Kelimeler arşivi içinde; sonunda "fille" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu fille ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında fille olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde fille olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
FİLLE
FİLLE
Hayvana yük sarmak için ip ya da urgandan yapılan askı. Kapı mandalı.
Bu bölümde tanımı içerisinde FİLLE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
IGE
Serum immünoglobulinlerinde % 1'den daha az oranda bulunan, 8.2 S çökelme kat sayısına sahip, 190000 molekül ağırlığında, %11 oranında karbohidrat içeren, mast hücreleri ve bazofillere bağlanan, alerjik reaksiyonlarla birlikte görülen bir insan immünoglobülini. İmmünoglobulin E.
KAROTEN
Bitkilerde sentezlenen, sütte ve yumurta sarısında bulunan, A vitamininin öncüsü olan, sarı ve portakal renkli bir pigment, C40H56. Bazı bitkilerde sentezlenen, özellikle koyu yeşil, lifsi ve sarı sebzelerde, meyvelerde bulunan ve yağda çözünen, A vitamininin öncüsü olan, renkleri menekşeden turuncuya veya sarıya kadar değişen bir pigment. A vitamininin ön maddesi olarak bilinen ve hayvan vücudunda A vitamine dönüşen, bitkilerin yeşil yapraklarında ve diğer kısımlarında klorofille birlikte bulunan; beta karoten olarak tavuklarda. 6 mikrogramı, diğer çiftlik hayvanlarında 1-2 mikrogramı 1 internasyonal ünite A vitaminine eşit olan, hayvansal ürünlere renk veren bir pigment, karotin, A provitamini. Bitkilerin meydana getirdiği sarı-kırmızı renk maddesi. Sütte ve yumurta sarısında bulunur.
FİLDİŞİ
Fil dişinin kırık beyaz rengi. Bu renkte olan. Dişkemiği. Fillerin uzamış olan kesici dişleri.
AKAL
Akmak ve almak fillerinin emir biçimlerinin yan yana gelmesiyle oluşmuş bir isim. Beyaz anlamındaki ak ile kırmızı anlamındaki al sözlerinden oluşmuş bir isim.
HEPARİN
Evcil hayvanların ak ve kara ciğerlerinden elde edilen ve kanın pıhtılaşmasını önleyen madde. Kan pıhtılaşmasını önleyen, tromboz hâllerinin tedavisinde kullanılan ve özellikle karaciğerde bol miktarda bulunan doğal bir madde. Yapıca, asidik mukopolisakkarit nitelikteki glikozaminoglikan zincirlerinin bir karışımı olan, fizyolojik olarak masthücreleriile kandaki bazofiller tarafından salınan ve sığır akciğeri ve domuz ince bağırsağından saflaştırılarak elde edilen, kanda normalde etkisiz bir biçimde bulunan antirombin 3 adlı bileşiği etkinleştirmesi sonucunda tüm pıhtılaşma faktörlerinin baskılanmasına bağlı olarak pıhtılaşmanın önlenmesini sağlayan, sindirim kanalından emilmediği için sadece parenteral yolla kullanılan sülfatlanmış glikozaminoglikan yapısında bir bileşik. Karaciğerde ve diğer bazı dokularda bulunan bir madde olup trombin meydana gelmesini ya da çalışmasını önler.
DANK
"Bir olay sebebiyle birden ayılmak, doğruyu anlamak" anlamında dank etmek veya dank demek birleşik fillerinde kullanılır. Grip, nezle. Pancar, şeker pancarı.
KEMOTAKSİS
Hücrelerin veya serbest hareketli organizmaların kimyasal bir uyarıcıya karşı olumlu (pozitif) veya olumsuz (negatif) tepkimeleri. Bir kimyasal maddeye doğru veya bir kimyasal maddeden uzağa doğru organizmanın hareketi. Nötrofillerin kendilerini çeken maddelere doğru yönelmelerine verilen ad.
