İçinde EZİYET geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "eziyet" olan, toplam 14 tane kelime bulunuyor. İçerisinde eziyet bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu eziyet ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında eziyet olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

ADEMİMERKEZİYETÇİ

15 harfli kelimeler

ADEMİMERKEZİYET, MERKEZİYETÇİLİK

13 harfli kelimeler

MEZİYETSİZLİK

12 harfli kelimeler

MERKEZİYETÇİ

10 harfli kelimeler

MERKEZİYET, MEZİYETSİZ

9 harfli kelimeler

EZİYETSİZ, MEZİYETLİ

8 harfli kelimeler

EZİYETLİ

7 harfli kelimeler

MEZİYET, LEZİYET, VEZİYET

6 harfli kelimeler

EZİYET

Bazı kelimelerin anlamları

EZİYET

Zulüm. Sıkıntı ya da güçlük.

MERKEZİYETÇİLİK

Otoritenin ve işin tek bir merkezde toplanmasını amaçlayan görüş, merkeziyet, merkezcilik. Bu görüşe dayanan yönetim biçimi.

MEZİYETLİ

Beğenilen, üstün nitelikleri bulunan.

ADEMİMERKEZİYETÇİ

Yerinden yönetimci.

LEZİYET

Lezzet, tat.

EZİYETLİ

Eziyet çekerek yapılan. Eziyet veren, eziyet çektiren, üzgülü.

VEZİYET

Vaziyet.

MEZİYETSİZLİK

Meziyetsiz olma durumu.

MEZİYET

Bir kişiyi veya nesneyi benzerinden üstün gösteren nitelik.

MERKEZİYETÇİ

Merkeziyetçilik yanlısı olan (kimse), merkezci, üniter. Merkeziyetçiliğe uygun (iş, yönetim), merkezci, üniter.

ADEMİMERKEZİYET

Yerinden yönetim.

MEZİYETSİZ

Beğenilmeyen, üstün nitelikleri bulunmayan.

EZİYETSİZ

Eziyet çekmeden yapılan, sıkıntısız, üzgüsüz.

MERKEZİYET

Merkeziyetçilik.

  -   -   -  

Anlamında EZİYET bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EZİYET geçen kelimeler listesi verilmiştir.

FAKİRİZM

Hint felsefesinde insan vücudu bütün kötülüklerin kaynağı sayıldığından, bedene eziyeti ruhun kurtuluşu ve mutluluğu için gerekli gören çilekeşlik.

CEFALI

Sıkıntı, eziyet çekilen. Sıkıntıya, eziyete katlanmış veya katlanan.

ÜZGÜLÜ

Üzgü veren, eziyetli.

MİHNETLİ

Sıkıntılı, eziyetli. Sıkıntı, eziyet çeken (kimse).

ÜZGÜ

Yersiz ve gereksiz olarak çektirilen sıkıntı, eziyet, eza, cefa.

CEVRETMEK

Eziyet etmek.

SIKINTI

İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal yorgunluk, cefa, eziyet. Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli yorgunluk, mihnet. Bulunmama durumu. Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı. Sorun, mesele, sendrom, problem.

MİHNETSİZ

Sıkıntısız, eziyetsiz. Emek verilmeden elde edilen.

İŞKENCE

Bir kimseye maddi veya manevi olarak yapılmış olan aşırı eziyet. Vidalı bir tür sıkıştırma aracı. Düşüncelerini öğrenmek amacıyla birine uygulanan eziyet. Aşırı gerginlik, sıkıntılı durum, azap.

MERKEZCİLİK

Merkeziyetçilik.

İNLETMEK

İnlemesine yol açmak. Çok eziyet vermek, eziyet çektirmek.

DEĞER

Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.

ÜNİTER

Birlikçi, birlikten yana, birleştirici (siyaset). Merkeziyetçi.

AZAP

Büyük sıkıntı, eziyet, ezinç. Yeniçeriler zamanında gerektikçe sancaklardaki gençlerden toplanıp ordu ve donanmaya katılan asker. İslam inanışına göre dünyada günah işlemiş olanlara ahirette verilecek ceza. Anadolu'nun birçok bölgesinde çiftlik uşağı.

ÖZEZER

Cinsel zevk almak için kendisine eziyet edilmesi gereken, eziyet çekerek cinsel zevk alan sapık kimse, mazoşist. Özezerlik sapıncı gösteren kimse, mazoşist.

MERKEZCİ

Merkeziyetçi.

CEFAKAR

Eziyet eden. Eziyet çeken, cefakeş.

CEVİR

Eziyet, cefa, üzgü.

FAKİR

Geçimini güçlükle sağlayan, yoksul, fukara, zengin karşıtı. Kişinin alçak gönüllülük göstermek için kendisine verdiği san. Olması gerekenden az. Zavallı, kimsesiz. Hindistan'da yokluğa, eziyete kendini alıştırmış derviş.

ÜZGÜSÜZ

Üzgü vermeyen, eziyetsiz.