İçinde ESLEMEK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "eslemek" olan, toplam 13 tane kelime bulunuyor. İçerisinde eslemek bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu eslemek ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında eslemek olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

BÖDRESLEMEK

10 harfli kelimeler

KAFESLEMEK, NEFESLEMEK, GERESLEMEK, GÖRESLEMEK, MARESLEMEK, MERESLEMEK, PESESLEMEK

9 harfli kelimeler

PRESLEMEK

8 harfli kelimeler

BESLEMEK, SESLEMEK, KESLEMEK

7 harfli kelimeler

ESLEMEK

Bazı kelimelerin anlamları

ESLEMEK

Önem vermek, aldırış etmek.

PESESLEMEK

Ağırlamak, gönlünü almak. Paylamak, korkutmak. Uygunsuz bir sözü kapatmaya çalışmak. Düzenlemek. Öfkesini yatıştırmak. Azarlamak; haşlamak.

BESLEMEK

Yiyecek ve içeceğini sağlamak. Eklemek, katmak, çoğaltmak. Bir duyguyu gönülde yaşatmak. Bir şeyi korumak veya sağlamca durmasını sağlamak için çevresini veya altını desteklemek, doldurmak, pekiştirmek. Maddi yardım yapmak, desteklemek. Yetiştirmek. Yedirmek. Semirtmek.

KAFESLEMEK

Çıkar sağlamak için birini aldatmak.

MARESLEMEK

Ot ve bitkilerin yaprakları solmak.

MERESLEMEK

Bağlamak (köpek ve benzerleri hayvanları). Solmak (meyve yaprağı).

BÖDRESLEMEK

Baştan savmak.

NEFESLEMEK

Nefesini bir şeye yöneltmek, üflemek. Okuyup üflemek, nefes etmek.

KESLEMEK

Yemeği isteksizce seçerek yemek. Hayvan samanın incesini yiyip irisini ayırmak. İşi yanda bırakmak, kesmek; Orak biçerken herif kesledi.

GERESLEMEK

Göreceği gelmek, özlemek.

SESLEMEK

Dinlemek, kulak vermek. Çağırmak.

GÖRESLEMEK

Göreceği gelmek, özlemek. Özlemek.

PRESLEMEK

Presle sıkıştırmak.

  -   -   -  

Anlamında ESLEMEK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ESLEMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KAFESLEME

Kafeslemek işi.

ESLEME

Eslemek işi.

BESLENMEK

Kendini beslemek. Besleme işine konu olmak.

BİŞÜRMEK

Pişirmek. Olgunlaştırmak. Beslemek geliştirmek.

ASARMAK

Yetişmek, büyümek. İyi kullanmak, saklamak. Beslemek, büyütmek, yetiştirmek, korumak. Budamak, bakmak. Bakmak, göz kulak olmak, iyi kullanmak. Muhafaza etmek, sakınmak, esirgemek, korumak.

TAVLANDIRMAK

Tavlanmasını sağlamak. Hayvanı semirtmek, şişmanlatmak. Beslemek.

AHURLAMAK

Herhangi bir hizmet hayvanını kış süresince ahırda beslemek. Hayvan uzun zaman ahırda kalarak hamlaşmak: Hayvana ara sıra bin ki ahırlamasın.

ALAFLAMAK

Hayvana yem, kuru ot, saman vermek, yemlemek: Ben koyunları alaflamaya gidiyorum. Kışkırtmak: Ayıracağın yerde, kavgayı alaflıyorsun. Alevlemek, yakmak, tutuşturmak, ateşe vermek. Hayvanı otla beslemek.

BESLEME

Beslemek işi. Herhangi bir kuruluşu, onun maddi yardımları dolayısıyla körü körüne destekleyen. Evlatlık olarak alınarak ev işlerinde çalıştırılan kız, besleme kız, beslemelik, beslek. Akım voltajı.

SESLEME

Seslemek işi.

BİSLEMEK

Beslemek.

ESERMEK

Bakmak, beslemek, yetiştirmek.

YEMLEMEK

Hayvana yem vermek, beslemek. Toplara ağızotu koymak. Yem takmak. Bir kimseyi kandıracak biçimde davranmak.

ASARTMAK

Beslemek, büyütmek, yetiştirmek, korumak. Budamak, bakmak. Gururlandırmak, şımartmak. Saygı göstermek. Mübalâğa etmek. Budamak (Kızılca köy).

EMZİK

Süt çocuklarını oyalamak için ağızlarına verilen kauçuk meme. Sigara ağızlığı. İbrik, çaydanlık, testi vb. kapların, suyu azar azar akıtmaya yarayan içi delik uzantısı, ibik. Beslemek için süt çocuklarına meme yerine emdirilen ağzı kauçuklu süt şişesi, biberon.

AHTARMAK

Karıştırmak, altüst etmek, çevirmek. Dolu olan bir şeyi boşaltmak. Baştan sonuna kadar okuyup bitirmek, hatmetmek. Aramak, araştırmak, soruşturmak. Arayıp bulmak. Devirmek, yıkmak. Yenmek. Tavuk veya horoz toprak, çöp eşelemek. Mide bulanmak. Tohum ekmeden, tarlayı sürüp nadasa bırakmak. 1. Beslemek, yiyip içeceğini vermek.

ÖÇLENMEK

Öç beslemek, öç ile dolu duruma gelmek, hınç beslemek, kin duymak.

BAKMAK

Bakışı bir şey üzerine çevirmek. Yoklamak, incelemek, denemek. Anlamak, farkına varmak. Gözetmek, korumak. İlgilenmek. Yapılabilmesi bir şeye bağlı bulunmak. Beslemek, geçindirmek. Bir şeyin gelişmesi veya iyi bir durumda kalması için emek vermek. Renklerde benzemek, andırmak. Bir iş birinden beklenmek. Hastayı muayene etmek. Bir şeyin yüzü bir yöne doğru olmak. Tedavi etmek için ilgilenmek. Bir işi yapmak, bir işi yapmakla görevli olmak. Aramak. Başka bir şeyle ilgilenmeyip elindeki veya önündeki işle uğraşır olmak. Uğraşmak, meşgul olmak.

YEDİRMEK

Yemesini sağlamak. Bir şeyi azar azar başka bir şeyin içine karıştırarak belli olmayacak duruma getirmek. Ağzına yiyecek vermek, beslemek, karnını doyurmak. Bir fazlalığı herhangi bir biçimde kullanmak. Nefis, namus, şan, kibir vb. kavramlarla kullanıldığında yakıştırmak, yaraştırmak. Bir kimseye rüşvet vermek.

NEFESLEME

Nefeslemek işi.