Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ernik" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ernik ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ernik olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ernik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
VERNİK, GERNİK, HERNİK, KERNİK, SERNİK, ŞERNİK, YERNİK, ZERNİK
ERNİK
ERNİK
Eskimeğe yüz tutmuş kumaş ya da elbise. Erimeğe başlamış kar. Erimeğe yüz tutmuş salamura peynir. Erimiş yağ. Eski minder yüzü. Kadınların kullandıkları allık. İnce, dayanıksız: Bu ipekli çok ernik. İnce davranışlı, kibar.
GERNİK
Başak taneleri siyez gibi kabuklu olup fakat ondan iri ve parlak olan, bulgur yapmaya yarayan bir çeşit buğday. Topaç.
HERNİK
Toprağın yağmurdan sonra sürülmeye, ekilmeye elverişli durumu, toprağın tavı.
SERNİK
Kibrit. Kibrit. (Ahırlıkuyu Haymana Ankara).
KERNİK
Kabuklu, iki çatal buğday.
ŞERNİK
Kibrit.
YERNİK
Mutlu olmamış: Yernik gitti benim yarim. Gereksinim içinde bulunan kimse. İstediğini alamayan kimse.
VERNİK
İnce bir tabaka olarak uygulandıktan sonra saydam biçimde katı duruma gelen, kuruyan yağlar, reçine ve çözücüden oluşan kaplama malzemesi.
ZERNİK
Toprak damlarda biriken suları akıtmaya yarayan oluk, çörten.
Bu bölümde tanımı içerisinde ERNİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
LAKLAMAK
Laka veya vernik sürmek.
VERNİKLEME
Verniklemek işi.
İPEKMATI
Cilâ ya da vernikle ağaç üzerinde oluşturulan, ipeği andıran yarı parlak görünüş.
LEVELER
Uçuculuğu ve/veya viskoziteyi ayarlamak amacıyla, reçineli vernik çözeltisine eklenen bir sıvı.
TEREBENTİN
Kozalaklılardan ve bazı ağaçlardan ya kendi kendine ya da ağacın çizilmesiyle akan, yağlı boya, yağlı vernik üretiminde ve inceltilmesinde kullanılan, ince, renksiz, kokulu reçine, terementi.
KOLOFONYUM
Kırılgan, saydam, sarımtrak renkli bir doğal reçine. Ucuz yağlı vernik üretiminde kullanılır.
KAURİ
Kauri ağacından (Agathis australis) elde edilen glikol, kauri zamkı reçinesi. Ambere benzeyen bir reçine olup verniklerde kullanılır.
SERTLEŞTİRİCİ
Kimyasal tepkimeli yapay reçine tutkalı ve verniklerinde, kuruma ve sertleşmeyi sağlamak için kullanılan, sıvı veya toz hâlinde olan kimyasal yardımcı madde.
KAMBİ
Gardeneai Lucida 'dan elde edilen vernik yapımında kullanılan parlak reçineye benzeyen aromatik zamk.
POLİÜRETAN
Yoğunluğu çok düşük cam, vernik, kauçuk veya köpük görünüşündeki lastiğe benzeyen madde.
ÇELİKPAMUĞU
Özel hazırlanmış, uzun ve keskin kenarlı çelik tel tomarı. Verniklenmiş yüzeyleri düzeltmeye ya da matlaştırmaya yarar.
VERNİKLENMEK
Vernikleme işi yapılmak, vernik sürülmek.
SİKATİF
Yükseltgenerek polimerleşmeye uygun olan. Özellikle maden birleşiklerinden oluşan, katalitik özellikler taşıyan ve çabuk kurumasını sağlamak amacıyla boya, vernik ve yağlı boyalara az miktarda katılan madde.
LAKÇI
Laka veya vernik süren işçi.
VERNİKLEMEK
Vernik sürmek.
KILÇATLAK
Gomlak, vernik, boya katmanında ya da ağaçta oluşan, gözle zor görülecek incelikte çatlak.
SIR
Bazı nesnelere parlaklık verme, dış etkilerden koruma, sızmalarını önleme vb. amaçlarla sürülen, saydam veya donuk vernik. Bir amaca ulaşmak için kullanılan, başvurulan özel ve gizli yöntem. Bir işin, bir şeyin dikkat, yetenek, deneyim ve sezgi yardımıyla kavranabilen en zor, en ince yanı. Varlığı veya bazı yönleri açığa vurulmak istenmeyen, gizli kalan, gizli tutulan şey. Aklın erişemediği, açıklanamayan veya çözülemeyen şey, giz, gizem. Aynaların arkasına ve kaplama metal eşyanın yüzüne sürülen ince tabaka.
ESNEKLİK
Esnek olma durumu, elastikiyet. Boya veya vernik filminin, pul pul kalkmadan ve çatlamadan boyanan yüzeyin hareketlerine uyum sağlaması.
VERNİKLENME
Verniklenmek işi.
İNCELTİCİ
Boyaların ve verniklerin yoğunluğunu azaltmak ve uygulama kolaylığı sağlamak amacıyla kullanılan uçucu sıvı, tiner.