Kelimeler arşivinde; içinde "eşit" olan, toplam 43 tane kelime bulunuyor. İçerisinde eşit bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu eşit ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında eşit olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÇEŞİTLENDİREBİLME
ÇEŞİTLENDİRİLMEK
ÇEŞİTLENDİRİLME, KAYALARREŞİTBEY, ÇEŞİTLENEBİLMEK
ÇEŞİTLENDİRMEK, BİYOÇEŞİTLİLİK, EŞİTLEYEBİLMEK, ÇEŞİTLENEBİLME
ÇEŞİTLENDİRME, EŞİTLEŞTİRMEK, EŞİTLEYEBİLME
EŞİTLEŞTİRME, ENVAİÇEŞİTLİ
ÇEŞİTLENMEK
ÇEŞİTKENAR, EŞİTSİZLİK, ABDÜRREŞİT, EŞİTLENMEK, EŞİTLEŞMEK, EŞİTTURMEK, ENVAİÇEŞİT, ÇEŞİTLİLİK, ÇEŞİTLENME, ÇEŞİTLEMEK
EŞİTLEŞME, EŞİTLENME, EŞİTLEMEK, EŞİTÇİLİK, ÇEŞİTLEME
EŞİTLEME
EŞİTLİK, EŞİTMEK, BİÇEŞİT, EŞİTSİZ, ÇEŞİTLİ
EŞİTÇİ
REŞİT, ÇEŞİT, NEŞİT, ŞEŞİT, YEŞİT
EŞİT
EŞİT
Yapı, değer, boyut, nicelik ve nitelik bakımından birbirinden ne artık ne eksik olmayan (iki veya daha çok şey), müsavi. Aynı haklardan yararlanan, aynı düzeyde olan (kimse).
EŞİTLEŞTİRME
Eşitleştirmek işi.
ENVAİÇEŞİTLİ
Envaitürlü.
ÇEŞİTLENEBİLME
Çeşitlenebilmek işi.
ÇEŞİTLENMEK
Çeşitli duruma gelmek. Çeşidi artmak.
ÇEŞİTLENDİRME
Çeşitlendirmek işi. Yatırımcının portföy oluştururken riskini en aza indirmek amacıyla fonlarını çeşitli alanlarda etkinlik gösteren firmaların çıkarttığı taşınır değerler arasında dağıtması.
BİYOÇEŞİTLİLİK
Deniz ve kara sularındaki ekolojik ortamda yer alan canlılarda gözlenen değişkenlik.
EŞİTLEŞTİRMEK
Eşit duruma getirmek.
KAYALARREŞİTBEY
Sakarya ili, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
ÇEŞİTLENDİRİLMEK
Çeşitlenmesi sağlanmak.
ÇEŞİTLENDİRİLME
Çeşitlendirilmek işi.
ÇEŞİTLENDİREBİLME
Çeşitlendirebilmek işi.
ÇEŞİTLENDİRMEK
Çeşitlerini artırmak.
ÇEŞİTLENEBİLMEK
Çeşitlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
EŞİTLEYEBİLME
Eşitleyebilmek işi.
EŞİTLEYEBİLMEK
Eşitleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde EŞİT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ASTİGMATİZM
Gözün saydam tabakasında meridyenlerin eşitsizliği yüzünden net görememe durumu.
AKSESUAR
Bir aletin, bir makinenin işlevine katılmayan ancak kendine özgü ayrı bir yararı bulunan alet, araç veya nesne. Konunun gerektirdiği ölçüde kullanılan, bir sahne içinde yer alan veya oyuncunun dekor gereği kullandığı çeşitli eşya. Giysiyi bütünleyen çanta, kemer, şapka, eldiven, mücevher vb. eşya.
ANGSTRÖM
Metrenin on milyarda biri değerine eşit olan ışık dalgalarını ölçme birimi.
AYRIŞIK
Ayrışmış olan. Birbirlerine çok fazla benzer özellikler taşımayan parça veya birimlerden oluşan bütün veya topluluk, ayrı cinsten, heterojen. Ayrı türden, çeşit çeşit, muhtelif, heterojen.
AVARYA
Bir deniz yolculuğunda geminin veya yükünün gördüğü zarar. Çeşitli sebeplerle dayanıklılığını ve esnekliğini kaybetmiş yapağı ve yün.
AVANTAJ
Üstünlük. Kazanım. Yarar. Teniste eşitliğin bozulması için alınan ilk puan.
ANI
Geçmişte yaşanmış çeşitli olaylardan belleğin sakladığı her türlü iz, hatıra. Yaşanmış olayların anlatıldığı yazı türü, hatıra.
ARİTMİ
Kalp atışlarındaki düzensizlik ve eşitsizlik.
AÇILAMA
Güç bir sahnenin çeşitli açılardan çekiminin yapılması.
AKRAN
Yaş, meslek, toplumsal durum vb. bakımından birbirine eşit olanlardan her biri, boydaş, böğür, taydaş, öğür.
APAREY
Çeşitli parçalardan meydana gelen alet, cihaz.
AD
Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.
AYDINLANMA
Aydınlanmak işi ya da durumu. Bir sorun üzerine gereği kadar bilgi edinme, tenevvür. Bir yüzeyin, karşısına konulan eşit ışık kaynaklarının sayısı ile orantılı olarak aydınlık görünmesi.
ASKAT
Herhangi bir ölçü biriminin bölündüğü eşit parçalardan her biri.
ARAYÜZ
Bilgisayar yazılımlarının kullanıcı tarafından çalıştırılmasını sağlayan, çeşitli resimlerin, grafiklerin, yazıların yer aldığı ön sayfa.
AÇIORTAY
Bir açıyı, ölçüleri birbirine eşit olan iki açısal bölgeye ayıran doğru parçası.
ATOM
Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.
ACYOCU
Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse.
AFET
Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.
ARGÜMAN
Kanıt. Tez, iddia, sav. Bir çıkış kümesinin değişkeni. Bir denklem, bir eşitsizlik veya bir gök cisminin hareketine ait herhangi bir elemanın bağlı bulunduğu belli bir değer. Bir cetvelde diğer bir sayıyı bulmak için yararlanılan sayı.