KAROTENOİT
San, portakal rengi, kırmızı ya da kahverengi, yağda çözünen, bitkilerde sentezlenen, fotosentezde görev yapan, çiçekler ve meyvelerde bulunan, karotenler ve ksantofiller olmak üzere iki gruba ayrılan bir pigment grubu. Bitkilerin çiçek ve meyve kısımlarında, balıkların kromotoforlarında, etinde, karaciğerinde, gonadlarında ve yumurtalarında bulunan ve onlara sarı, turuncu, kahverengi veya kırmızı renklerini veren, çoğunlukla fotosentez tepkimelerinde de görev alan, yağda çözünen, karotenler ve ksantofiller olmak üzere iki grubu bulunan karbonlu bir bileşik. Sarı, portakal rengi, kırmızı veya kahverengi yağda çözünen, bitkilerde sentezlenen, fotosentezde görev yapan, çiçekler ve meyvelerde bulunan, karotenler ve ksantofiller olmak üzere iki gruba ayrılan bir pigment grubu.
ELASTAZ
Elastin ve diğer proteinlerin daha basit moleküllere ayrılmasını katalize eden, genellikle amino asitlerin karbonil gruplarının bulunduğu bağlardaki polipeptit zincirini kıran, nötrofiller, makrofajlar tarafından salgılanan serin endopeptidazların bir grubu. Elastaz aktivitesi alfa-1-antitripsin tarafından özgün olarak baskılanır.
PSÖDOEOZİNOFİL
Tavşan, kobay, kaz, ördek, beç tavuğu, hindi, güvercin, tavuk gibi kanatlı hayvanlarda nötrofil olarak kabul edilen hücreler. Gerçek eozinofillerle aynı karakterde olmaları ve benzer boyalarla boyanmaları nedeniyle psödoeozinofil denmiştir.
MİYELOPEROKSİDAZ
Nötrofillerin, miyelosit ve promiyolositlerin, sitoplazmalarındaki birincil granüllerinde bulunan peroksidaz aktitivitesine sahip hemoprotein. Bakterisit, fungisit ve virüsit etki gösterir.
SELEKTİN
Lenfosit ve nötrofillerin damar dışına çıkışlarının ilk evrelerinde rol oynayan, endotel hücrelerinin ve akyuvarların hücre zarının dış yüzeyinde bulunan ve oligosakkarit içeren zar glikoproteinlerinin genel adı. Selektinlerin oligosakkarit kısımları hücrelerin birbirine tutunmasını sağlar.
KSANTOFİL
Geniş yayılımlı sarı ya da kahverengi bir karotenoit pigment grubu; karotenlerin oksijenli türevleri. Lütein, neoksantin, kriptoksantin, violaksantin bu gruba girer. Sarı veya kahverengi bir karotenoit pigment grubu. Bitkilerde, plastidler tarafından sentezlenen, klorofille birlikte fotosentezde görevli, sarı renk maddesi.
FİLBAKAN
Osmanlı sarayında fillere bakan görevli.
MUNROMİKROAPSESİ
Stratum korneumun içerisinde veya altında nötrofillerin toplanması sonucu biçimlenen küçük odak.
HORTUMLULAR
Pek çok türünün nesli tükenmiş olan, günümüzde filleri içine alan memeli hayvanlar alt takımı.
DEFENSİN
Nötrofiller tarafından salgılanan, mikroorganizmaların iç ve dış zarlarını parçalayarak onları öldüren özel bir protein.
OPSONİZASYON
Opsoninleşme. Bakteri veya antijenlerin makrofaj ve nötrofiller tarafından fagasitozunu kolaylaştırmak için antikor veya kompleman gibi opsonin denilen maddelerle bağlanması olayı.
TİRFİLLENME
Tirfillenmek işi.
NÖTROFİLİ
Kanda, granüllü akyuvar olan nötrofillerin yüzde oranının artışı, nötrofil lökositozis.