Kelimeler arşivi içinde; başında "erişti" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. erişti ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu erişti ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde erişti olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ERİŞTİREBİLMEK
ERİŞTİREBİLME
ERİŞTİRİLMEK
ERİŞTİRİLME
ERİŞTİRMEK
ERİŞTİRME
ERİŞTİ
ERİŞTİ
Batman şehri, Gercüş ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
ERİŞTİRME
Eriştirmek işi.
ERİŞTİRMEK
Erişmesini sağlamak.
ERİŞTİRİLME
Eriştirilmek işi.
ERİŞTİREBİLMEK
Eriştirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ERİŞTİREBİLME
Eriştirebilmek işi.
ERİŞTİRİLMEK
Eriştirme işi yapılmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ERİŞTİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PAZDAMAH
Sövmek, verip veriştirmek.
GETİRMEK
Gelmesini sağlamak. Erişmek ya da eriştiğini sanmak. Bir makama atamak veya seçmek. Sebep olmak, ortaya çıkarmak. İleri sürmek. İletmek, bildirmek. Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak. Sağlamak. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar.
ERÜRGEN
Çok eriştiren.
VERMEK
Üzerinde, elinde ya da yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Sahip olmasını sağlamak. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Herhangi bir duruma yol açmak. Tespit etmek. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Kazandırmak, katmak. Doğurmak. Ondan bilmek, atfetmek. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Ödemek. Ayırmak, harcamak. Bırakmak veya bağışlamak. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Yaymak. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Dayamak. Satmak. Hepsini herhangi bir duruma sokmak.
ERÜRMEK
Ulaştırmak, eriştirmek.
ENBÜYÜK
Bir değişkenin alabileceği en yüksek değer, enb. Zamana bağlı olarak değişmekte olan bir niceliğin eriştiği en büyük değer. Güneşte leke bolluğunun en çok olduğu, bir değişen yıldızın en parlak olduğu zamanlardaki değerler vb.
MANDA
Geviş getirenlerden, derisinin rengi siyaha yakın, uzun seyrek kıllı bir hayvan, su sığırı, camız, kömüş (Buffelus). Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra bazı az gelişmiş ülkeleri, kendi kendilerini yönetecek düzeye eriştirip bağımsızlığa kavuşturuncaya kadar Birleşmiş Milletler Cemiyeti adına yönetmek için bazı büyük devletlere verilen vekillik.
BOĞMAK
Boğum yeri. Bir durumu başka bir durum yaratarak örtmeye çalışmak. Tamamıyla kaplamak, sarmak. Peş peşe yapmak, bir kimseyi bir şeyin fazlasına eriştirmek veya uğratmak. Silik bir duruma getirmek, bastırmak. Motorlu taşıtlarda fazla yakıt, motoru çalışmaz duruma getirmek. Gelişmesine engel olmak. Bunaltmak. Renkler uygun düşmemek. El, ip vb. ile bir şeyi çepeçevre sıkmak. Bir canlıyı, soluk almasına engel olarak öldürmek.
DERİŞTİRME
Deriştirmek işi. Çözücünün uçurulması veya daha fazla çözünen ilave edilerek birim hacimdeki çözünen madde miktarının artması.
İBLAĞ
Ulaştırma, eriştirme. Bir şeyin miktarını tamamlama.
ÖLGÜRMEK
Eriştirmek, göstermek : Allah bizi o mesut güne ölgürecek mi?.
ERGÜRMEK
Ulaştırmak, eriştirmek.
PAZLAMAK
Sövmek, verip veriştirmek. Çırpınmak (insan ya da kuş). Yaymak.
VERİŞTİRME
Veriştirmek işi.