Kelimeler arşivinde; içinde "estirme" olan, toplam 7 tane kelime bulunuyor. İçerisinde estirme bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu estirme ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında estirme olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KESTİRMEDEN
KESTİRMECE, KESTİRMELİ
KESTİRMEK
ESTİRMEK, KESTİRME
ESTİRME
ESTİRME
Estirmek işi.
KESTİRMELİ
Limon ve yumurta ile terbiye edilen yemek.
ESTİRMEK
Esmesini sağlamak.
KESTİRME
Kestirmek işi. Tahmin. Oturduğu yerde hafif ve kısa süreli uyuma. Kaynatılıp limon sıkılarak koyulaştırılmış şeker şerbeti. Kısaca, özet olarak. Amacı fazla uzatmadan anlatan. Alışılanın dışında kısa olan (yol), kese.
KESTİRMEDEN
En kısa yoldan, en kısa bir biçimde.
KESTİRMEK
Kesme işini yaptırmak. Kısa bir süre uyumak, şekerleme yapmak. Anlamak, farkına varmak. Akıl yolu ile gerçeğe yakın bir yargıya varmak, tahmin etmek. Kesilmesini sağlamak, kesilmesine yol açmak. Karar vermek.
KESTİRMECE
Yaklaşık, tahminî. (kesti'rmece) Kısa yoldan, kısaca.
Bu bölümde tanımı içerisinde ESTİRME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ACARLAMAK
İpliği boyamadan önce yarpuz, ekşi erik, bağ ve ceviz yaprağı ile kestirmek. İnsan, hayvan veya bitki kuvvetlenmek, gürbüzleşmek, gelişmek, boy atmak.
DÜŞÜNMEK
Aklından geçirmek, göz önüne getirmek. Zihniyle arayıp bulmak. Akıl etmek, ne olabileceğini önceden kestirmek. Bir şeye karşı ilgili ve titiz davranmak. Tasalanmak, kaygılanmak. Bir sonuca varmak amacıyla bilgileri incelemek, karşılaştırmak ve aradaki ilgilerden yararlanarak düşünce üretmek, zihinsel yetiler oluşturmak, muhakeme etmek. Tasarlamak. Farz etmek.
KESTİRİŞ
Kestirme işi.
KESTİRİM
Kestirme işi, tahmin.
KISAYOL
Bilgisayarda herhangi bir programa kestirmeden ulaşmayı sağlayan komutu içeren simge.
SEZMEK
Açık bir kanıt olmaksızın, olmuş veya olacak bir şeyi anlamak, kestirmek, hissetmek. Anlamak, fark etmek.
AVKURU
Yan üstü, meyilli, ters, aykırı, çapraz, döne döne (yol). Düz, kestirme, kese. İnatçı.
TARTMAK
Bir şeyin birim cinsten ağırlığını bulmak. Binek hayvanlarının dizginlerini çekmek. Bir şeyi avuç içinde sallayarak ağırlığını kestirmeye çalışmak. Dikkatle incelemek, değer biçmek. Bir şeyin bütün sonuçlarını düşünmek, hesap etmek.
KESTİRİLMEK
Kestirme işi yapılmak.
ARKURİ
Kestirme, kısa yol. Aykırı, ters. Aykırı, ters: Sen arkuri gidisun, olar buyana gitti.
ÖNGÖRÜ
Bir işin ilerisini kestirme veya bir işin nasıl bir yol alacağını önceden anlayabilme ve ona göre davranma.
ESTİRİLMEK
Estirme işi yapılmak.
TAHMİN
Yaklaşık olarak değerlendirme, oranlama. Akla, sezgiye veya bazı verilere dayanarak olabilecek bir şeyi, bir olayı önceden kestirme, kestirim. Önceden kestirilen, düşünülen şey.
ATLANGEÇ
Tarlalardan geçen kestirme yollar üzerine rastlıyan tarla sınırı ağlarına ters A şeklinde yapılan, 2-3 basamaklı merdiven geçit.
AYKIRILAMAK
Kestirmeden gitmek. Düz yoldan ayrılmak. Dikey olarak gelmek.
ÖNGÖRMEK
Bir işin ilerisini kestirmek veya bir işin nasıl bir yol alacağını önceden anlayabilmek ve ona göre davranmak.
KESE
Cepte taşınan, içine para, tütün vb. konulan, kumaştan veya örgüden küçük torba. Kısa, kestirme (yol). Beş yüz kuruşluk para birimi. Bazı şeylerin üzerine geçirilen, kumaştan çanta biçiminde kap. Bir kimsenin mal varlığı. Su bitkilerinde içi hava ile dolu olan ve bitkinin suda yüzer durumda kalmasını sağlayan şişkinlik. Organizmanın bazı boşlukları. Bu küçük torba miktarında olan. Yıkanırken kir çıkartmak için ele geçirilen, vücudu ovmaya yarayan, bürümcükten, cep biçiminde bez.
ARKURU
Düz, doğru. Kestirme. Kestirme, kısa yol. Aykırı, ters. Eğimli. İğri, yan üstü, tersine, aykırı, yanlamasına, karşı, ters.
BİÇMEK
Belli bir biçim vererek kesmek. Dikilecek kumaşı belli bir ölçüye ve modele uygun olarak makasla kesmek. Değer, paha, fiyat belirlemek. Tahmin etmek, kestirmek. Yaylım ateşiyle öldürmek. Ekin, ot vb.ni orakla, tırpanla, makine ile kesmek.
KOLAYCI
Bir işi yaparken kolay ve kestirme yolu seçen (kimse).