Kelimeler arşivinde; içinde "fille" olan, toplam 13 tane kelime bulunuyor. İçerisinde fille bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu fille ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında fille olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÇETREFİLLEŞMEK
TİRFİLLENMEK
TİRFİLLENME, FERFİLLEMEK, HEFİLLENMEK, KARANFİLLER, KLOROFİLLER
EFİLLENMEK, GAFİLLEYİN, OKSİFİLLER
FİLLEMEK
FİLLEKE
FİLLE
FİLLE
Hayvana yük sarmak için ip ya da urgandan yapılan askı. Kapı mandalı.
OKSİFİLLER
Oksifilik hücreler.
EFİLLENMEK
Koku yayılmak.
FİLLEKE
Çocukların oyun oynadıkları yassı taş.
FERFİLLEMEK
İhtiyarlayıp kuvvetten düşmek.
HEFİLLENMEK
Gereksiz yere telaşlanmak.
GAFİLLEYİN
Gafilce.
KARANFİLLER
Aydın şehri, Çine ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
FİLLEMEK
Kapıyı sürgülemek, kilitlemek.
ÇETREFİLLEŞMEK
Çetrefil duruma gelmek.
KLOROFİLLER
Fotosentezdeki ışık enerjisinin almaçları olarak işlev gören yeşil magnezyum-porfirin bileşiği bir grup pigment.
TİRFİLLENME
Tirfillenmek işi.
TİRFİLLENMEK
Havı dökülmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde FİLLE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HEPARİN
Evcil hayvanların ak ve kara ciğerlerinden elde edilen ve kanın pıhtılaşmasını önleyen madde. Kan pıhtılaşmasını önleyen, tromboz hâllerinin tedavisinde kullanılan ve özellikle karaciğerde bol miktarda bulunan doğal bir madde. Yapıca, asidik mukopolisakkarit nitelikteki glikozaminoglikan zincirlerinin bir karışımı olan, fizyolojik olarak masthücreleriile kandaki bazofiller tarafından salınan ve sığır akciğeri ve domuz ince bağırsağından saflaştırılarak elde edilen, kanda normalde etkisiz bir biçimde bulunan antirombin 3 adlı bileşiği etkinleştirmesi sonucunda tüm pıhtılaşma faktörlerinin baskılanmasına bağlı olarak pıhtılaşmanın önlenmesini sağlayan, sindirim kanalından emilmediği için sadece parenteral yolla kullanılan sülfatlanmış glikozaminoglikan yapısında bir bileşik. Karaciğerde ve diğer bazı dokularda bulunan bir madde olup trombin meydana gelmesini ya da çalışmasını önler.
PSÖDOEOZİNOFİL
Tavşan, kobay, kaz, ördek, beç tavuğu, hindi, güvercin, tavuk gibi kanatlı hayvanlarda nötrofil olarak kabul edilen hücreler. Gerçek eozinofillerle aynı karakterde olmaları ve benzer boyalarla boyanmaları nedeniyle psödoeozinofil denmiştir.
SELEKTİN
Lenfosit ve nötrofillerin damar dışına çıkışlarının ilk evrelerinde rol oynayan, endotel hücrelerinin ve akyuvarların hücre zarının dış yüzeyinde bulunan ve oligosakkarit içeren zar glikoproteinlerinin genel adı. Selektinlerin oligosakkarit kısımları hücrelerin birbirine tutunmasını sağlar.
AKAL
Akmak ve almak fillerinin emir biçimlerinin yan yana gelmesiyle oluşmuş bir isim. Beyaz anlamındaki ak ile kırmızı anlamındaki al sözlerinden oluşmuş bir isim.
IGE
Serum immünoglobulinlerinde % 1'den daha az oranda bulunan, 8.2 S çökelme kat sayısına sahip, 190000 molekül ağırlığında, %11 oranında karbohidrat içeren, mast hücreleri ve bazofillere bağlanan, alerjik reaksiyonlarla birlikte görülen bir insan immünoglobülini. İmmünoglobulin E.
DANK
"Bir olay sebebiyle birden ayılmak, doğruyu anlamak" anlamında dank etmek veya dank demek birleşik fillerinde kullanılır. Grip, nezle. Pancar, şeker pancarı.
KEMOTAKSİS
Hücrelerin veya serbest hareketli organizmaların kimyasal bir uyarıcıya karşı olumlu (pozitif) veya olumsuz (negatif) tepkimeleri. Bir kimyasal maddeye doğru veya bir kimyasal maddeden uzağa doğru organizmanın hareketi. Nötrofillerin kendilerini çeken maddelere doğru yönelmelerine verilen ad.
