Kelimeler arşivi içinde; sonunda "eğişmek" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu eğişmek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında eğişmek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde eğişmek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
EĞİŞMEK
Kıskanmak, inatlaşmak. Emanet etmek.
DEĞİŞMEK
Başka bir biçim veya duruma girmek, tahavvül etmek. Değiştirmek. Karşılıklı alıp vermek, mübadele etmek. Yerine başka şey veya kimse gelmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde EĞİŞMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
YÜRÜMEK
Adım atarak ilerlemek, gitmek. Yol almak. Faiz, hesap edilmek, işlemek. Karada ya da suda, herhangi bir yöne doğru sürekli olarak yer değiştirmek. Bir yere gelmek, bir yere ulaşmak, kaplamak. Geçmek, ilerlemek, değişmek. Çocuk ayakları üzerinde gezecek duruma gelmek. Yayan gezmek, yayan gitmek. Gereği gibi yapılmak veya ilerlemek. Ölmek. Bir işte ileri gitmek. Üzerine doğru gitmek, akın etmek, saldırmak, hücum etmek.
DEİŞMEK
Değişmek, karşılığı denişmek, deyişmek.
BAŞKALAŞMAK
Başka bir varlığa, niteliğe dönüşmek, değişmek, farklılık kazanmak. Biçim değiştirmek, istihale etmek. Kötüleşmek, bozulmak.
DEPLASE
"Yerini değiştirmek" anlamındaki deplase etmek , "yeri değişmek." anlamındaki deplase olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz.
DEĞİŞME
Değişmek işi. Değişim.
KAYMAK
Sütün ya da yoğurdun yüzünde zar durumunda toplanan, açık sarı renkli, koyu yağlı katman, krema. Kaygan bir yüzey üzerinde birdenbire dengesini yitirmek. Yağmur ve selden sonra toprağın üzerinde kalan özlü tabaka. Anlamı değişmek. Bir şeyin en iyi ve seçkin bölümü. Durum değiştirmek. Düz, ıslak, donmuş veya kaygan bir yüzey üzerinde sürtünerek kolayca yer değiştirmek. Cinsel ilişkide bulunmak. Kurtulmak. Sütü yayvan kaplar içinde ve hafif ateşte tutarak elde edilen koyu, yağlı öz. Yağışların etkisiyle toprağın alt tabakasının gevşemesi sonucu üst tabaka oynamak. Görüş, düşünce veya tutumunu değiştirmek.
TUHAFLAŞMAK
Tuhaf olmak, tuhaf duruma gelmek. Şaşırmak. Başkalaşmak, huyu değişmek.
DEYİŞMEK
Saz şairleri karşılıklı türkü söylemek. Değişmek, karşılığı deişmek,denişmek.
DEĞİŞİVERMEK
Çabucak veya ansızın değişmek.
DÖNMEK
Kendi ekseni üzerinde ya da başka bir şeyin dolayında hareket etmek. Sapmak. Bir şeyi andıracak duruma girmek, benzemek. Geri gelmek, geri gitmek. Kendini bir yandan bir yana çevirmek. Sınıfta kalmak. Bırakılan bir konu veya işe başlamak. Belirli bir yerde dolaşmak. Yönelmek. Söz konusu etmek, hatırlamak. Durumdan duruma geçmek, değişmek, olduğundan daha değişik bir durum almak, benzemek. Hileyle, gizlice yapılmak. İnanç, din veya düşüncesini değiştirmek. Yönetilmek, düzene konulmak, çekip çevrilmek.
DENİŞMEK
Bir yerde gerekli işleri ve hareketleri yapabilmek, her bakımdan idare etmek: Daracik yerde denişiyoruz. Büyüyüp serpilmek: Küçük çocuk iyi denişti. Değişmek. Değişmek (Çayağzı), karşılığı deişmek, deyişmek.
DEGİŞİLİNMEK
Değişmek.
DEGİŞMEK
Değişmek. Mübadele etmek.
AYRUKSIMAK
Başkalaşmak, başka türlü olmak, tagayyür etmek, değişmek.
TEKDÜZE
Değişmeksizin, düzenli, aynı biçimde tekrarlanan, sürüp giden, tek örnek, muttarit, yeknesak, monoton. (te'kdüze) Değişmeyerek, aynı biçimde tekrar edilerek, bitevi, biteviye.
DEVİNMEK
Vücudu oynatmak veya kıpırdatmak, kımıldanmak, hareket etmek. Bir cismin, bir noktaya göre, yeri veya durumu değişmek, hareket etmek.
DEEŞMEK
Değişmek.
BÖRKMEK
Suda fazla kalma sebebiyle deri kabarmak. Hastalık sebebiyle yüz değişmek. Turşu olmak. Zenginleşmek, onmak. Terlemek, bunalmak.
OYNAMAK
Vakit geçirme, eğlenme, oyalanma vb. amaçlarla bir şeyle uğraşmak. Tehlikeye düşürmek. Bir film, oyun vb.nde rol almak. Oyalanmak, gereği gibi yapmamak, boşuna vakit geçirmek. Sarsılmak, yeri değişmek. Rastgele yön vermek, aldatmak. Sporla ilgili çalışmalara katılmak. Bir şeyi sürekli evirip çevirmek veya sürekli olarak ona dokunmak. Büyük bir ustalık, beceri ve kolaylıkla bir işi yapmak. Herhangi birine karşı önemsemeyici davranışlarda bulunmak. Değişiklik göstermek. Eşyanın herhangi bir parçası kımıldamak, hareket etmek. Müziğin gerektirdiği uyumlu hareketleri yapmak. Kımıldamak, hareket etmek. Tedirgin etmek, rahatsız edici davranışta bulunmak. Film gösterilmek. Tiyatro eseri sahneye konmak. Değiştirmek, bozmak, tahrif etmek.
DEĞŞÜRMEK
Değiştirmek, değişmek.