İçinde EŞİT geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "eşit" olan, toplam 43 tane kelime bulunuyor. İçerisinde eşit bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu eşit ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında eşit olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

ÇEŞİTLENDİREBİLME

16 harfli kelimeler

ÇEŞİTLENDİRİLMEK

15 harfli kelimeler

ÇEŞİTLENDİRİLME, KAYALARREŞİTBEY, ÇEŞİTLENEBİLMEK

14 harfli kelimeler

ÇEŞİTLENDİRMEK, BİYOÇEŞİTLİLİK, EŞİTLEYEBİLMEK, ÇEŞİTLENEBİLME

13 harfli kelimeler

ÇEŞİTLENDİRME, EŞİTLEŞTİRMEK, EŞİTLEYEBİLME

12 harfli kelimeler

EŞİTLEŞTİRME, ENVAİÇEŞİTLİ

11 harfli kelimeler

ÇEŞİTLENMEK

10 harfli kelimeler

ÇEŞİTKENAR, EŞİTSİZLİK, ABDÜRREŞİT, EŞİTLENMEK, EŞİTLEŞMEK, EŞİTTURMEK, ENVAİÇEŞİT, ÇEŞİTLİLİK, ÇEŞİTLENME, ÇEŞİTLEMEK

9 harfli kelimeler

EŞİTLEŞME, EŞİTLENME, EŞİTLEMEK, EŞİTÇİLİK, ÇEŞİTLEME

8 harfli kelimeler

EŞİTLEME

7 harfli kelimeler

EŞİTLİK, EŞİTMEK, BİÇEŞİT, EŞİTSİZ, ÇEŞİTLİ

6 harfli kelimeler

EŞİTÇİ

5 harfli kelimeler

REŞİT, ÇEŞİT, NEŞİT, ŞEŞİT, YEŞİT

4 harfli kelimeler

EŞİT

Bazı kelimelerin anlamları

EŞİT

Yapı, değer, boyut, nicelik ve nitelik bakımından birbirinden ne artık ne eksik olmayan (iki veya daha çok şey), müsavi. Aynı haklardan yararlanan, aynı düzeyde olan (kimse).

ÇEŞİTLENEBİLMEK

Çeşitlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.

ÇEŞİTLENDİRİLME

Çeşitlendirilmek işi.

ÇEŞİTLENDİRME

Çeşitlendirmek işi. Yatırımcının portföy oluştururken riskini en aza indirmek amacıyla fonlarını çeşitli alanlarda etkinlik gösteren firmaların çıkarttığı taşınır değerler arasında dağıtması.

ÇEŞİTLENMEK

Çeşitli duruma gelmek. Çeşidi artmak.

BİYOÇEŞİTLİLİK

Deniz ve kara sularındaki ekolojik ortamda yer alan canlılarda gözlenen değişkenlik.

ÇEŞİTLENDİRİLMEK

Çeşitlenmesi sağlanmak.

ÇEŞİTLENDİRMEK

Çeşitlerini artırmak.

ÇEŞİTLENEBİLME

Çeşitlenebilmek işi.

KAYALARREŞİTBEY

Sakarya ili, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

ENVAİÇEŞİTLİ

Envaitürlü.

EŞİTLEŞTİRMEK

Eşit duruma getirmek.

EŞİTLEYEBİLMEK

Eşitleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

EŞİTLEŞTİRME

Eşitleştirmek işi.

EŞİTLEYEBİLME

Eşitleyebilmek işi.

ÇEŞİTLENDİREBİLME

Çeşitlendirebilmek işi.

  -   -   -  

Anlamında EŞİT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EŞİT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AVANTAJ

Üstünlük. Kazanım. Yarar. Teniste eşitliğin bozulması için alınan ilk puan.

ANGSTRÖM

Metrenin on milyarda biri değerine eşit olan ışık dalgalarını ölçme birimi.

AD

Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.

ARAYÜZ

Bilgisayar yazılımlarının kullanıcı tarafından çalıştırılmasını sağlayan, çeşitli resimlerin, grafiklerin, yazıların yer aldığı ön sayfa.

AKRAN

Yaş, meslek, toplumsal durum vb. bakımından birbirine eşit olanlardan her biri, boydaş, böğür, taydaş, öğür.

AÇIORTAY

Bir açıyı, ölçüleri birbirine eşit olan iki açısal bölgeye ayıran doğru parçası.

AYRIŞIK

Ayrışmış olan. Birbirlerine çok fazla benzer özellikler taşımayan parça veya birimlerden oluşan bütün veya topluluk, ayrı cinsten, heterojen. Ayrı türden, çeşit çeşit, muhtelif, heterojen.

ASTİGMATİZM

Gözün saydam tabakasında meridyenlerin eşitsizliği yüzünden net görememe durumu.

ASKAT

Herhangi bir ölçü biriminin bölündüğü eşit parçalardan her biri.

ANI

Geçmişte yaşanmış çeşitli olaylardan belleğin sakladığı her türlü iz, hatıra. Yaşanmış olayların anlatıldığı yazı türü, hatıra.

AKSESUAR

Bir aletin, bir makinenin işlevine katılmayan ancak kendine özgü ayrı bir yararı bulunan alet, araç veya nesne. Konunun gerektirdiği ölçüde kullanılan, bir sahne içinde yer alan veya oyuncunun dekor gereği kullandığı çeşitli eşya. Giysiyi bütünleyen çanta, kemer, şapka, eldiven, mücevher vb. eşya.

AÇILAMA

Güç bir sahnenin çeşitli açılardan çekiminin yapılması.

ARİTMİ

Kalp atışlarındaki düzensizlik ve eşitsizlik.

APAREY

Çeşitli parçalardan meydana gelen alet, cihaz.

ACYOCU

Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse.

AVARYA

Bir deniz yolculuğunda geminin veya yükünün gördüğü zarar. Çeşitli sebeplerle dayanıklılığını ve esnekliğini kaybetmiş yapağı ve yün.

ARGÜMAN

Kanıt. Tez, iddia, sav. Bir çıkış kümesinin değişkeni. Bir denklem, bir eşitsizlik veya bir gök cisminin hareketine ait herhangi bir elemanın bağlı bulunduğu belli bir değer. Bir cetvelde diğer bir sayıyı bulmak için yararlanılan sayı.

AYDINLANMA

Aydınlanmak işi ya da durumu. Bir sorun üzerine gereği kadar bilgi edinme, tenevvür. Bir yüzeyin, karşısına konulan eşit ışık kaynaklarının sayısı ile orantılı olarak aydınlık görünmesi.

ATOM

Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.

AFET

Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.