KSANTOFİL
Geniş yayılımlı sarı ya da kahverengi bir karotenoit pigment grubu; karotenlerin oksijenli türevleri. Lütein, neoksantin, kriptoksantin, violaksantin bu gruba girer. Sarı veya kahverengi bir karotenoit pigment grubu. Bitkilerde, plastidler tarafından sentezlenen, klorofille birlikte fotosentezde görevli, sarı renk maddesi.
FİLDİŞİ
Fil dişinin kırık beyaz rengi. Bu renkte olan. Dişkemiği. Fillerin uzamış olan kesici dişleri.
ELASTAZ
Elastin ve diğer proteinlerin daha basit moleküllere ayrılmasını katalize eden, genellikle amino asitlerin karbonil gruplarının bulunduğu bağlardaki polipeptit zincirini kıran, nötrofiller, makrofajlar tarafından salgılanan serin endopeptidazların bir grubu. Elastaz aktivitesi alfa-1-antitripsin tarafından özgün olarak baskılanır.
DEFENSİN
Nötrofiller tarafından salgılanan, mikroorganizmaların iç ve dış zarlarını parçalayarak onları öldüren özel bir protein.
HORTUMLULAR
Pek çok türünün nesli tükenmiş olan, günümüzde filleri içine alan memeli hayvanlar alt takımı.
OPSONİZASYON
Opsoninleşme. Bakteri veya antijenlerin makrofaj ve nötrofiller tarafından fagasitozunu kolaylaştırmak için antikor veya kompleman gibi opsonin denilen maddelerle bağlanması olayı.
KAROTENOİT
San, portakal rengi, kırmızı ya da kahverengi, yağda çözünen, bitkilerde sentezlenen, fotosentezde görev yapan, çiçekler ve meyvelerde bulunan, karotenler ve ksantofiller olmak üzere iki gruba ayrılan bir pigment grubu. Bitkilerin çiçek ve meyve kısımlarında, balıkların kromotoforlarında, etinde, karaciğerinde, gonadlarında ve yumurtalarında bulunan ve onlara sarı, turuncu, kahverengi veya kırmızı renklerini veren, çoğunlukla fotosentez tepkimelerinde de görev alan, yağda çözünen, karotenler ve ksantofiller olmak üzere iki grubu bulunan karbonlu bir bileşik. Sarı, portakal rengi, kırmızı veya kahverengi yağda çözünen, bitkilerde sentezlenen, fotosentezde görev yapan, çiçekler ve meyvelerde bulunan, karotenler ve ksantofiller olmak üzere iki gruba ayrılan bir pigment grubu.
MİYELOPEROKSİDAZ
Nötrofillerin, miyelosit ve promiyolositlerin, sitoplazmalarındaki birincil granüllerinde bulunan peroksidaz aktitivitesine sahip hemoprotein. Bakterisit, fungisit ve virüsit etki gösterir.
FİLBAKAN
Osmanlı sarayında fillere bakan görevli.
MUNROMİKROAPSESİ
Stratum korneumun içerisinde veya altında nötrofillerin toplanması sonucu biçimlenen küçük odak.
NÖTROFİLİ
Kanda, granüllü akyuvar olan nötrofillerin yüzde oranının artışı, nötrofil lökositozis.
KAROTEN
Bitkilerde sentezlenen, sütte ve yumurta sarısında bulunan, A vitamininin öncüsü olan, sarı ve portakal renkli bir pigment, C40H56. Bazı bitkilerde sentezlenen, özellikle koyu yeşil, lifsi ve sarı sebzelerde, meyvelerde bulunan ve yağda çözünen, A vitamininin öncüsü olan, renkleri menekşeden turuncuya veya sarıya kadar değişen bir pigment. A vitamininin ön maddesi olarak bilinen ve hayvan vücudunda A vitamine dönüşen, bitkilerin yeşil yapraklarında ve diğer kısımlarında klorofille birlikte bulunan; beta karoten olarak tavuklarda. 6 mikrogramı, diğer çiftlik hayvanlarında 1-2 mikrogramı 1 internasyonal ünite A vitaminine eşit olan, hayvansal ürünlere renk veren bir pigment, karotin, A provitamini. Bitkilerin meydana getirdiği sarı-kırmızı renk maddesi. Sütte ve yumurta sarısında bulunur.