Kelimeler arşivi içinde; sonunda "eziyet" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu eziyet ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında eziyet olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde eziyet olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ADEMİMERKEZİYET
MERKEZİYET
MEZİYET, LEZİYET, VEZİYET
EZİYET
EZİYET
Zulüm. Sıkıntı ya da güçlük.
ADEMİMERKEZİYET
Yerinden yönetim.
VEZİYET
Vaziyet.
LEZİYET
Lezzet, tat.
MERKEZİYET
Merkeziyetçilik.
MEZİYET
Bir kişiyi veya nesneyi benzerinden üstün gösteren nitelik.
Bu bölümde tanımı içerisinde EZİYET geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AZAP
Büyük sıkıntı, eziyet, ezinç. Yeniçeriler zamanında gerektikçe sancaklardaki gençlerden toplanıp ordu ve donanmaya katılan asker. İslam inanışına göre dünyada günah işlemiş olanlara ahirette verilecek ceza. Anadolu'nun birçok bölgesinde çiftlik uşağı.
MERKEZİYETÇİ
Merkeziyetçilik yanlısı olan (kimse), merkezci, üniter. Merkeziyetçiliğe uygun (iş, yönetim), merkezci, üniter.
CEVRETMEK
Eziyet etmek.
MERKEZİYETÇİLİK
Otoritenin ve işin tek bir merkezde toplanmasını amaçlayan görüş, merkeziyet, merkezcilik. Bu görüşe dayanan yönetim biçimi.
MERKEZCİ
Merkeziyetçi.
MİHNETSİZ
Sıkıntısız, eziyetsiz. Emek verilmeden elde edilen.
MERKEZCİLİK
Merkeziyetçilik.
EZİYETSİZ
Eziyet çekmeden yapılan, sıkıntısız, üzgüsüz.
CEVİR
Eziyet, cefa, üzgü.
İŞKENCE
Bir kimseye maddi veya manevi olarak yapılmış olan aşırı eziyet. Vidalı bir tür sıkıştırma aracı. Düşüncelerini öğrenmek amacıyla birine uygulanan eziyet. Aşırı gerginlik, sıkıntılı durum, azap.
FAKİRİZM
Hint felsefesinde insan vücudu bütün kötülüklerin kaynağı sayıldığından, bedene eziyeti ruhun kurtuluşu ve mutluluğu için gerekli gören çilekeşlik.
EZİYETLİ
Eziyet çekerek yapılan. Eziyet veren, eziyet çektiren, üzgülü.
SIKINTI
İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal yorgunluk, cefa, eziyet. Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli yorgunluk, mihnet. Bulunmama durumu. Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı. Sorun, mesele, sendrom, problem.
FAKİR
Geçimini güçlükle sağlayan, yoksul, fukara, zengin karşıtı. Kişinin alçak gönüllülük göstermek için kendisine verdiği san. Olması gerekenden az. Zavallı, kimsesiz. Hindistan'da yokluğa, eziyete kendini alıştırmış derviş.
MİHNETLİ
Sıkıntılı, eziyetli. Sıkıntı, eziyet çeken (kimse).
CEFALI
Sıkıntı, eziyet çekilen. Sıkıntıya, eziyete katlanmış veya katlanan.
CEFAKAR
Eziyet eden. Eziyet çeken, cefakeş.
ÖZEZER
Cinsel zevk almak için kendisine eziyet edilmesi gereken, eziyet çekerek cinsel zevk alan sapık kimse, mazoşist. Özezerlik sapıncı gösteren kimse, mazoşist.
İNLETMEK
İnlemesine yol açmak. Çok eziyet vermek, eziyet çektirmek.
DEĞER
Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.