Kelimeler arşivi içinde; başında "fasıl" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. fasıl ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu fasıl ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde fasıl olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
FASILASIZ
FASILALI, FASILDAK, FASILLAR
FASILYA
FASILA
FASIL
FASIL
Bölüm, kısım, devre. Osmanlı ve Arap tiyatrosunda oyunun perde bölümü. Dönem, devre. Belli bir sürede yapılmış olan iş, karşılaşılan durum veya olay. Bütçede ayrı ayrı gösterilen bölümler. Orta oyununa başlamadan önce saz takımının çaldığı köçek havası ve curcuna. Peşrev, nakış, şarkı, saz semaisi vb. parçaların belli bir sıraya göre çalınıp söylenmesi.
FASILLAR
Kastamonu ilinde, Daday ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Konya şehrinde, Beyşehir ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
FASILASIZ
Kesintisiz. Durmadan, ara vermeden, biteviye.
FASILA
Aralık, ara, kesinti.
FASILALI
Aralı, aralıklı.
FASILDAK
Kalın, kart ve kısık sesli kişi.
FASILYA
Fasulye, bk. fasılye, fasule.
Bu bölümde tanımı içerisinde FASIL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARA
İki şeyi birbirinden ayıran uzaklık, aralık, boşluk, mesafe. İki olguyu, iki olayı birbirinden ayıran zaman, fasıla. Kişilerin veya toplulukların birbirine karşı olan durumu veya ilgisi. Toplu jimnastik dizilmelerinde, sıradakilerin birbirlerinden yanlamasına olan uzaklıkları. Spor karşılaşmalarında oyuncuların dinlenmek ve taktik almak için kullandıkları süre. İç. Bir oyunda, bir filmde izleme sırasında dinlenmek üzere verilen kısa süre, antrakt.
ARALIKLI
Birbirine bitişik olmayan, aralarında açıklık bulunan, aralı, fasılalı. Dizgide kelimeler, harfler veya satırlar arasında açıklık olan, espaslı. Kesik kesik.
AYRILI
Ayrılmış olan, ayrı duran, munfasıl.
FASAL
Tahıl, sebze, meyve ve yün gibi şeylerin döküntüsü. Suyun dibine çöken tortu. Köylerde izinsiz olarak ekilen tütün. Usul, kural. Fasıl. Toprak dam yaparken kullanılan içi dolu, yumuşak kamış. (Yenikent Aksaray Niğde).
ULAŞTURU
Ardı kesilmeksizin, muttasıl, sürekli, devamlı, fasılasız.
AYIRIM
tefrik. fasıl. Nesneler ve uyaranları yeğinlik, kimlik ve nitelik açılarından birbirinden ayırt edebilme işi.
TESLİM
Bir şeyi sahibine verme. Fasıl müziğinde peşrevin ve saz semaisinin her hanesi sonunda tekrarlanan parça. Emanet alınan bir şeyi sahibine geri verme. Gerçek olduğunu kabul etme, doğrulama. Bırakma, devretme, terk etme. Teslim ol veya teslim oluyorum sözü.
ARAM
Fırsat, uygun zaman: Aramını bulsam babamdan para istiyeceğim. Aralık, fasıla.
FLAT
Bir sesin yarım ton kalınlaştırılacağını gösteren nota işareti. Çalgı veya düzeneğin doğal ve yalın tonunu alabilmek için tüm fasılaların tonu etkilemeyecek biçimde eşit ve tam orta seviyede konumlandırılması.
FESL
Fasıl. Arapça kökenli fasl: fasl.