İçinde GEMEK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "gemek" olan, toplam 31 tane kelime bulunuyor. İçerisinde gemek bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu gemek ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında gemek olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

YÜKSELTGEMEK

11 harfli kelimeler

YELDİRGEMEK

10 harfli kelimeler

İNDİRGEMEK, YEDİRGEMEK, TÜNÜNGEMEK, TEDİRGEMEK, SESİRGEMEK, GECİRGEMEK

9 harfli kelimeler

ESİRGEMEK, ÖLÜŞGEMEK

8 harfli kelimeler

DERGEMEK, BİNGEMEK, TÜNGEMEK, TÜLGEMEK, TÖNGEMEK, TİRGEMEK, TERGEMEK, SEYGEMEK, BÜNGEMEK, DİRGEMEK, ÇİRGEMEK

7 harfli kelimeler

ÖSGEMEK, ÖZGEMEK, BÜGEMEK, ÖRGEMEK, BUGEMEK, İSGEMEK, İLGEMEK, GEGEMEK

Bazı kelimelerin anlamları

GEMEK

Yüksek dallardaki meyveleri toplamak için kullanılan çatallı sopa. Gelmek. Ağaçtan badem düşürmek için kullanılan uzun sopa. (Senirkent Isparta).

DERGEMEK

Toplamak, bir araya getirmek.

İNDİRGEMEK

Daha kolay ve yalın duruma getirmek. Bir işlemi daha kısa veya daha yalın bir biçime sokmak, irca etmek. Bir maddenin oksijenini alarak oksit özelliğini yok etmek, irca etmek.

YEDİRGEMEK

Ürkmek, korkmak, korkudan ürpermek.

YELDİRGEMEK

Deli gibi, saçmasapan konuşarak oraya buraya gidip gelmek. Sayıklamak.

ÖLÜŞGEMEK

Bitki solmak, buruşmak.

TÜNGEMEK

Hendekten ya da yüksekten atlamak, yukarıya doğru sıçramak. Atlamak.

TÖNGEMEK

Hendekten ya da yüksekten atlamak, yukarıya doğru sıçramak.

SESİRGEMEK

1.Bir ses duyar gibi olmak. 2.Uyanmak. Ses duyar gibi olmak.

GECİRGEMEK

Geç kalmak.

YÜKSELTGEMEK

Oksitlemek.

BİNGEMEK

Birbiri üstüne koymak, yığmak.

TÜLGEMEK

Sıçramak. Atlamak.

TÜNÜNGEMEK

Devirmek : Deve yükünü tününgedi.

TEDİRGEMEK

Rahatsız olmak, tedirgin olmak.

ESİRGEMEK

Korumak, himaye etmek, vikaye etmek. Bir şeyi yapmaktan veya vermekten kaçınmak.

  -   -   -  

Anlamında GEMEK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GEMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DARTMAK

Asılmak, abanmak. Uyuklamak. Çekmek, asılmak: Bu çocukların kulakları dartılmalı, yoksa uslanmazlar. Bir şeyi dengeye getirmek. Tartmak. Denemek için yoklamak: Kendimi bi darttım, baktım yıkılmıyom yürüdüm. El değirmeninde bir şey öğütmek. Eski türkçe tartmak: tartmak; ağır olmak. Çekmek. Esirgemek, menetmek, alıkoymak. Saklamak.

İBİTMEK

Kokutmak. Islatmak. Büyütmek, korumak, esirgemek.

KASIRGAMAK

Saklamak, esirgemek.

DARTINMAK

Kendini ağır satmak, büyüklenmek, böbürlenmek. Tartılmak. Kendini naza çekmek: Ahmet pazarlıkta çok dartındı. Yüzünü örtü ile kapatmak. Başını örtmek, sarmak. Örtünmek. Bir şeyi tutarak çekmek. Çekinmek, ihtiraz etmek, esirgemek.

ASARMAK

Yetişmek, büyümek. İyi kullanmak, saklamak. Beslemek, büyütmek, yetiştirmek, korumak. Budamak, bakmak. Bakmak, göz kulak olmak, iyi kullanmak. Muhafaza etmek, sakınmak, esirgemek, korumak.

İNDİRGEME

İndirgemek işi, irca, redüksiyon.

KISIRGALANMAK

Esirgemek, bir şeyi vermekten çekinmek.

GEGEMEK

Ucu çengelli değnekle ağaçtan meyve koparmak. Bir şeyi eğri tutmak. Çengel: Gegemeksiz şişle çorap öremem.

SAKINMAK

Herhangi bir korku veya düşünce ile bir şeyi yapmaktan uzak durmak, içtinap etmek. Korumak, esirgemek, gözetmek. Olabileceği düşünülen kötülüklere karşı önlemler almak.

GAYIRMAK

Korumak, esirgemek. Yapmak, hazırlamak. Kuşkulanmak, üzülmek. Korumak. Yapmak. Kayırmak, savunmak, korumak. Kayırmak, kollamak, mec. çalmak. Merak etmek, endişelenmek.

OKSİTLEMEK

Oksit durumuna getirmek, oksijenle birleştirmek, yükseltgemek.

GIYMAMAK

Esirgemek.

SAKLAMAK

Elinde bulundurmak, tutmak. Bozulmadan doğal durumları ile durmasını sağlamak, korumak, muhafaza etmek. Korumak, esirgemek. Birine vermek için ayırmak. Görünmesine engel olmak, ortalıkta bulundurmamak. Gizli tutmak, duyurmamak. Kaybolmaması, görünmemesi için gizli bir yere koymak.

ESİRGEŞMEK

Birbirini esirgemek, birbirine şefkat göstermek.

KERAHSINMAK

Esirgemek, sakınmak.

ESİRGEME

Esirgemek işi, koruma, himaye, vikaye.

KINAKMAK

Esirgemek, vermemek: Bir parça ekmeği benden kınaktı.

KORUMAK

Bir kimseyi veya bir şeyi dış etkilerden, tehlikeden, zor bir durumdan uzak tutmak, esirgemek, muhafaza etmek, vikaye etmek, sıyanet etmek. Süregelen bir durumun değişikliğe uğramasını önlemek. Güçlü bir kimse veya kuruluş, güçsüz birini veya bir şeyi desteklemek, himaye etmek. Karşılamak, denk gelmek. Bir şeyin eskimesini, yıpranmasını önlemek için gereken dikkat ve özeni göstermek. Tehlikeli, zararlı durumları önlemek. Tehlikeye karşı denetimi altında bulundurmak, savunmak, müdafaa etmek.

KISKANMAK

Sevgide veya kendisiyle ilişkili şeylerde bir başkasının ortaklığına, üstün durumda görünmesine dayanamamak. Bir şeye, en küçük saygısızlık gösterilmesine bile dayanamamak. Esirgemek, çok görmek. Herhangi bir bakımdan kendinden üstün gördüğü birinin bu üstünlüğünden acı duymak, günülemek, hasetlenmek, haset etmek. Yerinde olmayı istemek, imrenmek.

KAÇANMAK

Esirgemek, korumak.