İçinde EYER geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "eyer" olan, toplam 30 tane kelime bulunuyor. İçerisinde eyer bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu eyer ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında eyer olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

PEYERPLAKLARI

12 harfli kelimeler

YUKARIEYERCİ

11 harfli kelimeler

AŞAĞIEYERCİ

10 harfli kelimeler

KEYERETMEK, EYERLETMEK, ERLENMEYER, DİTREYEREK, BEYERLEMEK, EYERLENMEK

9 harfli kelimeler

EYERLENME, EYERLEMEK, EYERALMAZ, EYERLETME, EYERCİLİK, FİNEYERLİ

8 harfli kelimeler

SÜMEYERE, EYERLEME, EYERCİLİ, EYERTMEK, MEYERSAM

7 harfli kelimeler

MEYERSE, ZEYEREK, İNCEYER, GEYEREK, EYERSİZ

6 harfli kelimeler

EZEYER, EYERCE, EYERLİ, EYERCİ

Bazı kelimelerin anlamları

EYER

Binek hayvanlarının sırtına konulan, oturmaya yarayan nesne.

FİNEYERLİ

Her zaman üzüntülü, kederli olan kişi.

ERLENMEYER

Erlen.

YUKARIEYERCİ

Yozgat kenti, Yerköy ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

EYERLETME

Eyerletmek işi.

EYERALMAZ

Kuzeybatıdan gelen yağmur.

EYERLENMEK

Eyer vurulmak.

EYERCİLİK

Eyercinin yaptığı iş.

EYERLETMEK

Eyerleme işi yaptırılmak.

EYERLEMEK

At üzerine eyeri koyup bağlamak, eyer vurmak.

AŞAĞIEYERCİ

Yozgat şehrinde, Yerköy belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

DİTREYEREK

Titrek.

KEYERETMEK

Hayvanın tırnağını düzeltmek.

PEYERPLAKLARI

İnce bağırsak mukoza ve submukozasındaki lenfoid folikül toplulukları, limfonoduli agregati.

BEYERLEMEK

Eyerlemek kelimesi ile birlikte ikram etmek, ağırlamak anlamında kullanılır: Eyerledik, beyerledik, uğurladık, gitti.

EYERLENME

Eyerlenmek işi.

  -   -   -  

Anlamında EYER bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EYER geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BALİSTİK

Ateşli silahlarda barut gazının basıncı ile fırlayıp hedefe varıncaya kadar merminin havadaki hareketini inceleyen bilim. Mermi çekirdeği üzerindeki fiziksel değişimleri inceleyerek merminin çıktığı silahın tanımlanmasını sağlayan işlem.

BEYAZSİNEK

Özellikle pamukların üzerinde üreyerek bitkinin öz suyunu emen ve kurumasına sebep olan bir tür sinek.

AFYONLAMAK

Afyon vererek uyuşturmak, uyutmak. Birini telkin yoluyla doğru düşünmesini önleyerek zararlı bir yola sürüklemek.

BOYLAMAK

İstemeyerek bir yere gitme durumunda kalmak. Düşmek. Boy ve hacmine göre ayırmak. Yükselmek, çıkmak.

BELLEME

Bellemek işi. At vb. hayvanların sırtına, eyerin altına konulan keçe, meşin veya kalın kumaş parçası, yapık, yuna.

BESİCİ

Sığır, davar vb. hayvanları besleyerek semirten, satan kimse.

CANIGÖNÜLDEN

İçtenlikle, çok isteyerek, canıyürekten.

ATFEN

Mal ederek, yükleyerek.

BOCALAMAK

Gemi rüzgâra karşı gidemeyerek sürüklenmek. Bir işte tutulması gereken yolu kestirememek, ne yapacağını bilememek, kararsız olmak.

BİLİLTİZAM

Bile bile, bilerek ve isteyerek.

CER

Çekme, sürükleyerek götürme.

BELİRLEMEK

Belirli duruma getirmek, belirli kılmak, tayin etmek. Bir kavramı, ayırıcı bir öge ekleyerek sınırlamak, kapsam bakımından daraltmak, genellemek karşıtı. Yeni bir kavramı, özünü oluşturan ögeleri açıklayarak tanımlamak, sınırlamak.

BİLMECE

Bir şeyin adını anmadan niteliklerini üstü kapalı söyleyerek o şeyin ne olduğunu bulmayı dinleyene veya okuyana bırakan oyun, muamma. Bilinmeyen şey, muamma.

ABONE

Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).

CİNAS

Çok anlamlı bir kelimeye, her defasında başka bir anlam yükleyerek birbirine yakın birkaç yerde kullanma. Çok anlamı olan bir kelimenin iyi anlamını kullanır görünerek kötüsünü öne çıkarma.

BORAZAN

Üfleyerek çalınan, perdesiz çalgı, boru. Bu boruyu çalan kimse.

ALAY

Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk. Bayram, cenaze vb. törenlerde sıralı olarak giden insan topluluğu, kortej. Bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik vb. yönlerini küçümseyerek eğlence konusu yapma. Hayvan topluluğu. Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu.

BOZDOĞAN

Bir doğan türü (Falco aesalon). Aydın iline bağlı ilçelerden biri. Yeniçeriler tarafından kullanılan ve atların eyerlerinde asılı duran altı toplu gürz.

CEZP

Kendine çekme. Etkileyerek kendine bağlama.

BAŞARISIZ

Başarı göstermeyen, muvaffakiyetsiz. Muvaffakiyetsiz. Başarı göstermeyerek.