Kelimeler arşivinde; içinde "eyer" olan, toplam 30 tane kelime bulunuyor. İçerisinde eyer bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu eyer ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında eyer olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
PEYERPLAKLARI
YUKARIEYERCİ
AŞAĞIEYERCİ
KEYERETMEK, EYERLETMEK, ERLENMEYER, DİTREYEREK, BEYERLEMEK, EYERLENMEK
EYERLENME, EYERLEMEK, EYERALMAZ, EYERLETME, EYERCİLİK, FİNEYERLİ
SÜMEYERE, EYERLEME, EYERCİLİ, EYERTMEK, MEYERSAM
MEYERSE, ZEYEREK, İNCEYER, GEYEREK, EYERSİZ
EZEYER, EYERCE, EYERLİ, EYERCİ
EYER
Binek hayvanlarının sırtına konulan, oturmaya yarayan nesne.
FİNEYERLİ
Her zaman üzüntülü, kederli olan kişi.
ERLENMEYER
Erlen.
YUKARIEYERCİ
Yozgat kenti, Yerköy ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
EYERLETME
Eyerletmek işi.
EYERALMAZ
Kuzeybatıdan gelen yağmur.
EYERLENMEK
Eyer vurulmak.
EYERCİLİK
Eyercinin yaptığı iş.
EYERLETMEK
Eyerleme işi yaptırılmak.
EYERLEMEK
At üzerine eyeri koyup bağlamak, eyer vurmak.
AŞAĞIEYERCİ
Yozgat şehrinde, Yerköy belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
DİTREYEREK
Titrek.
KEYERETMEK
Hayvanın tırnağını düzeltmek.
PEYERPLAKLARI
İnce bağırsak mukoza ve submukozasındaki lenfoid folikül toplulukları, limfonoduli agregati.
BEYERLEMEK
Eyerlemek kelimesi ile birlikte ikram etmek, ağırlamak anlamında kullanılır: Eyerledik, beyerledik, uğurladık, gitti.
EYERLENME
Eyerlenmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde EYER geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BALİSTİK
Ateşli silahlarda barut gazının basıncı ile fırlayıp hedefe varıncaya kadar merminin havadaki hareketini inceleyen bilim. Mermi çekirdeği üzerindeki fiziksel değişimleri inceleyerek merminin çıktığı silahın tanımlanmasını sağlayan işlem.
BEYAZSİNEK
Özellikle pamukların üzerinde üreyerek bitkinin öz suyunu emen ve kurumasına sebep olan bir tür sinek.
AFYONLAMAK
Afyon vererek uyuşturmak, uyutmak. Birini telkin yoluyla doğru düşünmesini önleyerek zararlı bir yola sürüklemek.
BOYLAMAK
İstemeyerek bir yere gitme durumunda kalmak. Düşmek. Boy ve hacmine göre ayırmak. Yükselmek, çıkmak.
BELLEME
Bellemek işi. At vb. hayvanların sırtına, eyerin altına konulan keçe, meşin veya kalın kumaş parçası, yapık, yuna.
BESİCİ
Sığır, davar vb. hayvanları besleyerek semirten, satan kimse.
CANIGÖNÜLDEN
İçtenlikle, çok isteyerek, canıyürekten.
ATFEN
Mal ederek, yükleyerek.
BOCALAMAK
Gemi rüzgâra karşı gidemeyerek sürüklenmek. Bir işte tutulması gereken yolu kestirememek, ne yapacağını bilememek, kararsız olmak.
BİLİLTİZAM
Bile bile, bilerek ve isteyerek.
CER
Çekme, sürükleyerek götürme.
BELİRLEMEK
Belirli duruma getirmek, belirli kılmak, tayin etmek. Bir kavramı, ayırıcı bir öge ekleyerek sınırlamak, kapsam bakımından daraltmak, genellemek karşıtı. Yeni bir kavramı, özünü oluşturan ögeleri açıklayarak tanımlamak, sınırlamak.
BİLMECE
Bir şeyin adını anmadan niteliklerini üstü kapalı söyleyerek o şeyin ne olduğunu bulmayı dinleyene veya okuyana bırakan oyun, muamma. Bilinmeyen şey, muamma.
ABONE
Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).
CİNAS
Çok anlamlı bir kelimeye, her defasında başka bir anlam yükleyerek birbirine yakın birkaç yerde kullanma. Çok anlamı olan bir kelimenin iyi anlamını kullanır görünerek kötüsünü öne çıkarma.
BORAZAN
Üfleyerek çalınan, perdesiz çalgı, boru. Bu boruyu çalan kimse.
ALAY
Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk. Bayram, cenaze vb. törenlerde sıralı olarak giden insan topluluğu, kortej. Bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik vb. yönlerini küçümseyerek eğlence konusu yapma. Hayvan topluluğu. Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu.
BOZDOĞAN
Bir doğan türü (Falco aesalon). Aydın iline bağlı ilçelerden biri. Yeniçeriler tarafından kullanılan ve atların eyerlerinde asılı duran altı toplu gürz.
CEZP
Kendine çekme. Etkileyerek kendine bağlama.
BAŞARISIZ
Başarı göstermeyen, muvaffakiyetsiz. Muvaffakiyetsiz. Başarı göstermeyerek.