Kelimeler arşivinde; içinde "ernek" olan, toplam 17 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ernek bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ernek ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ernek olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ZENKERNEKROZU, DERNEKGARDAŞI
DERNEKLEŞMEK, DERNEKPAZARI, PERNEKLEŞMEK
DERNEKÇİLİK, DERNEKLEŞME
DERNEKEVİ, DERNEKLİK
DERNEKLİ, PERNEKÇİ, DERNEKÇİ
HERNEK, PERNEK, DERNEK, TERNEK
ERNEK
ERNEK
Saban demirinin geçtiği ağaç.
DERNEKLEŞMEK
Dernek kurmak.
DERNEKLEŞME
Dernekleşmek işi.
DERNEKLİK
Ölülerin ruhu için dağıtılan adak: Annem derneklik dağıtacakmış.
DERNEKGARDAŞI
Pazartesi.
DERNEKÇİLİK
Dernekçi olma durumu.
DERNEKEVİ
Bir dernek veya kuruluşun üyelerinin buluşmaları için ayrılmış yer, lokal.
DERNEK
Toplantı, düğün. Belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek için kurulan yasal topluluk, cemiyet. Pazar veya panayır kurulan gün, deri (II).
DERNEKLİ
Derli toplu, düzgün, düzenli kişi. Derli toplu, düzgün, düzenli. (Vücudu) derli toplu olan. İzmir kenti, Çırpı nahiyesine bağlı bir yer.
HERNEK
Şaka, alay.
PERNEK
Toplantı : Pernek dağıldı. Sürüden ayrı otlatılan, iki üç kişinin birkaç davarı. Sürüden ayrılmış davar : Şu pernek koçu görüyor musun?. Sürüye katılan yabancı koyun, keçi. Birçok kimsenin otlatılmak için bir araya toplanmış hayvanları.
PERNEKLEŞMEK
Birkaç koyun, keçi sürüden ayrılmak, ayrı düşmek.
PERNEKÇİ
Az sayıdaki koyun ve keçilerini büvük sürüye katan kişi.
ZENKERNEKROZU
Sadece çizgili kas dokusunda oluşan ve hiyalin dejenerasyonunu takiben meydana gelen bir çeşit pıhtılaşma nekrozu. En tipik olarak kuzu, buzağı ve oğlakların enzootik kas distrofisinde görülür.
DERNEKPAZARI
Trabzon iline bağlı ilçelerden biri.
DERNEKÇİ
Dernek üyesi olan kimse. Bir derneğe çok bağlı olan kimse.
Bu bölümde tanımı içerisinde ERNEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
LOKAL
Müzikli eğlencelerin yapıldığı yer. Dernekevi. Yöresel. Yerel.
ÇAYIRBAŞI
Ardahan ilinde, Çayırbaşı nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Bitlis şehrinde, Bölükyazı nahiyesine bağlı bir bölge. Erzurum şehri, Kırık bucağına bağlı bir yer. İstanbul ili, Şile ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Konya ili, Sülüklü bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Kütahya şehri, Altıntaş ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Sakarya kenti, Hendek ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Trabzon ilinde, Dernekpazarı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Van şehri, Edremit ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
ERGİNLEMEK
Birini bir konu üzerinde aydınlatıp onu gerekli temel bilgi ve becerilerle donatarak ergin ve yetişmiş kılmak. Bir kişiyi dernek, topluluk vb.ne özel bir törenle almak.
UYANDIRMAK
Uyanmasına yol açmak. Aklını başına toplamasını sağlamak, gözünü açmak. Herhangi bir sebeple dernekteki üyeliğin dondurulmasından vazgeçerek çalışmalara katılmasına izin vermek. Çıra, lamba, soba vb. ışık veren şeyleri yakmak, tutuşturmak. Üstü küllenmiş ateşi yeniden canlandırmak.
KOTA
Bir ülkede ithal edilecek malların çeşitlerini, oranlarını veya miktarlarını gösteren liste. Bir ülkede ithal edilecek mallar için getirilen sınırlama. Kuruluşlarda veya derneklerde bir gruba tanınan kontenjan sayısı. Bazı ülkelerde, sinemalarda belirli bir süre oynatılması zorunlu olan yerli film sayısının yabancı filmlere oranı.
CEMİYET
Dernek. Yüksek sosyete. Toplum. Birbirine uygun veya zıt anlamlı kelimeleri tenasüp, tezat sanatları yoluyla bir araya getirme. Düğün. Bir olayı veya kişiyi kutlamak amacıyla bir araya gelen topluluk.
DERNEMEK
Toplamak. Dernek, toplamak, derlemek.
BİRLİK
Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.
MASONLUK
Birtakım kardeşlik ilkelerini benimseyen, birbirlerini parola ve işaretlerle tanıyan, loca denilen bölümlere ayrılan kimselerden kurulu dernek. Mason olma durumu, farmasonluk.
DERNECÜK
Ufak ölçüde dernek, düğün, dernekçik.
BARANA
Fasulye sırığı ve üzüm çubuklarını dayamaya yarayan çatal ağaç, kazık. İnce döşeme. Demir tırmık. Baklava biçimi mayın. Deve hamudunun ön ve arka kısmı (semercilikte). Lop yumurtanın üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek yapılan bir yemek. Salata, ot yemeği. Ispanak, semizotu gibi sebzelerin pirinçle pişirilen yemeği. Kuru üzüm, nohut ve boyun eti ile yapılan yemek (kuru üzüm üzerine ayva da konulur). Grup, takım, kafile, kalabalık, göç, küçük kervan, aile fertleri. Toplantı, parti, fırka, dernek. Bahçe duvarı, çit, avlu duvarları üzerine konulan çalı çırpı, harçsız yapılan duvar, tarla sınırı, tarlaların alt yanına çekilen taş set, siper. Topluluk. Büyük demir tırmık.
LONCA
Belli bir iş kolunda usta, kalfa ve çırakları içine alan dernek, korporasyon.
ÇALIŞANLAR
Trabzon şehri, Dernekpazarı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
AKLANMAK
Ak olmak, temizlenmek. Hakkında dava açılan sanık, yargılama sonunda suçsuz bulunmak, temize çıkmak, beraat etmek. Kooperatif, şirket, dernek vb. kuruluşların faaliyetleri ve harcamaları genel kurulca uygun bulunmak.
FİLARMONİK
Müzikseverlerin kurduğu dernek. Müziği seven (kimse).
AİDAT
Dernek, kuruluş, kulüp üyelerinin belli sürelerde, belli miktarlarda ödedikleri para, ödenti. Bir hizmet karşılığı sürekli ve düzenli ödenen para. Kesenek.
DERİLGİ
Dernek, toplantı.
AKKÖSE
Sonbaharda ekilen, soğuğa dayanıklı bir çeşit buğday. Trabzon kenti, Dernekpazarı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
DERNEG
Dernek, toplantı, düğün.
DERİ
İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten. Bu tabakadan yapılmış. Pazar veya panayır kurulan gün, dernek. İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu. Toplantı, düğün.