Kelimeler arşivinde; içinde "erişti" olan, toplam 11 tane kelime bulunuyor. İçerisinde erişti bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu erişti ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında erişti olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ERİŞTİREBİLMEK
ERİŞTİREBİLME
ERİŞTİRİLMEK
VERİŞTİRMEK, DERİŞTİRMEK, ERİŞTİRİLME
ERİŞTİRMEK, VERİŞTİRME, DERİŞTİRME
ERİŞTİRME
ERİŞTİ
ERİŞTİ
Batman şehri, Gercüş ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
DERİŞTİRME
Deriştirmek işi. Çözücünün uçurulması veya daha fazla çözünen ilave edilerek birim hacimdeki çözünen madde miktarının artması.
VERİŞTİRMEK
Çok fazla söylemek. İyice çıkışmak, ağzına geleni söylemek.
ERİŞTİRİLMEK
Eriştirme işi yapılmak.
VERİŞTİRME
Veriştirmek işi.
ERİŞTİRME
Eriştirmek işi.
ERİŞTİRİLME
Eriştirilmek işi.
ERİŞTİREBİLME
Eriştirebilmek işi.
ERİŞTİREBİLMEK
Eriştirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DERİŞTİRMEK
Derişme işini yaptırmak. Dermek, toplamak.
ERİŞTİRMEK
Erişmesini sağlamak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ERİŞTİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ERÜRMEK
Ulaştırmak, eriştirmek.
ERÜRGEN
Çok eriştiren.
VERMEK
Üzerinde, elinde ya da yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Sahip olmasını sağlamak. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Herhangi bir duruma yol açmak. Tespit etmek. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Kazandırmak, katmak. Doğurmak. Ondan bilmek, atfetmek. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Ödemek. Ayırmak, harcamak. Bırakmak veya bağışlamak. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Yaymak. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Dayamak. Satmak. Hepsini herhangi bir duruma sokmak.
PAZLAMAK
Sövmek, verip veriştirmek. Çırpınmak (insan ya da kuş). Yaymak.
ENBÜYÜK
Bir değişkenin alabileceği en yüksek değer, enb. Zamana bağlı olarak değişmekte olan bir niceliğin eriştiği en büyük değer. Güneşte leke bolluğunun en çok olduğu, bir değişen yıldızın en parlak olduğu zamanlardaki değerler vb.
ERGÜRMEK
Ulaştırmak, eriştirmek.
İBLAĞ
Ulaştırma, eriştirme. Bir şeyin miktarını tamamlama.
PAZDAMAH
Sövmek, verip veriştirmek.
BOĞMAK
Boğum yeri. Bir durumu başka bir durum yaratarak örtmeye çalışmak. Tamamıyla kaplamak, sarmak. Peş peşe yapmak, bir kimseyi bir şeyin fazlasına eriştirmek veya uğratmak. Silik bir duruma getirmek, bastırmak. Motorlu taşıtlarda fazla yakıt, motoru çalışmaz duruma getirmek. Gelişmesine engel olmak. Bunaltmak. Renkler uygun düşmemek. El, ip vb. ile bir şeyi çepeçevre sıkmak. Bir canlıyı, soluk almasına engel olarak öldürmek.
ÖLGÜRMEK
Eriştirmek, göstermek : Allah bizi o mesut güne ölgürecek mi?.
MANDA
Geviş getirenlerden, derisinin rengi siyaha yakın, uzun seyrek kıllı bir hayvan, su sığırı, camız, kömüş (Buffelus). Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra bazı az gelişmiş ülkeleri, kendi kendilerini yönetecek düzeye eriştirip bağımsızlığa kavuşturuncaya kadar Birleşmiş Milletler Cemiyeti adına yönetmek için bazı büyük devletlere verilen vekillik.
GETİRMEK
Gelmesini sağlamak. Erişmek ya da eriştiğini sanmak. Bir makama atamak veya seçmek. Sebep olmak, ortaya çıkarmak. İleri sürmek. İletmek, bildirmek. Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak. Sağlamak. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar.