Kelimeler arşivi içinde; başında "eğn" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. eğn ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu eğn ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde eğn olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
EĞNELBAŞI
EĞNENMEK, EĞNİKSİZ
EĞNEHAN, EĞNEMEK, EĞNİHAN, EĞNİHON, EĞNİMEK
EĞNEL, EĞNER, EĞNİK, EĞNİR
EĞNİ
EĞN
EĞN
Ense.
EĞNİKSİZ
Söylemeyi gerektirmeden eksiksiz iş yapan kişi.
EĞNİHAN
Obur, midesine düşkün.
EĞNER
Tarla çapalanır ya da ekin biçilirken tarlanın ilk önce işlenmeğe başlanan parçası. Adana ilinde, Aladağ ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
EĞNELBAŞI
Ekin biçilen tarlada işçiyi idare eden kişi.
EĞNİHON
Obur, midesine düşkün.
EĞNENMEK
Herhangi bir giyeceği giymeyip, sırta almak. Omuzlamak.
EĞNİ
Boy bos, endam. Üst baş, giyecek, elbise.
EĞNİMEK
Eskimek, kumaş akmak ve erimek.
EĞNİK
Kırmızı renkli bazı ot köklerini iç yağıyle karıştırarak yapılan bir çeşit yemek.
EĞNEMEK
Herhangi bir giyeceği giymeyip, sırta almak.
EĞNİR
Giresun şehrinde, Çamoluk belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
EĞNEHAN
Obur, midesine düşkün.
EĞNEL
Sürülecek bir tarlanın belirli kimselere ayrılan, kısım ya da parçaları. Orakla biçerken tarlanın uzunlamasına ayrılan parçalarından biri, dilimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde EĞN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇUBUKLAMAK
Halı, kilim vb. örtülerin tozunu temizlemek veya şilte, pamuk gibi şeyleri kabartıp düzeltmek için üzerlerine değnekle vurmak.
BİZLEMEK
Ucu çivili değnekle hayvanı dürtmek.
DEĞNEKÇİLİK
Değnekçinin yaptığı iş.
GÖMÜLDÜRÜK
Boyunduruğa geçirilen kısa değnek. Eyerin geriye kaymaması için atların boyunlarından aşırılıp kolanlarına bağlanan kayış.
CİRİT
At koşturup birbirine değnek atarak takım hâlinde oynanan oyun, cirit oyunu. Bu oyunda atılan değnek.
ÇEVGEN
Değnek. Polo.
DEĞNEKLEMEK
Değnekle vurmak.
DEĞNEK
Elde taşınacak incelikte düzgün ağaç, sopa, çomak. Değnekle atılan dayak.
CIRDAVAL
Meşe dalından yapılmış olan ucu demirli, uzun cirit değneği.
BIZBIZ
Davula sol elle vurulan ince değnek.
HAFİF
Tartıda ağırlığı az gelen, yeğni, ağır karşıtı. Ağırbaşlı olmayan, ciddi olmayan, hoppa. Sıkıntısız, ferah, rahat olarak. Gücü az olan, belli belirsiz. Güç ya da yorucu olmayan, kolay. Etkisi az olan, sert karşıtı. Önemli olmayan. Miktarı az, sindirimi kolay (yiyecek). Çok dik olmayan (sırt, yokuş). Kalınlığı veya yoğunluğu az olan.
COP
Kalın, kısa değnek. Polislerin kullandığı genellikle lastikten yapılmış olan sopa.
ASA
Bazı ülkelerde, hükümdarların, mareşallerin, din adamlarının güç sembolü olarak törenlerde taşıdıkları bir tür ağaç veya metalden değnek. İhtiyarların baston yerine kullandıkları uzun sopa.
ÇELİK
Su verilerek çok sert ve esnek bir duruma getirilebilen, birleşiminde az miktarda karbon bulunan demir ve karbon alaşımı, polat. Bir ağacı aşılamak amacıyla hazırlanmış dal. Bu alaşımdan yapılmış. Gemilerde, üzerine halat veya ip geçirip tutturmaya yarayan, ağaç veya metalden yapılmış kısa değnek. Çocukların çelik çomak oyununda ucuna çomakla vurarak havaya kaldırdıkları iki tarafı sivri, kısa değnek. Kısa kesilmiş dal. Kök salması için yere dikilen dal. Zayıf fakat güçlü (vücut).
ÇUBUK
Körpe dal. Tütün içmek için kullanılan uzun ağızlık. Ankara iline bağlı ilçelerden biri. Değnek biçiminde ince, uzun ve sert olan şey. Ana direkler üzerine sürülen ikinci ve üçüncü direk parçası. Kumaşta düz çizgi.
ÇATAL
İki veya daha çok kola ayrılan değnek. Dirgen. Bir tür olta iğnesi. Ucu kollara ayrılmış. İki anlamlı, iki türlü anlaşılabilir. Dallı olan şeylerin her kolu. Yemek yerken kullanılan iki, üç veya dört uzun dişli çoğunlukla metal araç. İki taraflı. Yol, ağaç gibi kollara ayrılan şeylerin ayrılma yeri.
ÇATMAK
Odun, değnek, kılıç, tüfek vb. uzun şeylerden birkaç tanesini, tepelerinden birbirine çaprazlama dayayarak durdurmak. Bir şeyi yapmak için gerekli parçaları bir araya getirmek. Yazıyla ya da sözle sataşmak. Üzücü, kızdırıcı veya şaşırtıcı olaylarla karşılaşmak. Başa yemeni, çatkı, yazma vb.ni bağlamak. Kereste vb.ni birbirine tutturmak. Yükü hayvana iki yanlı yüklemek. Rastlamak, karşılaşmak. Gemiler birbirine çarpmak.
ÇOMAK
Ucu topuzlu değnek.
DAVUL
Büyük ve enlice bir kasnağın iki yanına deri geçirilerek yapılan, tokmak ve değnekle çalınan çalgı. Bateri.
BİZLENGİÇ
Ucu çivili değnek.