EZİCİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ezici" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. ezici ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ezici ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ezici olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

EZİCİ

Ezme işini yapan (kimse veya şey). Yıpratan, bunaltan, sıkıntılı. Üstün gelen, yok eden, ağır basan.

EZİCİLİK

Ezici olma durumu.

  -   -   -  

Anlamında EZİCİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EZİCİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SEYYAR

Belli bir yeri olmayan, gezici, gezgin. Kolay taşınabilen, katlanarak taşınabilir duruma getirilebilen, portatif.

GEZGİN

Gezmek, tanımak, görmek, dinlenmek amacıyla geziye çıkan (kimse), gezici, gezmen, seyyah.

KEZKİÇ

Gezici, gezgin.

GEZİCİLİK

Gezici olma durumu.

LAVANTACI

Lavanta yapan kimse. Gezici olarak esans satan kimse.

ATTER

Köylerde hayvanla gezici satıcılık yapan.

YAYGICI

Bohçacı, gezici kumaş satıcısı.

İŞPORTA

Gezici satıcıların mallarını koymaya yarayan yayvan sepet veya bu işi gören, ona benzer araç, sergi. Açıkta yapılmış olan satış.

GEZER

Cin, peri, ölü ruhu ve benzerleri hayali şeyler. Geceleri kötü niyetle dolaşan kişi. Havuç. Dolaşan, gezen, gezici.

GİZİR

Süslü, güzel, zarif, şık (kimse). Muhtar. Köylerde muhtar yardımcısı. Toprak ürünlerinden alınan vergiyi ölçmek için memurların yanında gezen köy adamı. Köy odası hizmetçisi. Köy bekçisi. Arabozucu. Aracı. Çok gezen kişi. Kısa boylu, cüce. Tütün tohumu. Burulmuş iki, üç yaşındaki tosun. Gezici, çok gezen.

KAHİR

Kahreden, zorlayan. Baskın gelen, ezen, ezici. Üstün gelen, ezen, ezici. Yok eden.

EMASKÜLATÖR

Kesici ve ezici yüzü aynı aygıt üzerinde bulunan ve erkek hayvanların açık (kanlı) kastrasyon ameliyatlarında kullanılan aygıt.

GARRANGUÇ

Kırlangıç. Göz hastalıklarını tedavi eden gezici kimse: Köye garranguçlar gelmiş, çocuğun gözüne baktırın.

KURBET

Çingene. Gurbet. Yurt tutmayan, gezici, çingene.

ATTAR

Köylerde hayvanla gezici satıcılık yapan.

GEZGİNCİ

Gezerek iş gören, gezici, seyyar.

AYAKÇI

Ayak işlerinde kullanılan kimse. Bir iş süresince tutulan hizmetçi. Otobüs terminallerinde yolcuyu kendi şirketinden bilet almaya yönlendiren kimse. Gezici satıcı, çerçi.

MOŞE

Eski nesneler alan, gezici yahudi.

KEŞKÜL

Gezici bazı dervişlerin ve dilencilerin ellerinde tuttukları, Hindistan cevizi kabuğundan, metalden veya abanozdan yapılmış dilenci çanağı. Üstüne, dövülmüş fıstık ve Hindistan cevizi dökülen bir tür süt tatlısı, keşkülüfukara.

GÜNDER

Gezici dervişlerin kullandıkları iki ucu demir olan iki metre uzunluğundaki sopa. "Gönder, yolla" anlamında kullanılan bir isim". Karaman şehrinde, Göktepe bucağına bağlı bir yerleşim yeri.