Sonu ESARET ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "esaret" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu esaret ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında esaret olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde esaret olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ESARET

Kölelik, tutsaklık, esirlik. Hâkimiyet altında bulunma. Boyunduruk.

CESARET

Güç veya tehlikeli bir işe girişirken kişinin kendinde bulduğu güven. Cüret. Yüreklilik, yiğitlik, yürek ve göz pekliği. Atılganlık.

  -   -   -  

Anlamında ESARET bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ESARET geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CESARETLENDİRİLME

Cesaretlendirilmek işi, yüreklendirilme.

CESARETLİLİK

Cesaretli olma durumu, yüreklilik.

CÜRET

Yüreklilik, ataklık, cesaret. Düşüncesizce, saygıyı aşan davranış, cesaret.

TERS

Gerekli olan duruma karşıt, zıt. Kesici bir aletin kesmeyen yanı. Gönül ve cesaret kırıcı, huysuz, sert. Uygun olmayan, elverişsiz, münasebetsiz. Bir şeyin içe gelen yanı, arkası. Hayvan pisliği. Bir şeyin aksi, karşıtı.

CESARETLENME

Cesaretlenmek işi, yüreklenme, yiğitlenme.

GÜVEN

Korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu, itimat. Yüreklilik, cesaret.

KIRILMAK

Kırma işine konu olmak, bir veya birçok parçaya ayrılmak. Saydam bir ortamdan başka bir saydam ortama geçen bir ışın, doğrultu değiştirmek. Cesaret, umut, onur azalmak, yok olmak. Ağaç, dal üzerinde meyve, çiçek, yaprak çok olmak. Bükülerek kat yeri oluşturmak. Kırgınlık duymak. Birine karşı kırgın duruma gelmek, gücenmek, incinmek. Savaş, bulaşıcı hastalık sebebiyle çok sayıda insan ölmek. Soğuk, rüzgâr vb. eski gücü kalmamak, azalmak, yatışmak.

KIYIŞMAK

Karşılıklı sözleşmek, anlaşıp karar vermek. Yüreklilik göstermek, cesaret etmek. Biriyle yarışmaya kalkmak.

ASLANLIK

Yiğitlik, cesaretlilik.

ATILGANLIK

Atılgan olma durumu, cesaret.

CESARETLENDİRME

Cesaretlendirmek işi, yüreklendirme, yiğitlendirme.

CESARETLENDİRMEK

Yüreklendirmek, yiğitlendirmek, cesaret vermek.

TEŞCİ

Cesaret verme, cesaretlendirme, yüreklendirme.

KÖLELİK

Köle olma durumu, esirlik, kulluk, esaret.

CESURCA

Cesura yakışan. (cesu'rca) Cesura yakışan bir biçimde, cesur gibi, cesaretle, yiğitçe, cesurane.

KORKMAK

Korku duymak, ürkmek, dehşete kapılmak. Yapamamak, cesaret edememek. Çekinmek, sakınmak, saygı duymak. Kaygı duymak, endişe etmek.

CESARETSİZLİK

Cesaretsiz olma durumu, yüreksizlik.

BOYUNDURUK

Çift süren veya arabaya koşulan hayvanların birlikte yürümelerini sağlamak için boyunlarına geçirilen bir tür ağaç çember. Zulüm ve zorbalık baskısı, esaret. Güreşte hasmın başını koltuk altına alıp boynuna kol dolama oyunu. Kapı veya pencere vb. açıklıkların üzerine konulan ağaç, taş veya beton kiriş, lento. Mengenenin üst yanındaki kemer biçimli bölüm.

TUTSAKLIK

Tutsak olma durumu, esirlik, esaret.

HAMASET

Yiğitlik, kahramanlık, cesaret. Dinleyenleri etkilemek veya heyecanlandırmak amacıyla yapılmış olan abartılı anlatım.