Kelimeler arşivi içinde; sonunda "fena" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu fena ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında fena olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde fena olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
FENA
İyi nitelikte olmayan, kötü. Ölümlülük. Çok. İstenilen ve gereken nitelikte olmayan (kimse). Davranışları toplumun ahlak anlayışına uymayan. Hoşa gitmeyen, rahatsız edici. Üzücü.
SAFENA
Aşikâr, belli.
Bu bölümde tanımı içerisinde FENA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FENALAŞTIRMAK
Fenalaşmasına sebep olmak, fena duruma getirmek.
ANSLI
Fena kokulu bir çeşit ot.
AĞIRLAŞMAK
Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.
ARREY
Aman, ay: Arrey, şu köpek ne fena!.
AĞDUK
Karışık, bozuk, kusurlu, fena, ters, aksak.
KEM
Kötü, fena (göz, söz vb.). Noksan, eksik.
BEREDAYİ
Serseri, berduş. Kötü, fena, adi.
YAVUZ
Güçlü, çetin. İyi, gürbüz, güzel. Kötü, fena.
FENALAŞMA
Fenalaşmak işi.
ÇALTAK
Ağaç çatalı, budaklı dal. Eğri bacak. Yatakta düzgün yatmayan. Elbiseyi fena giyen, tutumsuz. Odun budağı.
ARIKSAYIŞ
Anlamca güçlü bir sözün yerine karşıtını ya da olumsuzunu kullanmakla yapılan bir anlatma biçimi. "Bu güzelmiş" diyecek yerde, "Bu yazı hiç fena değilmiş", tümcesini kullanmak gibi.
EH
"Olur, peki veya fena değil" anlamlarında kullanılan bir söz. Bezginlik anlatan bir söz.
BEDİRENK
Güzel olmayan renk, kötü, fena renk.
ACIMUK
Çok sık dallı, acı ve fena kokulu bir yaban otu. Çokça buğday tarlasında biten ve delice, karamuk da denilen ot ve tohumu. Merhamet. Tereye benzer, yenilir ekşi bir ot. Hayvanların salyasını akıtan otlar. Maydanoz. Kırlardaki yabani meyva fidanları. Az acı, acımsı.
BİTİK
Yorgunluk veya hastalıktan gücü kalmamış. Kötü, fena. Yapışık, dolaşık, ekli.
ÇALTOP
Elbiseyi fena giyen, tutumsuz.
ANTUT
Büyü için tütsü yapılan, fena kokulu bir madde.
ACIMUH
Çok sık dallı, acı ve fena kokulu bir yaban otu. Çokça buğday tarlasında biten ve delice, karamuk da denilen ot ve tohumu.
FENALAŞTIRMA
Fenalaştırmak işi.
KÖTÜ
İstenilen, beğenilen nitelikte olmayan, hoşa gitmeyen, fena, iyi karşıtı. Korku, endişe veren. Kişi veya toplum üzerinde olumsuz etkileri olan. Zararlı, tehlikeli. Kaba ve kırıcı. Aşırı, çok.