Kelimeler arşivi içinde; başında "eyer" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. eyer ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu eyer ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde eyer olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
EYERLENMEK, EYERLETMEK
EYERALMAZ, EYERCİLİK, EYERLEMEK, EYERLENME, EYERLETME
EYERCİLİ, EYERLEME, EYERTMEK
EYERSİZ
EYERCE, EYERCİ, EYERLİ
EYER
EYER
Binek hayvanlarının sırtına konulan, oturmaya yarayan nesne.
EYERLETMEK
Eyerleme işi yaptırılmak.
EYERLETME
Eyerletmek işi.
EYERLİ
Eyer vurulmuş, sırtına eyer konulmuş (hayvan).
EYERLEME
Eyerlemek işi.
EYERTMEK
Toprağı derince işlemek. Tarla ve bahçeyi bozmak. (Kadıobası Güdül Ankara).
EYERCE
Bursa kenti, Yenişehir belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
EYERLEMEK
At üzerine eyeri koyup bağlamak, eyer vurmak.
EYERCİ
Eyer yapıp satan kimse.
EYERLENMEK
Eyer vurulmak.
EYERSİZ
Eyer vurulmamış, sırtına eyer konulmamış (hayvan).
EYERCİLİ
Samsun ilinde, Terme ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
EYERCİLİK
Eyercinin yaptığı iş.
EYERALMAZ
Kuzeybatıdan gelen yağmur.
EYERLENME
Eyerlenmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde EYER geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CANIGÖNÜLDEN
İçtenlikle, çok isteyerek, canıyürekten.
BOYLAMAK
İstemeyerek bir yere gitme durumunda kalmak. Düşmek. Boy ve hacmine göre ayırmak. Yükselmek, çıkmak.
AFYONLAMAK
Afyon vererek uyuşturmak, uyutmak. Birini telkin yoluyla doğru düşünmesini önleyerek zararlı bir yola sürüklemek.
BESİCİ
Sığır, davar vb. hayvanları besleyerek semirten, satan kimse.
BİLİLTİZAM
Bile bile, bilerek ve isteyerek.
CER
Çekme, sürükleyerek götürme.
BELİRLEMEK
Belirli duruma getirmek, belirli kılmak, tayin etmek. Bir kavramı, ayırıcı bir öge ekleyerek sınırlamak, kapsam bakımından daraltmak, genellemek karşıtı. Yeni bir kavramı, özünü oluşturan ögeleri açıklayarak tanımlamak, sınırlamak.
BELLEME
Bellemek işi. At vb. hayvanların sırtına, eyerin altına konulan keçe, meşin veya kalın kumaş parçası, yapık, yuna.
BAŞARISIZ
Başarı göstermeyen, muvaffakiyetsiz. Muvaffakiyetsiz. Başarı göstermeyerek.
BEYAZSİNEK
Özellikle pamukların üzerinde üreyerek bitkinin öz suyunu emen ve kurumasına sebep olan bir tür sinek.
BORAZAN
Üfleyerek çalınan, perdesiz çalgı, boru. Bu boruyu çalan kimse.
ALAY
Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk. Bayram, cenaze vb. törenlerde sıralı olarak giden insan topluluğu, kortej. Bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik vb. yönlerini küçümseyerek eğlence konusu yapma. Hayvan topluluğu. Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu.
BOCALAMAK
Gemi rüzgâra karşı gidemeyerek sürüklenmek. Bir işte tutulması gereken yolu kestirememek, ne yapacağını bilememek, kararsız olmak.
ATFEN
Mal ederek, yükleyerek.
CİNAS
Çok anlamlı bir kelimeye, her defasında başka bir anlam yükleyerek birbirine yakın birkaç yerde kullanma. Çok anlamı olan bir kelimenin iyi anlamını kullanır görünerek kötüsünü öne çıkarma.
BALİSTİK
Ateşli silahlarda barut gazının basıncı ile fırlayıp hedefe varıncaya kadar merminin havadaki hareketini inceleyen bilim. Mermi çekirdeği üzerindeki fiziksel değişimleri inceleyerek merminin çıktığı silahın tanımlanmasını sağlayan işlem.
CEZP
Kendine çekme. Etkileyerek kendine bağlama.
ABONE
Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).
BOZDOĞAN
Bir doğan türü (Falco aesalon). Aydın iline bağlı ilçelerden biri. Yeniçeriler tarafından kullanılan ve atların eyerlerinde asılı duran altı toplu gürz.
BİLMECE
Bir şeyin adını anmadan niteliklerini üstü kapalı söyleyerek o şeyin ne olduğunu bulmayı dinleyene veya okuyana bırakan oyun, muamma. Bilinmeyen şey, muamma.