Kelimeler arşivinde; içinde "eğe" olan, toplam 381 tane kelime bulunuyor. İçerisinde eğe bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu eğe ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında eğe olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DEĞERLENDİREBİLME, DEĞERLENDİRİVERME, DEĞERSİZLEŞEBİLME, DEĞERSİZLEŞTİRİCİ, DEĞERSİZLEŞTİRMEK
DEĞERLENDİRİLMEK, BİYOEŞDEĞERLİLİK, DEĞERLENDİRMELİK, DEĞERSİZLEŞTİRME, SÜMÜKLEĞENBÖCEĞİ, SÜREĞENLEŞTİRMEK
DEĞERLENDİRİLME, BEĞENDİREBİLMEK, DEĞERLENDİRİLİŞ, DEĞERLENEBİLMEK, DEĞERLENİVERMEK, SÜREĞENLEŞTİRME
DEĞERBİLMEZLİK, DEĞERLENDİRMEK, SÜTLEĞENGİLLER, BEĞENDİREBİLME, BEĞENECEKLEYİN, BEĞENMEZLENMEK, DEĞERLENEBİLME, DEĞERLENİVERME, DEĞERSİZLEŞMEK, ÖZDEĞERLENDİRİ
DEĞERLENDİRME, GÜÇBEĞENİRLİK, ÖTLEĞENGİLLER, SÜREĞENLEŞMEK, BEĞENDİRİLMEK, DEĞERBİLİRLİK, DEĞERLENDİRİM, DEĞERSİZLEŞME, EĞERLİDEREKÖY, EĞERLİKOZÖREN, HÜNKARBEĞENDİ, ÖRNEKLEMDEĞER, TIKTIKDELEĞEN
BEĞENİLİRLİK, BEĞENİRLİLİK, SÜREĞENLEŞME, BEĞENDİRİLME, BEĞENDİRTMEK, BEĞENEBİLMEK, BEĞENİŞLİLİK, BEĞENİVERMEK, EĞERCEMAYANA, EĞERLİALÖREN, EĞERLİBAŞKÖY, EŞDEĞERLEYİM, İÇDEĞERBİÇİM, MEĞERSİMEMEK, ÖTEĞENGİLLER, SÜLEĞEGABAĞI
BEĞENDİRMEK, BEĞENMEZLİK, DEĞERBİLMEZ, DEĞERLENMEK, DEĞERSİZLİK, BEĞENDİKLER, BEĞENDİRTME, BEĞENEBİLME, BEĞENİVERME, BİSSEĞELLEK, BÖĞÜRTLEĞEN, DEĞERDEŞLİK, DEĞERLEMECİ, FEĞELDEŞMEK, FESLEĞENSİZ, MEĞERSİNMEK, MEĞEZLENMEK, ÖLÇEKDEĞERİ, ÖZDEĞERLEME, PAŞABEĞENDİ, SAKALLEĞENİ, YEĞENDERESİ
BEĞENİLMEK, BEĞENİRLİK, DEĞERLEMEK, DEĞERLENME, DEĞERLİLİK, GÜÇBEĞENİR, SAYGIDEĞER, DEĞERBİLİR, BEĞELİNMEK, BEĞENDİRME, BEYBEĞENDİ, CÜKCELEĞEN, DEDDELEĞEN, DEĞEBİLMEK, DEĞERLENİŞ, DEĞERYAZIM, DEĞETLEMEK, EĞECİUŞAĞI, EĞERLENMEK, EĞERTAŞLAR, EŞDEĞERLİK, EŞTEĞETLİK, EVRENDEĞER, FEĞELDEMEK, FESLEĞENLİ, GEĞELLEMEK, GEĞENNEMEK, HANBEĞENDİ, KESEĞENLİK, MEĞELLEMEK, Devamını Oku »»
BEĞENİLİR, BEĞENİLME, BEĞENİSİZ, DEĞERLEME, SAĞBEĞENİ, BEĞENİLİŞ, BÖRTLEĞEN, ÇURTLEĞEN, DEĞEBİLME, DEĞERİREK, EĞEBİLMEK, EĞEDEMİRİ, EĞELEŞMEK, EĞERBELLİ, EĞERKIRAN, EĞEŞLEMEK, ELBEĞENDİ, GEĞELEMEK, GEZEĞENLE, ISILDEĞER, İSKELEĞEN, PEREĞENTİ, SEĞELTMEK, SEĞERBAŞI, SEĞERTMEK, SEPETLEĞE, TEĞELTİCİ, TEĞETALTI, TEPEDEĞER, TİMİNNEĞE, Devamını Oku »»
