Kelimeler arşivinde; içinde "fena" olan, toplam 10 tane kelime bulunuyor. İçerisinde fena bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu fena ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında fena olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
FENALAŞTIRMAK
FENALAŞTIRMA
FENALAŞMAK, FENAFİLLAH, ORFENADRİN, TERFENADİN
FENALAŞMA
FENALIK
SAFENA
FENA
FENA
İyi nitelikte olmayan, kötü. Ölümlülük. Çok. İstenilen ve gereken nitelikte olmayan (kimse). Davranışları toplumun ahlak anlayışına uymayan. Hoşa gitmeyen, rahatsız edici. Üzücü.
FENALAŞTIRMA
Fenalaştırmak işi.
ORFENADRİN
Çizgili kaslardaki spazmın çözülmesinde kullanılan, merkezi etkili kas gevşetici bir ilaç.
FENALAŞMAK
Kötü bir duruma girmek. Hastanın durumu ağırlaşmak. Ansızın bayılacak gibi olmak.
FENALAŞMA
Fenalaşmak işi.
FENAFİLLAH
Allah'ın varlığı içinde yok olma.
FENALIK
Kötülük, şer.
SAFENA
Aşikâr, belli.
FENALAŞTIRMAK
Fenalaşmasına sebep olmak, fena duruma getirmek.
TERFENADİN
Piperidin türevi antihistaminik bir ilaç.
Bu bölümde tanımı içerisinde FENA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KEM
Kötü, fena (göz, söz vb.). Noksan, eksik.
BEREDAYİ
Serseri, berduş. Kötü, fena, adi.
EH
"Olur, peki veya fena değil" anlamlarında kullanılan bir söz. Bezginlik anlatan bir söz.
YAVUZ
Güçlü, çetin. İyi, gürbüz, güzel. Kötü, fena.
DÜMBÜLLÜ
Fena, kötü kişi. Pezevenk. Kilis ili, Polateli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
ÇALTOP
Elbiseyi fena giyen, tutumsuz.
ARREY
Aman, ay: Arrey, şu köpek ne fena!.
KÖTÜ
İstenilen, beğenilen nitelikte olmayan, hoşa gitmeyen, fena, iyi karşıtı. Korku, endişe veren. Kişi veya toplum üzerinde olumsuz etkileri olan. Zararlı, tehlikeli. Kaba ve kırıcı. Aşırı, çok.
BEDİRENK
Güzel olmayan renk, kötü, fena renk.
ANSLI
Fena kokulu bir çeşit ot.
DAKMA
Yelek. Samanlık çatısına destek olarak konulan eğri direk. Yedek. Ek: Bu evin dakması iyi olmuş. Define. Tartılmak için teraziye konulan ete kasapların gizlice kattıkları fena et parçası. Takma: Dakma saç.
ANTUT
Büyü için tütsü yapılan, fena kokulu bir madde.
ÇÖKEZMEK
Fenalık gelmek.
ÇALTAK
Ağaç çatalı, budaklı dal. Eğri bacak. Yatakta düzgün yatmayan. Elbiseyi fena giyen, tutumsuz. Odun budağı.
AĞDUK
Karışık, bozuk, kusurlu, fena, ters, aksak.
BİTİK
Yorgunluk veya hastalıktan gücü kalmamış. Kötü, fena. Yapışık, dolaşık, ekli.
ARIKSAYIŞ
Anlamca güçlü bir sözün yerine karşıtını ya da olumsuzunu kullanmakla yapılan bir anlatma biçimi. "Bu güzelmiş" diyecek yerde, "Bu yazı hiç fena değilmiş", tümcesini kullanmak gibi.
ACIMUK
Çok sık dallı, acı ve fena kokulu bir yaban otu. Çokça buğday tarlasında biten ve delice, karamuk da denilen ot ve tohumu. Merhamet. Tereye benzer, yenilir ekşi bir ot. Hayvanların salyasını akıtan otlar. Maydanoz. Kırlardaki yabani meyva fidanları. Az acı, acımsı.
AĞIRLAŞMAK
Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.
ACIMUH
Çok sık dallı, acı ve fena kokulu bir yaban otu. Çokça buğday tarlasında biten ve delice, karamuk da denilen ot ve tohumu.