Kelimeler arşivinde; içinde "ezici" olan, toplam 4 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ezici bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ezici ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ezici olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GEZİCİLİK
EZİCİLİK
GEZİCİ
EZİCİ
EZİCİ
Ezme işini yapan (kimse veya şey). Yıpratan, bunaltan, sıkıntılı. Üstün gelen, yok eden, ağır basan.
GEZİCİLİK
Gezici olma durumu.
EZİCİLİK
Ezici olma durumu.
GEZİCİ
Gezgin. Halka yardım amacıyla hizmet götüren.
Bu bölümde tanımı içerisinde EZİCİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AYAKÇI
Ayak işlerinde kullanılan kimse. Bir iş süresince tutulan hizmetçi. Otobüs terminallerinde yolcuyu kendi şirketinden bilet almaya yönlendiren kimse. Gezici satıcı, çerçi.
GEZER
Cin, peri, ölü ruhu ve benzerleri hayali şeyler. Geceleri kötü niyetle dolaşan kişi. Havuç. Dolaşan, gezen, gezici.
KEŞKÜL
Gezici bazı dervişlerin ve dilencilerin ellerinde tuttukları, Hindistan cevizi kabuğundan, metalden veya abanozdan yapılmış dilenci çanağı. Üstüne, dövülmüş fıstık ve Hindistan cevizi dökülen bir tür süt tatlısı, keşkülüfukara.
GARRANGUÇ
Kırlangıç. Göz hastalıklarını tedavi eden gezici kimse: Köye garranguçlar gelmiş, çocuğun gözüne baktırın.
GÜNDER
Gezici dervişlerin kullandıkları iki ucu demir olan iki metre uzunluğundaki sopa. "Gönder, yolla" anlamında kullanılan bir isim". Karaman şehrinde, Göktepe bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
EMASKÜLATÖR
Kesici ve ezici yüzü aynı aygıt üzerinde bulunan ve erkek hayvanların açık (kanlı) kastrasyon ameliyatlarında kullanılan aygıt.
SEYYAR
Belli bir yeri olmayan, gezici, gezgin. Kolay taşınabilen, katlanarak taşınabilir duruma getirilebilen, portatif.
KURBET
Çingene. Gurbet. Yurt tutmayan, gezici, çingene.
GİZİR
Süslü, güzel, zarif, şık (kimse). Muhtar. Köylerde muhtar yardımcısı. Toprak ürünlerinden alınan vergiyi ölçmek için memurların yanında gezen köy adamı. Köy odası hizmetçisi. Köy bekçisi. Arabozucu. Aracı. Çok gezen kişi. Kısa boylu, cüce. Tütün tohumu. Burulmuş iki, üç yaşındaki tosun. Gezici, çok gezen.
LAVANTACI
Lavanta yapan kimse. Gezici olarak esans satan kimse.
KAHİR
Kahreden, zorlayan. Baskın gelen, ezen, ezici. Üstün gelen, ezen, ezici. Yok eden.
ATTER
Köylerde hayvanla gezici satıcılık yapan.
İŞPORTA
Gezici satıcıların mallarını koymaya yarayan yayvan sepet veya bu işi gören, ona benzer araç, sergi. Açıkta yapılmış olan satış.
KEZKİÇ
Gezici, gezgin.
ATTAR
Köylerde hayvanla gezici satıcılık yapan.
GEZGİNCİ
Gezerek iş gören, gezici, seyyar.
GEZGİN
Gezmek, tanımak, görmek, dinlenmek amacıyla geziye çıkan (kimse), gezici, gezmen, seyyah.
MOŞE
Eski nesneler alan, gezici yahudi.
YELLONGOZ
Gezici, gezginci.
YAYGICI
Bohçacı, gezici kumaş satıcısı.