BEĞENİLİ, BEĞENMEK, DEĞERSİZ, EĞELEMEK, FESLEĞEN, SÜTLEĞEN, BAĞDEĞER, BEĞENDİK, BEĞENESİ, BEĞENLER, BEĞERMEK, BELLEĞEN, BİSLEĞEÇ, BİSSEĞEL, BİŞLEĞEÇ, BİTLEĞEÇ, CANDEĞER, CİRLEĞEN, DEĞERİMİ, DEĞERLİK, DEĞERMEN, DİLLEĞEN, EĞEBİLME, EĞERCİLİ, EĞEREMEK, EĞERKAŞI, GEĞERCİK, GEĞERMEK, GERLEĞEN, GİZDEĞER, Devamını Oku »»
BEĞENCE, BEĞENİR, BEĞENİŞ, BEĞENME, DEĞERLİ, EĞELEME, GELEĞEN, GİDEĞEN, GÜLEĞEN, KÜSEĞEN, MEĞERKİ, MEĞERSE, ÖTLEĞEN, PİŞEĞEN, SÜREĞEN, TEĞELTİ, BEĞENDİ, BEĞERLİ, BELEĞEZ, BEZEĞEN, BİSEĞEL, BİŞEĞEL, BİŞEĞEN, BİZEĞEM, ÇEĞESEK, ÇÖKEĞEN, DEĞERGE, DEĞERMİ, DELEĞEÇ, DELEĞEN, Devamını Oku »»
BEĞENİ, İVEĞEN, BEĞENÇ, CEĞERT, DEĞERİ, EDEĞEN, EĞECEN, EĞELCE, EĞELİK, EĞEMEK, EĞERCİ, EĞEREK, EĞEREM, EĞERİM, EĞERTİ, EĞEŞCİ, EMEĞEN, ESEĞEN, GEĞESİ, İLEĞEN, İŞEĞEN, KELEĞE, MEĞENE, MEĞERT, ÖĞSEĞE, ÖKSEĞE, ÖLEĞEZ, ÖREĞEN, ÖTEĞEN, TEĞERE, Devamını Oku »»
DEĞER, LEĞEN, MEĞER, TEĞET, YEĞEN, BEĞEL, BEĞER, CEĞEL, CEĞEN, CEĞER, CEĞET, ÇEĞEL, ÇEĞEN, DEĞET, EĞECE, EĞEĞİ, EĞEMİ, EĞENK, EĞENS, EĞENZ, EĞERE, EĞEYİ, EĞEZE, GEĞEZ, HEĞES, İTEĞE, LEĞER, MEĞEL, MEĞEZ, SEĞEK, Devamını Oku »»
EĞER, BEĞE, ÇEĞE, EĞEÇ, EĞEF, EĞEK, EĞEN, EĞES, EĞEŞ, EĞEY, EĞEZ, HEĞE, MEĞE, PEĞE, TEĞE, YEĞE
EĞE
EĞE
Göğüs kafesini oluşturan, arkadan omurgaya, önden de göğüs kemiğine eklenen uzun, yassı ve eğri kemiklerden her biri, kaburga. Maden, tahta vb.nin pürüzlerini düzeltmek için kullanılan, üzeri pürtüklü, sert, ensiz, çelik araç. Şaşma bildirir ünlem. Büyük kardeş, ağabey. Hey, ulan anlamında seslenme ünlemi: Ege, beni dinle. Kadınların yalnız başlarını yıkamaları. Çakı, bıçak ve benzerleri eşyaların ağızlarını keskinletmek için kullanılan bir araç. Kuka ipliğinden boncuk ve pul ile örülen oya. Motor ve kayık içinde bulunan bölme tahtaları. Kısmet, nasip, pay. Sahip, koruyucu. Kayığın kaburgasını teşkil eden ağaçlardan her biri. Kağnıda kanatları bağlayan tahtalar. (Yenikent Aksaray Niğde). Kayığın iç iskeletini oluşturan ağaçlar. (Gençali Senirkent Isparta). (Eş anlamlısı: kaburga), Çift ve kıvrık bir seri kemik ya da kısmen kıkırdaklı çubuklar olup sırt taraftan omurgaya, karın taraftan bir kısmı göğüs kemiğine hareket edebilecek biçimde eklemli bulunur. Kazanda pişirilmiş kaburga yemeği.
