Kelimeler arşivinde; içinde "eziyet" olan, toplam 14 tane kelime bulunuyor. İçerisinde eziyet bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu eziyet ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında eziyet olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ADEMİMERKEZİYETÇİ
ADEMİMERKEZİYET, MERKEZİYETÇİLİK
MEZİYETSİZLİK
MERKEZİYETÇİ
MERKEZİYET, MEZİYETSİZ
EZİYETSİZ, MEZİYETLİ
EZİYETLİ
MEZİYET, LEZİYET, VEZİYET
EZİYET
EZİYET
Zulüm. Sıkıntı ya da güçlük.
MERKEZİYETÇİLİK
Otoritenin ve işin tek bir merkezde toplanmasını amaçlayan görüş, merkeziyet, merkezcilik. Bu görüşe dayanan yönetim biçimi.
EZİYETLİ
Eziyet çekerek yapılan. Eziyet veren, eziyet çektiren, üzgülü.
EZİYETSİZ
Eziyet çekmeden yapılan, sıkıntısız, üzgüsüz.
MEZİYETSİZ
Beğenilmeyen, üstün nitelikleri bulunmayan.
ADEMİMERKEZİYET
Yerinden yönetim.
MERKEZİYETÇİ
Merkeziyetçilik yanlısı olan (kimse), merkezci, üniter. Merkeziyetçiliğe uygun (iş, yönetim), merkezci, üniter.
MEZİYET
Bir kişiyi veya nesneyi benzerinden üstün gösteren nitelik.
ADEMİMERKEZİYETÇİ
Yerinden yönetimci.
MERKEZİYET
Merkeziyetçilik.
VEZİYET
Vaziyet.
MEZİYETSİZLİK
Meziyetsiz olma durumu.
MEZİYETLİ
Beğenilen, üstün nitelikleri bulunan.
LEZİYET
Lezzet, tat.
Bu bölümde tanımı içerisinde EZİYET geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÜZGÜ
Yersiz ve gereksiz olarak çektirilen sıkıntı, eziyet, eza, cefa.
FAKİR
Geçimini güçlükle sağlayan, yoksul, fukara, zengin karşıtı. Kişinin alçak gönüllülük göstermek için kendisine verdiği san. Olması gerekenden az. Zavallı, kimsesiz. Hindistan'da yokluğa, eziyete kendini alıştırmış derviş.
MERKEZCİ
Merkeziyetçi.
ÜZGÜSÜZ
Üzgü vermeyen, eziyetsiz.
DEĞER
Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.
CEFALI
Sıkıntı, eziyet çekilen. Sıkıntıya, eziyete katlanmış veya katlanan.
CEFAKAR
Eziyet eden. Eziyet çeken, cefakeş.
SIKINTI
İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal yorgunluk, cefa, eziyet. Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli yorgunluk, mihnet. Bulunmama durumu. Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı. Sorun, mesele, sendrom, problem.
İŞKENCE
Bir kimseye maddi veya manevi olarak yapılmış olan aşırı eziyet. Vidalı bir tür sıkıştırma aracı. Düşüncelerini öğrenmek amacıyla birine uygulanan eziyet. Aşırı gerginlik, sıkıntılı durum, azap.
AZAP
Büyük sıkıntı, eziyet, ezinç. Yeniçeriler zamanında gerektikçe sancaklardaki gençlerden toplanıp ordu ve donanmaya katılan asker. İslam inanışına göre dünyada günah işlemiş olanlara ahirette verilecek ceza. Anadolu'nun birçok bölgesinde çiftlik uşağı.
MERKEZCİLİK
Merkeziyetçilik.
CEVİR
Eziyet, cefa, üzgü.
FAKİRİZM
Hint felsefesinde insan vücudu bütün kötülüklerin kaynağı sayıldığından, bedene eziyeti ruhun kurtuluşu ve mutluluğu için gerekli gören çilekeşlik.
MİHNETSİZ
Sıkıntısız, eziyetsiz. Emek verilmeden elde edilen.
ÖZEZER
Cinsel zevk almak için kendisine eziyet edilmesi gereken, eziyet çekerek cinsel zevk alan sapık kimse, mazoşist. Özezerlik sapıncı gösteren kimse, mazoşist.
İNLETMEK
İnlemesine yol açmak. Çok eziyet vermek, eziyet çektirmek.
CEVRETMEK
Eziyet etmek.
MİHNETLİ
Sıkıntılı, eziyetli. Sıkıntı, eziyet çeken (kimse).
ÜNİTER
Birlikçi, birlikten yana, birleştirici (siyaset). Merkeziyetçi.
ÜZGÜLÜ
Üzgü veren, eziyetli.