İçinde FASIL geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "fasıl" olan, toplam 10 tane kelime bulunuyor. İçerisinde fasıl bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu fasıl ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında fasıl olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

FASILASIZ, KARAFASIL, SARIFASIL

8 harfli kelimeler

FASILALI, MUNFASIL, FASILDAK, FASILLAR

7 harfli kelimeler

FASILYA

6 harfli kelimeler

FASILA

5 harfli kelimeler

FASIL

Bazı kelimelerin anlamları

FASIL

Bölüm, kısım, devre. Osmanlı ve Arap tiyatrosunda oyunun perde bölümü. Dönem, devre. Belli bir sürede yapılmış olan iş, karşılaşılan durum veya olay. Bütçede ayrı ayrı gösterilen bölümler. Orta oyununa başlamadan önce saz takımının çaldığı köçek havası ve curcuna. Peşrev, nakış, şarkı, saz semaisi vb. parçaların belli bir sıraya göre çalınıp söylenmesi.

SARIFASIL

Bartın kenti, Ulus belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

MUNFASIL

Ayrı duran, ayrılmış, ayrık, ayrılı.

FASILALI

Aralı, aralıklı.

FASILLAR

Kastamonu ilinde, Daday ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Konya şehrinde, Beyşehir ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

FASILYA

Fasulye, bk. fasılye, fasule.

FASILDAK

Kalın, kart ve kısık sesli kişi.

FASILASIZ

Kesintisiz. Durmadan, ara vermeden, biteviye.

FASILA

Aralık, ara, kesinti.

KARAFASIL

Kastamonu kenti, Pınarbaşı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

  -   -   -  

Anlamında FASIL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde FASIL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ULAŞTURU

Ardı kesilmeksizin, muttasıl, sürekli, devamlı, fasılasız.

TESLİM

Bir şeyi sahibine verme. Fasıl müziğinde peşrevin ve saz semaisinin her hanesi sonunda tekrarlanan parça. Emanet alınan bir şeyi sahibine geri verme. Gerçek olduğunu kabul etme, doğrulama. Bırakma, devretme, terk etme. Teslim ol veya teslim oluyorum sözü.

ARAM

Fırsat, uygun zaman: Aramını bulsam babamdan para istiyeceğim. Aralık, fasıla.

FASAL

Tahıl, sebze, meyve ve yün gibi şeylerin döküntüsü. Suyun dibine çöken tortu. Köylerde izinsiz olarak ekilen tütün. Usul, kural. Fasıl. Toprak dam yaparken kullanılan içi dolu, yumuşak kamış. (Yenikent Aksaray Niğde).

FLAT

Bir sesin yarım ton kalınlaştırılacağını gösteren nota işareti. Çalgı veya düzeneğin doğal ve yalın tonunu alabilmek için tüm fasılaların tonu etkilemeyecek biçimde eşit ve tam orta seviyede konumlandırılması.

AYRILI

Ayrılmış olan, ayrı duran, munfasıl.

AYIRIM

tefrik. fasıl. Nesneler ve uyaranları yeğinlik, kimlik ve nitelik açılarından birbirinden ayırt edebilme işi.

ARA

İki şeyi birbirinden ayıran uzaklık, aralık, boşluk, mesafe. İki olguyu, iki olayı birbirinden ayıran zaman, fasıla. Kişilerin veya toplulukların birbirine karşı olan durumu veya ilgisi. Toplu jimnastik dizilmelerinde, sıradakilerin birbirlerinden yanlamasına olan uzaklıkları. Spor karşılaşmalarında oyuncuların dinlenmek ve taktik almak için kullandıkları süre. İç. Bir oyunda, bir filmde izleme sırasında dinlenmek üzere verilen kısa süre, antrakt.

ARALIKLI

Birbirine bitişik olmayan, aralarında açıklık bulunan, aralı, fasılalı. Dizgide kelimeler, harfler veya satırlar arasında açıklık olan, espaslı. Kesik kesik.

FESL

Fasıl. Arapça kökenli fasl: fasl.