DEĞERLENDİRİLİŞ
Değerlendirilme işi.
DEĞERLENDİRİLME
Değerlendirilmek işi, kıymetlendirilme.
DEĞERLENDİRİVERME
Değerlendirivermek işi.
DEĞERSİZLEŞTİRİCİ
Kemleyici kelimesinin anlamdaşı.
DEĞERLENEBİLMEK
Değerlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DEĞERSİZLEŞTİRMEK
Değersiz duruma getirmek.
BEĞENDİREBİLMEK
Beğendirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DEĞERLENDİRİLMEK
Değerlendirme işi yapılmak, kıymetlendirilmek.
DEĞERSİZLEŞTİRME
Değersizleştirmek işi.
BİYOEŞDEĞERLİLİK
Farmasötik eşdeğer olan iki müstahzarın aynı molar dozda verilişinden sonra biyoyararlanımlarının ve böylece terapötik etkilerinin hem etkinlik hem de güvenlik bakımından aynı olmasını sağlayacak derecede benzer olması.
DEĞERLENDİRMELİK
Yeniden yol yapımı, önündeki yolun asfaltlanması ve benzeri nedenlerle değerleri arttırılmış olan binalardan alınan vergi.
DEĞERSİZLEŞEBİLME
Değersizleşebilmek işi.
SÜREĞENLEŞTİRMEK
Süreğen duruma getirmek, müzminleştirmek.
SÜMÜKLEĞENBÖCEĞİ
Salyangoz.
DEĞERLENDİREBİLME
Değerlendirebilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde EĞE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AHLAKÇA
Ahlak anlayışına göre, ahlak değerleri bakımından, ahlaken.
ACAYİP
Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı. Şaşma anlatan bir söz.
AĞIT
Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.
AKORTSUZLUK
Ses düzensizliği ya da ayarsızlığı. Radyoda gerçek ayar frekansı ile doğru değeri arasındaki sapma.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
AKILSAL
Düşünceyi ve gerçeği somut değerlerle birbirine bağlayan, hakikati içine alan.
ADİ
Değersiz, kötü, sıradan, hiçbir özelliği olmayan. Bayağı. Aşağılık, alçak.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
AKİK
Kalseduan kuvarsının bir türü olan, yüzük taşı, mühür vb. yapmakta kullanılan, türlü renklerde, yarı saydam, parlak ve değerli bir taş.
AFERİN
Övme, takdir, beğenme vb. duyguları belirtmek için söylenen söz, bravo. Öğrencilere verilen beğenme ve takdir kâğıdı.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
AH
İlenme, beddua. (a:h) Ağrı, acı duyulduğunda söylenen bir söz. (a:h) Sesin tonuna göre pişmanlık, öfke, özlem, beğenme, sevgi vb. duygular anlatan bir söz.
ABES
Gereksiz, yersiz, boş. Akla ve gerçeğe aykırı. Gereksiz bir biçimde.
AÇGÖZLÜ
Mala, yiyeceğe ve içeceğe doymak bilmeyen, açgöz, gözü aç, doymaz, gözü doymaz, tamahkâr, haris, hırslı, tokgözlü karşıtı.
AHLAKÇI
Ahlak konularını inceleyen filozof veya bu konularla uğraşan kimse. Her şeyi ahlak açısından değerlendiren, törelci, aktöreci, moralist.
AĞIRLIKLI
Ağırlığı olan. Değerlendirmelerde üzerinde fazlaca durulan. Çoğunluğu oluşturan.
AĞIRBAŞLI
Davranışları ölçülü, olgun (kimse), vakur, ciddi, hoppa karşıtı. Gösterişli. Değeri çok olan, ağır.
AKTİF
Etkin, canlı, hareketli, çalışkan, faal. Bir ticarethanenin, ortaklığın para ile değerlendirilebilen mal ve haklarının tümü. Etkili. Çalışan, çalışmasını sürdüren. Etken.
ACELECİ
Tez iş gören, çabuk davranan, canı tez, farfara, fırtına gibi, içi tez, ivecen, iveğen, kıvrak, sabırsız, tez canlı, telaşlı, acul.