Kelimeler arşivinde; içinde "esaret" olan, toplam 12 tane kelime bulunuyor. İçerisinde esaret bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu esaret ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında esaret olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
CESARETLENDİRİLME
CESARETLENDİRMEK
CESARETLENDİRME
CESARETLENMEK, CESARETSİZLİK
CESARETLENME, CESARETLİLİK, CESARETSİZCE
CESARETSİZ
CESARETLİ
CESARET
ESARET
ESARET
Kölelik, tutsaklık, esirlik. Hâkimiyet altında bulunma. Boyunduruk.
CESARETSİZLİK
Cesaretsiz olma durumu, yüreksizlik.
CESARETLENDİRİLME
Cesaretlendirilmek işi, yüreklendirilme.
CESARETLENME
Cesaretlenmek işi, yüreklenme, yiğitlenme.
CESARETLENDİRME
Cesaretlendirmek işi, yüreklendirme, yiğitlendirme.
CESARETLİ
Yürekli.
CESARETLENMEK
Yılgınlığı gitmek, yüreklenmek, yiğitlenmek.
CESARETLENDİRMEK
Yüreklendirmek, yiğitlendirmek, cesaret vermek.
CESARETLİLİK
Cesaretli olma durumu, yüreklilik.
CESARETSİZ
Yüreksiz. Çekingen.
CESARETSİZCE
Cesaretsiz bir biçimde.
CESARET
Güç veya tehlikeli bir işe girişirken kişinin kendinde bulduğu güven. Cüret. Yüreklilik, yiğitlik, yürek ve göz pekliği. Atılganlık.
Bu bölümde tanımı içerisinde ESARET geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KIRILMAK
Kırma işine konu olmak, bir veya birçok parçaya ayrılmak. Saydam bir ortamdan başka bir saydam ortama geçen bir ışın, doğrultu değiştirmek. Cesaret, umut, onur azalmak, yok olmak. Ağaç, dal üzerinde meyve, çiçek, yaprak çok olmak. Bükülerek kat yeri oluşturmak. Kırgınlık duymak. Birine karşı kırgın duruma gelmek, gücenmek, incinmek. Savaş, bulaşıcı hastalık sebebiyle çok sayıda insan ölmek. Soğuk, rüzgâr vb. eski gücü kalmamak, azalmak, yatışmak.
CESURCA
Cesura yakışan. (cesu'rca) Cesura yakışan bir biçimde, cesur gibi, cesaretle, yiğitçe, cesurane.
TEŞCİ
Cesaret verme, cesaretlendirme, yüreklendirme.
KORKMAK
Korku duymak, ürkmek, dehşete kapılmak. Yapamamak, cesaret edememek. Çekinmek, sakınmak, saygı duymak. Kaygı duymak, endişe etmek.
HAMASET
Yiğitlik, kahramanlık, cesaret. Dinleyenleri etkilemek veya heyecanlandırmak amacıyla yapılmış olan abartılı anlatım.
TERS
Gerekli olan duruma karşıt, zıt. Kesici bir aletin kesmeyen yanı. Gönül ve cesaret kırıcı, huysuz, sert. Uygun olmayan, elverişsiz, münasebetsiz. Bir şeyin içe gelen yanı, arkası. Hayvan pisliği. Bir şeyin aksi, karşıtı.
GÜVEN
Korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu, itimat. Yüreklilik, cesaret.
CÜRET
Yüreklilik, ataklık, cesaret. Düşüncesizce, saygıyı aşan davranış, cesaret.
ATILGANLIK
Atılgan olma durumu, cesaret.
YİĞİTLİK
Yiğit olma durumu, yiğitçe davranış, yüreklilik, cesaret.
YÜREKLENDİRMEK
Birine yüreklilik, cesaret vermek.
ASLANLIK
Yiğitlik, cesaretlilik.
UTANGAÇ
Bir topluluk içinde gereken güven ve cesareti kendinde bulamayan, rahat konuşamayan ve rahat davranamayan, sıkılgan, mahcup.
YÜREK
Kalp. Mide, karın, iç. Kupa. Bir kimsenin ruhsal yönü, gönül. Acıma duygusu. Herhangi bir şeyden çekinmeme, korkmama, yüreklilik, korkusuzluk, cesaret.
YİĞİTLEŞMEK
Yiğitlik etmek, cesaret göstermek, yiğitlenmek.
KIYIŞMAK
Karşılıklı sözleşmek, anlaşıp karar vermek. Yüreklilik göstermek, cesaret etmek. Biriyle yarışmaya kalkmak.
KÖLELİK
Köle olma durumu, esirlik, kulluk, esaret.
YİĞİTLENDİRMEK
Yüreklendirmek, cesaretini artırmak, cesaretlendirmek.
TUTSAKLIK
Tutsak olma durumu, esirlik, esaret.
BOYUNDURUK
Çift süren veya arabaya koşulan hayvanların birlikte yürümelerini sağlamak için boyunlarına geçirilen bir tür ağaç çember. Zulüm ve zorbalık baskısı, esaret. Güreşte hasmın başını koltuk altına alıp boynuna kol dolama oyunu. Kapı veya pencere vb. açıklıkların üzerine konulan ağaç, taş veya beton kiriş, lento. Mengenenin üst yanındaki kemer biçimli bölüm.