İçinde EĞE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "eğe" olan, toplam 381 tane kelime bulunuyor. İçerisinde eğe bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu eğe ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında eğe olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

DEĞERLENDİREBİLME, DEĞERLENDİRİVERME, DEĞERSİZLEŞEBİLME, DEĞERSİZLEŞTİRİCİ, DEĞERSİZLEŞTİRMEK

16 harfli kelimeler

DEĞERLENDİRİLMEK, BİYOEŞDEĞERLİLİK, DEĞERLENDİRMELİK, DEĞERSİZLEŞTİRME, SÜMÜKLEĞENBÖCEĞİ, SÜREĞENLEŞTİRMEK

15 harfli kelimeler

DEĞERLENDİRİLME, BEĞENDİREBİLMEK, DEĞERLENDİRİLİŞ, DEĞERLENEBİLMEK, DEĞERLENİVERMEK, SÜREĞENLEŞTİRME

14 harfli kelimeler

DEĞERBİLMEZLİK, DEĞERLENDİRMEK, SÜTLEĞENGİLLER, BEĞENDİREBİLME, BEĞENECEKLEYİN, BEĞENMEZLENMEK, DEĞERLENEBİLME, DEĞERLENİVERME, DEĞERSİZLEŞMEK, ÖZDEĞERLENDİRİ

13 harfli kelimeler

DEĞERLENDİRME, GÜÇBEĞENİRLİK, ÖTLEĞENGİLLER, SÜREĞENLEŞMEK, BEĞENDİRİLMEK, DEĞERBİLİRLİK, DEĞERLENDİRİM, DEĞERSİZLEŞME, EĞERLİDEREKÖY, EĞERLİKOZÖREN, HÜNKARBEĞENDİ, ÖRNEKLEMDEĞER, TIKTIKDELEĞEN

12 harfli kelimeler

BEĞENİLİRLİK, BEĞENİRLİLİK, SÜREĞENLEŞME, BEĞENDİRİLME, BEĞENDİRTMEK, BEĞENEBİLMEK, BEĞENİŞLİLİK, BEĞENİVERMEK, EĞERCEMAYANA, EĞERLİALÖREN, EĞERLİBAŞKÖY, EŞDEĞERLEYİM, İÇDEĞERBİÇİM, MEĞERSİMEMEK, ÖTEĞENGİLLER, SÜLEĞEGABAĞI

11 harfli kelimeler

BEĞENDİRMEK, BEĞENMEZLİK, DEĞERBİLMEZ, DEĞERLENMEK, DEĞERSİZLİK, BEĞENDİKLER, BEĞENDİRTME, BEĞENEBİLME, BEĞENİVERME, BİSSEĞELLEK, BÖĞÜRTLEĞEN, DEĞERDEŞLİK, DEĞERLEMECİ, FEĞELDEŞMEK, FESLEĞENSİZ, MEĞERSİNMEK, MEĞEZLENMEK, ÖLÇEKDEĞERİ, ÖZDEĞERLEME, PAŞABEĞENDİ, SAKALLEĞENİ, YEĞENDERESİ

10 harfli kelimeler

BEĞENİLMEK, BEĞENİRLİK, DEĞERLEMEK, DEĞERLENME, DEĞERLİLİK, GÜÇBEĞENİR, SAYGIDEĞER, DEĞERBİLİR, BEĞELİNMEK, BEĞENDİRME, BEYBEĞENDİ, CÜKCELEĞEN, DEDDELEĞEN, DEĞEBİLMEK, DEĞERLENİŞ, DEĞERYAZIM, DEĞETLEMEK, EĞECİUŞAĞI, EĞERLENMEK, EĞERTAŞLAR, EŞDEĞERLİK, EŞTEĞETLİK, EVRENDEĞER, FEĞELDEMEK, FESLEĞENLİ, GEĞELLEMEK, GEĞENNEMEK, HANBEĞENDİ, KESEĞENLİK, MEĞELLEMEK, Devamını Oku »»

9 harfli kelimeler

BEĞENİLİR, BEĞENİLME, BEĞENİSİZ, DEĞERLEME, SAĞBEĞENİ, BEĞENİLİŞ, BÖRTLEĞEN, ÇURTLEĞEN, DEĞEBİLME, DEĞERİREK, EĞEBİLMEK, EĞEDEMİRİ, EĞELEŞMEK, EĞERBELLİ, EĞERKIRAN, EĞEŞLEMEK, ELBEĞENDİ, GEĞELEMEK, GEZEĞENLE, ISILDEĞER, İSKELEĞEN, PEREĞENTİ, SEĞELTMEK, SEĞERBAŞI, SEĞERTMEK, SEPETLEĞE, TEĞELTİCİ, TEĞETALTI, TEPEDEĞER, TİMİNNEĞE, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

