İçinde EĞİŞMEK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "eğişmek" olan, toplam 2 tane kelime bulunuyor. İçerisinde eğişmek bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu eğişmek ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında eğişmek olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

EĞİŞMEK

Kıskanmak, inatlaşmak. Emanet etmek.

DEĞİŞMEK

Başka bir biçim veya duruma girmek, tahavvül etmek. Değiştirmek. Karşılıklı alıp vermek, mübadele etmek. Yerine başka şey veya kimse gelmek.

  -   -   -  

Anlamında EĞİŞMEK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EĞİŞMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

TUHAFLAŞMAK

Tuhaf olmak, tuhaf duruma gelmek. Şaşırmak. Başkalaşmak, huyu değişmek.

DÖNMEK

Kendi ekseni üzerinde ya da başka bir şeyin dolayında hareket etmek. Sapmak. Bir şeyi andıracak duruma girmek, benzemek. Geri gelmek, geri gitmek. Kendini bir yandan bir yana çevirmek. Sınıfta kalmak. Bırakılan bir konu veya işe başlamak. Belirli bir yerde dolaşmak. Yönelmek. Söz konusu etmek, hatırlamak. Durumdan duruma geçmek, değişmek, olduğundan daha değişik bir durum almak, benzemek. Hileyle, gizlice yapılmak. İnanç, din veya düşüncesini değiştirmek. Yönetilmek, düzene konulmak, çekip çevrilmek.

DENİŞMEK

Bir yerde gerekli işleri ve hareketleri yapabilmek, her bakımdan idare etmek: Daracik yerde denişiyoruz. Büyüyüp serpilmek: Küçük çocuk iyi denişti. Değişmek. Değişmek (Çayağzı), karşılığı deişmek, deyişmek.

DEĞİŞİVERMEK

Çabucak veya ansızın değişmek.

DEGİŞİLİNMEK

Değişmek.

DEYİŞMEK

Saz şairleri karşılıklı türkü söylemek. Değişmek, karşılığı deişmek,denişmek.

DEİŞMEK

Değişmek, karşılığı denişmek, deyişmek.

DEPLASE

"Yerini değiştirmek" anlamındaki deplase etmek , "yeri değişmek." anlamındaki deplase olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz.

KAYMAK

Sütün ya da yoğurdun yüzünde zar durumunda toplanan, açık sarı renkli, koyu yağlı katman, krema. Kaygan bir yüzey üzerinde birdenbire dengesini yitirmek. Yağmur ve selden sonra toprağın üzerinde kalan özlü tabaka. Anlamı değişmek. Bir şeyin en iyi ve seçkin bölümü. Durum değiştirmek. Düz, ıslak, donmuş veya kaygan bir yüzey üzerinde sürtünerek kolayca yer değiştirmek. Cinsel ilişkide bulunmak. Kurtulmak. Sütü yayvan kaplar içinde ve hafif ateşte tutarak elde edilen koyu, yağlı öz. Yağışların etkisiyle toprağın alt tabakasının gevşemesi sonucu üst tabaka oynamak. Görüş, düşünce veya tutumunu değiştirmek.

DEGİŞMEK

Değişmek. Mübadele etmek.

DEĞİŞME

Değişmek işi. Değişim.

AYRUKSIMAK

Başkalaşmak, başka türlü olmak, tagayyür etmek, değişmek.

BÖRKMEK

Suda fazla kalma sebebiyle deri kabarmak. Hastalık sebebiyle yüz değişmek. Turşu olmak. Zenginleşmek, onmak. Terlemek, bunalmak.

DEVİNMEK

Vücudu oynatmak veya kıpırdatmak, kımıldanmak, hareket etmek. Bir cismin, bir noktaya göre, yeri veya durumu değişmek, hareket etmek.

DEĞŞÜRMEK

Değiştirmek, değişmek.

OYNAMAK

Vakit geçirme, eğlenme, oyalanma vb. amaçlarla bir şeyle uğraşmak. Tehlikeye düşürmek. Bir film, oyun vb.nde rol almak. Oyalanmak, gereği gibi yapmamak, boşuna vakit geçirmek. Sarsılmak, yeri değişmek. Rastgele yön vermek, aldatmak. Sporla ilgili çalışmalara katılmak. Bir şeyi sürekli evirip çevirmek veya sürekli olarak ona dokunmak. Büyük bir ustalık, beceri ve kolaylıkla bir işi yapmak. Herhangi birine karşı önemsemeyici davranışlarda bulunmak. Değişiklik göstermek. Eşyanın herhangi bir parçası kımıldamak, hareket etmek. Müziğin gerektirdiği uyumlu hareketleri yapmak. Kımıldamak, hareket etmek. Tedirgin etmek, rahatsız edici davranışta bulunmak. Film gösterilmek. Tiyatro eseri sahneye konmak. Değiştirmek, bozmak, tahrif etmek.

TEKDÜZE

Değişmeksizin, düzenli, aynı biçimde tekrarlanan, sürüp giden, tek örnek, muttarit, yeknesak, monoton. (te'kdüze) Değişmeyerek, aynı biçimde tekrar edilerek, bitevi, biteviye.

YÜRÜMEK

Adım atarak ilerlemek, gitmek. Yol almak. Faiz, hesap edilmek, işlemek. Karada ya da suda, herhangi bir yöne doğru sürekli olarak yer değiştirmek. Bir yere gelmek, bir yere ulaşmak, kaplamak. Geçmek, ilerlemek, değişmek. Çocuk ayakları üzerinde gezecek duruma gelmek. Yayan gezmek, yayan gitmek. Gereği gibi yapılmak veya ilerlemek. Ölmek. Bir işte ileri gitmek. Üzerine doğru gitmek, akın etmek, saldırmak, hücum etmek.

BAŞKALAŞMAK

Başka bir varlığa, niteliğe dönüşmek, değişmek, farklılık kazanmak. Biçim değiştirmek, istihale etmek. Kötüleşmek, bozulmak.

DEEŞMEK

Değişmek.