İçinde ESER geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "eser" olan, toplam 57 tane kelime bulunuyor. İçerisinde eser bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu eser ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında eser olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

HORZUMKESERLER

13 harfli kelimeler

PESERİKLENMEK

12 harfli kelimeler

KESERZIMBASI

11 harfli kelimeler

KESKİNKESER, ÇEVRİMKESER

10 harfli kelimeler

ESERİCEDİT, KESERLEMEK, PESERLEMEK, MESERRETLE, ÇAPAKESERİ

9 harfli kelimeler

TESERLEME, YERMESERİ

8 harfli kelimeler

GÜLBESER, KESERİYE, KESERGEN, KESERCİK, KELKESER, ESERÜKLÜ, ESERTEPE, HIZKESER, KESERTAŞ, DENKESER, DEMPESER, DEMBESER, MESERRET, SENGESER

7 harfli kelimeler

PESEREK, SELESER, TAÇESER, YELESER, HESERET, BESEREK, ELESERİ, BAŞESER, ESERMEK, NEVESER, ŞAHESER, CESERET, ÇALESER, GÜLESER, FESERTİ, ESERTAŞ, ESERGÜL

6 harfli kelimeler

AYESER, ESERME, ESERÜK, ESERLİ, ESERİK, MESERE, KESERİ, ESEREN, ESERET, ESERGE

5 harfli kelimeler

ESERİ, KESER, TESER

4 harfli kelimeler

ESER

Bazı kelimelerin anlamları

ESER

Emek sonucu ortaya konan ürün, yapıt. İz, işaret, im. Yayın, kitap, yapıt. Soyut kavramlarda belirti.

HORZUMKESERLER

Manisa şehrinde, Alaşehir ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

YERMESERİ

Ak erik.

ESERİCEDİT

Resmî yazışmalarda kullanılan, büyük boy yazı kâğıdı, esericedit kâğıdı.

GÜLBESER

Salatalık, hıyar.

ÇEVRİMKESER

Olağan ya da olağandışı koşullarda bir çevrimi kesen akımmıknatıssal aygıt.

KESERGEN

Bitki köklerini yiyen, dana burnu da denilen bir böcek.

ÇAPAKESERİ

Çapa olarak kullanılan küt uçlu keser. (Yalvaç Isparta).

KESKİNKESER

Ağaç yontma keseri. (Senirkent Isparta).

TESERLEME

Düğünlerde söylenen tekerleme. Konuya uygun hikaye, atasözü.

KESERLEMEK

Uydurmak. Çapalamak. Engel olmak.

PESERLEMEK

Yatıştırmak : Ahmet fazla telaşlı peserlemek lazım.

MESERRETLE

Sevinçle.

KESERİYE

Götürü, toptan iş.

PESERİKLENMEK

Dumanlanmak, bulanık görmek: Gözüm temelli peseriklendi.

KESERZIMBASI

Keser sapını delmek için kullanılan ucu sivri demir araç. (Yalvaç Isparta).

  -   -   -  

Anlamında ESER bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ESER geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ANIT

Önemli bir olayın veya büyük bir kişinin gelecek kuşaklarca tarih boyunca anılması için yapılan, göze çarpacak büyüklükte, sembol niteliğinde yapı, abide. Önemi ve değeri çok olan eser veya kişi.

ARMAĞAN

Birini sevindirmek, mutlu etmek, onurlandırmak, kutlamak için veya anı olarak verilen şey, hediye, dürü. Bağış, ihsan. Bir bilim adamının emek verdiği dalda onu anmak için hazırlanan bilimsel eser. Ödül.

ANAHTAR

Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.

ASAR

Eserler. Yüzyıllar.

BAŞARIM

Elde edilen bir başarı. Herhangi bir olayı veya durumu başarma isteği ve gücü. Kişinin yapabileceği en iyi derece, performans. Herhangi bir eseri, oyunu, işi vb.ni ortaya koyarken gösterilen başarı, performans.

AYRINTI

Bir bütünün önemce ikinci derecede olan ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat, detay. Edebiyat veya sanat eserlerinde bir bütünün ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat. Bir tiyatro eserinde ana düşünceye yardımcı olan kelime, cümle veya eşya.

BASKI

Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bası sayısı. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.

ALEGORİ

Bir görüntü, bir yaşantı veya bir davranışın daha iyi kavranmasını sağlamak için göz önünde canlandırıp dile getirme, yerine koyma. Bir sanat eserindeki ögelerin gerçek hayattan bir şeyleri temsil etmesi durumu.

BAŞESER

Şaheser.

AYDEMİR

Yüzü yay biçiminde bir keser türü.

AŞIRMAK

Yüksek veya geçilmesi güç bir yerin üstünden diğer yanına geçirmek. Çalmak, çalıp götürmek, araklamak. Başkasının eserinden parçalar alıp kendisininmiş gibi göstermek. Tehlike içinde bulunan bir şeyi acele kaçırmak.

ANTİKA

Tarihsel bir döneme ait olan. Mendil, örtü, yatak çarşafı vb. bezlerin kenarlarına paralel ipliklerden bir bölümü çekilip dikey olanların ikisi, üçü bir arada tire ile sarılarak yapılmış olan diş diş süs, sıçandişi. Genele, olağana, geleneğe aykırı, acayip, tuhaf, çarliston marka. Eski çağlardan kalma eser. Antik.

ANLATIMCI

Yalnızca hikâye etmeye ağırlık veren eser. Dışa vurumcu.

ANTİKACI

Antika eşya, eser satan veya toplayan kimse.

BAŞKAHRAMAN

Bir eserde başrolü oynayan kişi, başkişi.

BALAT

Orta Çağ'da, üç bentten oluşan bir Batı şiiri türü. Serbest biçimli, romantik, müzik araçlarıyla çalınan veya şarkı olarak okunan eser. Batı'da, belirli danslara eşlik eden bir şarkı türü.

BARDA

Dam ustalarının kullandığı, başının bir ucu çember parçası biçiminde eğri, öbür ucu keskin çekiç. Fıçıcı keseri.

BARKAROL

Venedik gondolcularının söz ve müziği önceden yazılmadan içlerinden geldiği gibi söyledikleri şarkı. Ritmi üç zamanlı müzik eseri.

ANLAM

Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör. Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey.

BAHNAME

İçinde cinsel konularla ilgili açık saçık yazıların, resimlerin bulunduğu eser.