Kelimeler arşivi içinde; sonunda "eses" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu eses ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında eses olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde eses olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ESES
Esas.
KESES
Baştaki kepek.
GESES
Arapça kökenli kısâs: kısas.
MESES
Hayvanları dürtmekte kullanılan ucu demirli değnek, üvendire. Üvendire. Ucu sivri çivili değnek. Ucu çivili ince uzun sopa. İnek ve öküzleri dürtmek için kullanılan ucu sivri demirli deynek.
HESES
Mercimek.
Bu bölümde tanımı içerisinde ESES geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AİRSAKKULİTİS
Hava kesesi yangısı.
BULLA
Abla. Ağa karısı, hayvan sahibi kadın, hanım, karı. Teyze. Yeni ötmeye başlayan horoz. Civciv. Kabarcık; balıklarda gaz kesesinin çeperleri kalınlaşmış ön ucundan çıkan iki ince kanalın açıldığı, içi zarla örtülü, alt kısmı gaz, üst kısmı perilenf içeren bölmeli çukurluk. Kabarcık, kesecik, baloncuk. Lernacopodidae ailesindeki dişi kopepod kabukluların baş ve maksillar bezlerinden salgılanan, maksillanın sürekli olarak bağlı olduğu tutunmaya yarayan ölü yapı. Deri veya mukozalarda yuvarlak, bezelye büyüklüğünde veya daha büyük, seröz sıvı içeren lezyon, vezikülden daha büyük şişlik.
KESELİ
Kesesi olan.
ÇEKİLGEN
Ana ya da babanın birisinin sahip olduğu bir karakter olup melezde, ana ya da babadan ötekinde sahip olunan karşıt ve baskın karakter ile örtülür. Resesif.
AMNİYON
Döl kesesi.
HARAZA
Kavga, gürültü, karışıklık. Öfke, sinir. Sığırın öd kesesinden çıkan taş.
İŞKİLSİZ
İşkil içinde bulunmayan, kuşkusu olmayan, vesvesesiz bir biçimde.
ADVENTİSYA
Özofagusun, idrar kesesinin ve kan damarlarının dış bağ dokusu tabakası. Özefagusun, idrar kesesinin ve kan damarlarının dış kısmındaki bağ dokusu. Organ, kan damarı veya diğer yapıların en dışını saran bağ doku tabakası.
KURUNTUSUZ
Kuruntusu olmayan, vesvesesiz, evhamsız.
KANGURU
Kangurugillerden, Avustralya'da yaşayan, iri, otçul, memeli, ön ayakları kısa, art ayakları ile kuyruğu uzun ve güçlü, başı küçük, dişisinin karnında yavrularını taşıyacak bir kesesi bulunan keseli hayvan (Macropus giganteus).
ÇEKİNİK
Birkaç kuşak sonra ortaya çıkan ve o zamana kadar aradaki döllerde gizli kalan (soya çekim nitelikleri), resesif. Çekingen. Çekingen bir biçimde.
DURGUNLUK
Durgun olma durumu. Alışverişin azlığı vb. nedenlerle piyasanın durgun olması, resesyon.
AMNİYOSENTEZ
Hamileliğin ilk aylarında fetüsün bulunduğu amniyon sıvısından alınan örneklerde, kromozom ve biyokimyasal analizler yapılarak, doğacak çocuğun hem cinsiyetinin hem de genlere bağlı kusurların belirlenmesi metodu. Transabdominal yolla uzun bir kanül kullanarak amniyon kesesinden amniyon sıvısı örneği alma işlemi.
AEROSİST
Alglerin hava kesesi.
CYSTİDİCOLA
Balıkların hava kesesi ve seyrek olarak da özefagusunda yerleşen bir nematot cinsi.
PELİKAN
Pelikangillerden, pembeye çalan beyaz tüylü, kanatları gri renkli, alt gagasında deriden bir kesesi olan iri kuş, kaşıkçı kuşu (Pelecanus onocrotalus).
KARTUŞ
Merminin arkasından namluya sürülen bezden veya kartondan barut kesesi, hartuç. Yazıcıya yerleştirilen mürekkep dolu tüp. Resim yazıda kralın adını diğerlerinden farklı bir biçimde göstermeyi sağlayan oval çerçeve. Dolma kalem içine yerleştirilen mürekkep dolu tüp.
BİLİGRAFİNE
Safra kesesi grafisinde kullanılan kontrast madde.
OTOSİST
İşitme kesesi.
BÖDELEK
Öd kesesi. Karın. Böbrek. Böbrek kızartması. (Poyra Eskişehir).