNALIMLI

Gerginlik, sıkıntı veren, gerginliği olan.

ELEKTRİKLİ

Elektriği olan, elektrik enerjisiyle yüklü olan, elektrikle işleyen. Sinirli ve gergin bir duruma gelmiş olan.