Sonu GERGİ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "gergi" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu gergi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında gergi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde gergi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

GERGİ

Perde. İp, kayış, tel vb.ni gerginleştirme işinde kullanılan araç.

ALTGERGİ

(Mimarlık) Çatımakası üçgeninde iki üstbaşlığı alttan birbirine bağlayan kuşak. a. bk. çatı makası, üstbaşlık, mertek, payanda.

TÖGERGİ

Çerçeve ya da çerçeve süsü.

ÖNGERGİ

Önlük : Ayşe çamaşır yıkarken öngergisini kuşanır.

  -   -   -  

Anlamında GERGİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GERGİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ELEKTRİKLENDİRMEK

Bir yere elektrik sağlamak. Sinirli ve gergin bir duruma yol açmak.

GERGİNLEŞMEK

Gergin duruma gelmek.

BALIKLAMA

Suya dalmada, atlamada balık gibi gergin, düz ve baş aşağı bir biçimde. Bir işe, bir duruma, bir harekete sonucunun ne olacağını düşünmeden (girişmek).

ÇIRPINTI

Çırpınma. Aşırı uykusuzluk, huzursuzluk, titreme, silkinme durumu. Suların ufak ve oynak dalgalarla kaynaşması. Ruhsal gerginliğin dışa vurulması, ajitasyon.

GERGİNCE

Biraz gergin.

ÇIRPI

Dal, budak kırpıntısı. Çok zayıf. Boyalı ve gergin bir sicimi yay gibi çekip bırakarak duvara veya yere çizilen çizgi.

BAGET

Bateri çalmaya yarayan ince, kısa çubuk. Tavuk, piliç vb. kanatlılarda but ile paça arasında kalan etli bölüm. Çorabı gergin tutmak ve düşmesini engellemek için kullanılan sert lastik. Tıraşlanmış, dikdörtgen biçiminde değerli taş. Düşük gramajlı ince, uzun ekmek.

GERGİNLEŞTİRMEK

Gergin duruma getirmek.

GERGİNLİK

Gergin olma durumu.

GERGİNLEŞME

Gerginleşmek işi.

BURUŞUK

Gerginliği, düzgünlüğü kalmamış, buruşmuş olan.

ELEKTRİKLİ

Elektriği olan, elektrik enerjisiyle yüklü olan, elektrikle işleyen. Sinirli ve gergin bir duruma gelmiş olan.

AJİTASYON

Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.

GERGİLİ

Gergisi olan.

BUNALIM

Doğal bir süreçte birdenbire oluşan aykırılık, bunluk, buhran, kriz. Tehlikeli sonuç doğurabilecek gerginlik, buhran, kriz. Uyaranlara karşı duyarlığın, iş yapabilme gücünün, kendine güvenin azalarak karamsarlığın, umutsuzluğun güçlenmesiyle ortaya çıkan ruhsal bozukluk, ruhsal çöküntü, depresyon. Bir hastalıkta iyileşme veya ölümle sonuçlanan, birdenbire ortaya çıkan fizyolojik değişiklik, kriz. Çöküntü.

ELEKTRİKLENMEK

Elektrik enerjisiyle yüklü duruma gelmek. Etkilenmek. Sinirli ve gergin bir duruma gelmek, gerginleşmek.

BOZUK

Bozulmuş olan. Kızgın, sıkıntılı. Madenî para, bozuk para. Görevini yapamaz duruma gelmiş (organ). Türk halk müziğinde, bağlamadan biraz büyük ve meydan sazından küçük dokuz telli bir saz. Kötümser, gergin, huzursuz, karışık.

BOŞANMAK

Karı ve koca mahkeme kararı ile birbirinden ayrılmak. Dertlerini, yakınmalarını anlatmak. Sıyrılmak, kurtulmak. Kapalı bir yerde bulunan insanlar birden dışarı çıkmak. Hayvan, başlığından, koşum takımından veya bağından kurtulmak. Baskı altında gergin duran bir şey, birden ve hızla kurtulmak. Bol bol akmak.

BUNALIMLI

Gerginlik, sıkıntı veren, gerginliği olan.

FIRLATMA

Fırlatma işi. Kol ve bacağın vücudun orta çizgisinden türlü yönlere, son eklemine kadar hızla ve gergin olarak uzaklaştırılması.