BEĞENİLİ, BEĞENMEK, DEĞERSİZ, EĞELEMEK, FESLEĞEN, SÜTLEĞEN, BAĞDEĞER, BEĞENDİK, BEĞENESİ, BEĞENLER, BEĞERMEK, BELLEĞEN, BİSLEĞEÇ, BİSSEĞEL, BİŞLEĞEÇ, BİTLEĞEÇ, CANDEĞER, CİRLEĞEN, DEĞERİMİ, DEĞERLİK, DEĞERMEN, DİLLEĞEN, EĞEBİLME, EĞERCİLİ, EĞEREMEK, EĞERKAŞI, GEĞERCİK, GEĞERMEK, GERLEĞEN, GİZDEĞER, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

BEĞENCE, BEĞENİR, BEĞENİŞ, BEĞENME, DEĞERLİ, EĞELEME, GELEĞEN, GİDEĞEN, GÜLEĞEN, KÜSEĞEN, MEĞERKİ, MEĞERSE, ÖTLEĞEN, PİŞEĞEN, SÜREĞEN, TEĞELTİ, BEĞENDİ, BEĞERLİ, BELEĞEZ, BEZEĞEN, BİSEĞEL, BİŞEĞEL, BİŞEĞEN, BİZEĞEM, ÇEĞESEK, ÇÖKEĞEN, DEĞERGE, DEĞERMİ, DELEĞEÇ, DELEĞEN, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

BEĞENİ, İVEĞEN, BEĞENÇ, CEĞERT, DEĞERİ, EDEĞEN, EĞECEN, EĞELCE, EĞELİK, EĞEMEK, EĞERCİ, EĞEREK, EĞEREM, EĞERİM, EĞERTİ, EĞEŞCİ, EMEĞEN, ESEĞEN, GEĞESİ, İLEĞEN, İŞEĞEN, KELEĞE, MEĞENE, MEĞERT, ÖĞSEĞE, ÖKSEĞE, ÖLEĞEZ, ÖREĞEN, ÖTEĞEN, TEĞERE, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

DEĞER, LEĞEN, MEĞER, TEĞET, YEĞEN, BEĞEL, BEĞER, CEĞEL, CEĞEN, CEĞER, CEĞET, ÇEĞEL, ÇEĞEN, DEĞET, EĞECE, EĞEĞİ, EĞEMİ, EĞENK, EĞENS, EĞENZ, EĞERE, EĞEYİ, EĞEZE, GEĞEZ, HEĞES, İTEĞE, LEĞER, MEĞEL, MEĞEZ, SEĞEK, Devamını Oku »»

4 harfli kelimeler

EĞER, BEĞE, ÇEĞE, EĞEÇ, EĞEF, EĞEK, EĞEN, EĞES, EĞEŞ, EĞEY, EĞEZ, HEĞE, MEĞE, PEĞE, TEĞE, YEĞE

3 harfli kelimeler

EĞE

Bazı kelimelerin anlamları

EĞE

Göğüs kafesini oluşturan, arkadan omurgaya, önden de göğüs kemiğine eklenen uzun, yassı ve eğri kemiklerden her biri, kaburga. Maden, tahta vb.nin pürüzlerini düzeltmek için kullanılan, üzeri pürtüklü, sert, ensiz, çelik araç. Şaşma bildirir ünlem. Büyük kardeş, ağabey. Hey, ulan anlamında seslenme ünlemi: Ege, beni dinle. Kadınların yalnız başlarını yıkamaları. Çakı, bıçak ve benzerleri eşyaların ağızlarını keskinletmek için kullanılan bir araç. Kuka ipliğinden boncuk ve pul ile örülen oya. Motor ve kayık içinde bulunan bölme tahtaları. Kısmet, nasip, pay. Sahip, koruyucu. Kayığın kaburgasını teşkil eden ağaçlardan her biri. Kağnıda kanatları bağlayan tahtalar. (Yenikent Aksaray Niğde). Kayığın iç iskeletini oluşturan ağaçlar. (Gençali Senirkent Isparta). (Eş anlamlısı: kaburga), Çift ve kıvrık bir seri kemik ya da kısmen kıkırdaklı çubuklar olup sırt taraftan omurgaya, karın taraftan bir kısmı göğüs kemiğine hareket edebilecek biçimde eklemli bulunur. Kazanda pişirilmiş kaburga yemeği.

