İçinde ESARET geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "esaret" olan, toplam 12 tane kelime bulunuyor. İçerisinde esaret bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu esaret ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında esaret olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

CESARETLENDİRİLME

16 harfli kelimeler

CESARETLENDİRMEK

15 harfli kelimeler

CESARETLENDİRME

13 harfli kelimeler

CESARETLENMEK, CESARETSİZLİK

12 harfli kelimeler

CESARETLENME, CESARETLİLİK, CESARETSİZCE

10 harfli kelimeler

CESARETSİZ

9 harfli kelimeler

CESARETLİ

7 harfli kelimeler

CESARET

6 harfli kelimeler

ESARET

Bazı kelimelerin anlamları

ESARET

Kölelik, tutsaklık, esirlik. Hâkimiyet altında bulunma. Boyunduruk.

CESARET

Güç veya tehlikeli bir işe girişirken kişinin kendinde bulduğu güven. Cüret. Yüreklilik, yiğitlik, yürek ve göz pekliği. Atılganlık.

CESARETLENDİRME

Cesaretlendirmek işi, yüreklendirme, yiğitlendirme.

CESARETLİ

Yürekli.

CESARETSİZCE

Cesaretsiz bir biçimde.

CESARETSİZ

Yüreksiz. Çekingen.

CESARETSİZLİK

Cesaretsiz olma durumu, yüreksizlik.

CESARETLENDİRİLME

Cesaretlendirilmek işi, yüreklendirilme.

CESARETLENME

Cesaretlenmek işi, yüreklenme, yiğitlenme.

CESARETLENDİRMEK

Yüreklendirmek, yiğitlendirmek, cesaret vermek.

CESARETLENMEK

Yılgınlığı gitmek, yüreklenmek, yiğitlenmek.

CESARETLİLİK

Cesaretli olma durumu, yüreklilik.

  -   -   -  

Anlamında ESARET bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ESARET geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KORKMAK

Korku duymak, ürkmek, dehşete kapılmak. Yapamamak, cesaret edememek. Çekinmek, sakınmak, saygı duymak. Kaygı duymak, endişe etmek.

YÜREK

Kalp. Mide, karın, iç. Kupa. Bir kimsenin ruhsal yönü, gönül. Acıma duygusu. Herhangi bir şeyden çekinmeme, korkmama, yüreklilik, korkusuzluk, cesaret.

ATILGANLIK

Atılgan olma durumu, cesaret.

KIRILMAK

Kırma işine konu olmak, bir veya birçok parçaya ayrılmak. Saydam bir ortamdan başka bir saydam ortama geçen bir ışın, doğrultu değiştirmek. Cesaret, umut, onur azalmak, yok olmak. Ağaç, dal üzerinde meyve, çiçek, yaprak çok olmak. Bükülerek kat yeri oluşturmak. Kırgınlık duymak. Birine karşı kırgın duruma gelmek, gücenmek, incinmek. Savaş, bulaşıcı hastalık sebebiyle çok sayıda insan ölmek. Soğuk, rüzgâr vb. eski gücü kalmamak, azalmak, yatışmak.

CESURCA

Cesura yakışan. (cesu'rca) Cesura yakışan bir biçimde, cesur gibi, cesaretle, yiğitçe, cesurane.

YİĞİTLENDİRMEK

Yüreklendirmek, cesaretini artırmak, cesaretlendirmek.

CÜRET

Yüreklilik, ataklık, cesaret. Düşüncesizce, saygıyı aşan davranış, cesaret.

YİĞİTLEŞMEK

Yiğitlik etmek, cesaret göstermek, yiğitlenmek.

HAMASET

Yiğitlik, kahramanlık, cesaret. Dinleyenleri etkilemek veya heyecanlandırmak amacıyla yapılmış olan abartılı anlatım.

TUTSAKLIK

Tutsak olma durumu, esirlik, esaret.

TEŞCİ

Cesaret verme, cesaretlendirme, yüreklendirme.

ASLANLIK

Yiğitlik, cesaretlilik.

KÖLELİK

Köle olma durumu, esirlik, kulluk, esaret.

UTANGAÇ

Bir topluluk içinde gereken güven ve cesareti kendinde bulamayan, rahat konuşamayan ve rahat davranamayan, sıkılgan, mahcup.

YİĞİTLİK

Yiğit olma durumu, yiğitçe davranış, yüreklilik, cesaret.

GÜVEN

Korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu, itimat. Yüreklilik, cesaret.

TERS

Gerekli olan duruma karşıt, zıt. Kesici bir aletin kesmeyen yanı. Gönül ve cesaret kırıcı, huysuz, sert. Uygun olmayan, elverişsiz, münasebetsiz. Bir şeyin içe gelen yanı, arkası. Hayvan pisliği. Bir şeyin aksi, karşıtı.

BOYUNDURUK

Çift süren veya arabaya koşulan hayvanların birlikte yürümelerini sağlamak için boyunlarına geçirilen bir tür ağaç çember. Zulüm ve zorbalık baskısı, esaret. Güreşte hasmın başını koltuk altına alıp boynuna kol dolama oyunu. Kapı veya pencere vb. açıklıkların üzerine konulan ağaç, taş veya beton kiriş, lento. Mengenenin üst yanındaki kemer biçimli bölüm.

KIYIŞMAK

Karşılıklı sözleşmek, anlaşıp karar vermek. Yüreklilik göstermek, cesaret etmek. Biriyle yarışmaya kalkmak.

YÜREKLENDİRMEK

Birine yüreklilik, cesaret vermek.