Sonu ESTİRME ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "estirme" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu estirme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında estirme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde estirme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ESTİRME

Estirmek işi.

KESTİRME

Kestirmek işi. Tahmin. Oturduğu yerde hafif ve kısa süreli uyuma. Kaynatılıp limon sıkılarak koyulaştırılmış şeker şerbeti. Kısaca, özet olarak. Amacı fazla uzatmadan anlatan. Alışılanın dışında kısa olan (yol), kese.

  -   -   -  

Anlamında ESTİRME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ESTİRME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÖNGÖRMEK

Bir işin ilerisini kestirmek veya bir işin nasıl bir yol alacağını önceden anlayabilmek ve ona göre davranmak.

ESTİRİLMEK

Estirme işi yapılmak.

KESE

Cepte taşınan, içine para, tütün vb. konulan, kumaştan veya örgüden küçük torba. Kısa, kestirme (yol). Beş yüz kuruşluk para birimi. Bazı şeylerin üzerine geçirilen, kumaştan çanta biçiminde kap. Bir kimsenin mal varlığı. Su bitkilerinde içi hava ile dolu olan ve bitkinin suda yüzer durumda kalmasını sağlayan şişkinlik. Organizmanın bazı boşlukları. Bu küçük torba miktarında olan. Yıkanırken kir çıkartmak için ele geçirilen, vücudu ovmaya yarayan, bürümcükten, cep biçiminde bez.

KOLAYCI

Bir işi yaparken kolay ve kestirme yolu seçen (kimse).

DÜŞÜNMEK

Aklından geçirmek, göz önüne getirmek. Zihniyle arayıp bulmak. Akıl etmek, ne olabileceğini önceden kestirmek. Bir şeye karşı ilgili ve titiz davranmak. Tasalanmak, kaygılanmak. Bir sonuca varmak amacıyla bilgileri incelemek, karşılaştırmak ve aradaki ilgilerden yararlanarak düşünce üretmek, zihinsel yetiler oluşturmak, muhakeme etmek. Tasarlamak. Farz etmek.

KESTİRİLMEK

Kestirme işi yapılmak.

AVKURU

Yan üstü, meyilli, ters, aykırı, çapraz, döne döne (yol). Düz, kestirme, kese. İnatçı.

SEZMEK

Açık bir kanıt olmaksızın, olmuş veya olacak bir şeyi anlamak, kestirmek, hissetmek. Anlamak, fark etmek.

ARKURU

Düz, doğru. Kestirme. Kestirme, kısa yol. Aykırı, ters. Eğimli. İğri, yan üstü, tersine, aykırı, yanlamasına, karşı, ters.

ACARLAMAK

İpliği boyamadan önce yarpuz, ekşi erik, bağ ve ceviz yaprağı ile kestirmek. İnsan, hayvan veya bitki kuvvetlenmek, gürbüzleşmek, gelişmek, boy atmak.

KISAYOL

Bilgisayarda herhangi bir programa kestirmeden ulaşmayı sağlayan komutu içeren simge.

BİÇMEK

Belli bir biçim vererek kesmek. Dikilecek kumaşı belli bir ölçüye ve modele uygun olarak makasla kesmek. Değer, paha, fiyat belirlemek. Tahmin etmek, kestirmek. Yaylım ateşiyle öldürmek. Ekin, ot vb.ni orakla, tırpanla, makine ile kesmek.

TAHMİN

Yaklaşık olarak değerlendirme, oranlama. Akla, sezgiye veya bazı verilere dayanarak olabilecek bir şeyi, bir olayı önceden kestirme, kestirim. Önceden kestirilen, düşünülen şey.

TARTMAK

Bir şeyin birim cinsten ağırlığını bulmak. Binek hayvanlarının dizginlerini çekmek. Bir şeyi avuç içinde sallayarak ağırlığını kestirmeye çalışmak. Dikkatle incelemek, değer biçmek. Bir şeyin bütün sonuçlarını düşünmek, hesap etmek.

ATLANGEÇ

Tarlalardan geçen kestirme yollar üzerine rastlıyan tarla sınırı ağlarına ters A şeklinde yapılan, 2-3 basamaklı merdiven geçit.

KESTİRİŞ

Kestirme işi.

AYKIRILAMAK

Kestirmeden gitmek. Düz yoldan ayrılmak. Dikey olarak gelmek.

ARKURİ

Kestirme, kısa yol. Aykırı, ters. Aykırı, ters: Sen arkuri gidisun, olar buyana gitti.

ÖNGÖRÜ

Bir işin ilerisini kestirme veya bir işin nasıl bir yol alacağını önceden anlayabilme ve ona göre davranma.

KESTİRİM

Kestirme işi, tahmin.