DEĞERLENDİRİVERME

Değerlendirivermek işi.

DEĞERLENDİREBİLME

Değerlendirebilmek işi.

DEĞERLENDİRİLMEK

Değerlendirme işi yapılmak, kıymetlendirilmek.

SÜREĞENLEŞTİRMEK

Süreğen duruma getirmek, müzminleştirmek.

BEĞENDİREBİLMEK

Beğendirme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DEĞERLENDİRMELİK

Yeniden yol yapımı, önündeki yolun asfaltlanması ve benzeri nedenlerle değerleri arttırılmış olan binalardan alınan vergi.

SÜMÜKLEĞENBÖCEĞİ

Salyangoz.

DEĞERSİZLEŞEBİLME

Değersizleşebilmek işi.

DEĞERSİZLEŞTİRMEK

Değersiz duruma getirmek.

DEĞERLENEBİLMEK

Değerlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.

BİYOEŞDEĞERLİLİK

Farmasötik eşdeğer olan iki müstahzarın aynı molar dozda verilişinden sonra biyoyararlanımlarının ve böylece terapötik etkilerinin hem etkinlik hem de güvenlik bakımından aynı olmasını sağlayacak derecede benzer olması.

DEĞERSİZLEŞTİRME

Değersizleştirmek işi.

DEĞERLENDİRİLİŞ

Değerlendirilme işi.

DEĞERSİZLEŞTİRİCİ

Kemleyici kelimesinin anlamdaşı.

DEĞERLENDİRİLME

Değerlendirilmek işi, kıymetlendirilme.

  -   -   -  

Anlamında EĞE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EĞE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ABES

Gereksiz, yersiz, boş. Akla ve gerçeğe aykırı. Gereksiz bir biçimde.

ACYO

Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.

AĞIRLIKLI

Ağırlığı olan. Değerlendirmelerde üzerinde fazlaca durulan. Çoğunluğu oluşturan.

AKILSAL

Düşünceyi ve gerçeği somut değerlerle birbirine bağlayan, hakikati içine alan.

AKORTSUZLUK

Ses düzensizliği ya da ayarsızlığı. Radyoda gerçek ayar frekansı ile doğru değeri arasındaki sapma.

AKTİF

Etkin, canlı, hareketli, çalışkan, faal. Bir ticarethanenin, ortaklığın para ile değerlendirilebilen mal ve haklarının tümü. Etkili. Çalışan, çalışmasını sürdüren. Etken.

ACELECİ

Tez iş gören, çabuk davranan, canı tez, farfara, fırtına gibi, içi tez, ivecen, iveğen, kıvrak, sabırsız, tez canlı, telaşlı, acul.

AFERİN

Övme, takdir, beğenme vb. duyguları belirtmek için söylenen söz, bravo. Öğrencilere verilen beğenme ve takdir kâğıdı.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

AĞIRBAŞLI

Davranışları ölçülü, olgun (kimse), vakur, ciddi, hoppa karşıtı. Gösterişli. Değeri çok olan, ağır.

AHLAKÇA

Ahlak anlayışına göre, ahlak değerleri bakımından, ahlaken.

AKİK

Kalseduan kuvarsının bir türü olan, yüzük taşı, mühür vb. yapmakta kullanılan, türlü renklerde, yarı saydam, parlak ve değerli bir taş.

ADİ

Değersiz, kötü, sıradan, hiçbir özelliği olmayan. Bayağı. Aşağılık, alçak.

AH

İlenme, beddua. (a:h) Ağrı, acı duyulduğunda söylenen bir söz. (a:h) Sesin tonuna göre pişmanlık, öfke, özlem, beğenme, sevgi vb. duygular anlatan bir söz.

AĞIR

Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

ACAYİP

Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı. Şaşma anlatan bir söz.

AHLAKÇI

Ahlak konularını inceleyen filozof veya bu konularla uğraşan kimse. Her şeyi ahlak açısından değerlendiren, törelci, aktöreci, moralist.

AĞIT

Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

AÇGÖZLÜ

Mala, yiyeceğe ve içeceğe doymak bilmeyen, açgöz, gözü aç, doymaz, gözü doymaz, tamahkâr, haris, hırslı, tokgözlü karşıtı.