Kelimeler arşivinde; içinde "erinlik" olan, toplam 7 tane kelime bulunuyor. İçerisinde erinlik bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu erinlik ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında erinlik olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DERİNLİKÖLÇER
DERİNLİKSİZ
BALERİNLİK, DERİNLİKLİ
DERİNLİK, SERİNLİK
ERİNLİK
ERİNLİK
Erin olma durumu, büluğ.
DERİNLİKSİZ
Derinliği olmayan.
DERİNLİK
Bir şeyin dip tarafının yüzeye, ağza olan uzaklığı. Yanaşık ya da dağınık düzende bulunan bir birliğin en ileride olan kısmının başından, en geride bulunan kısmının sonuna kadar olan uzaklık. En duyarlı nokta. Bir cismin en ve boy dışındaki üçüncü boyutu. Bulunulan yere göre uzakta olan yer. Borsada az sayıda hisse senedinin el değiştirmesi. Karanlık, bilinmeyen dönem. Bir konunun veya durumun özü.
DERİNLİKÖLÇER
Okyanusun derinliğini ölçmeye yarayan alet, batimetre.
SERİNLİK
Serin olma durumu. Serin hava.
DERİNLİKLİ
Derinliği olan.
BALERİNLİK
Balerin olma durumu. Balerinin işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ERİNLİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BATİMETRE
Derinlikölçer.
SONDALAMAK
Suyun derinliğini sonda ile ölçmek. Dip katmanların yapısını sonda kullanarak incelemek ve araştırmak. Su, maden, petrol vb. araştırmaları için toprağın derinliklerine sonda sokmak.
ARKİTEKTURA
Tiyatro tarihinde rönesans sahne mimarisi üzerine yazılan ilk kitap. Kitabın yazarı, tiyatro sahnesine derinlik kavramını getiren Sebastiano Serlio'dur. Tiyatro tarihi içinde aynı adı taşıyan iki önemli kitabın adı. İ Ö 16-13 yılları arasında Vitrivius'un yazdığı on ciltlik mimarlığa ilişkin yapıt; beşinci cilt Roma tiyatrosu yapısı üzerineydi. Bu kitap 1484te bulunduğunda Rönesans mimarları bunun Yunan yapısı olduğunu sanmışlardı. Sebastiano Serlio'nun 1551'de yazdığı sahne uygulayımına ilişkin yapıt. Serlio bu yapıtta ilk kez sahnedeki görüngü sorununu bilimsel bir yolla çözümlemiştir.
BOŞİNANÇ
Korku, umarsızlık, çağrışım gibi ruhsal nedenlerle beliren; geleceği bilmek isteğiyle kimi rastlantısal benzerlikleri iyilik ya da kötülüğün önbelirtileri olarak değerlendiren; bilimin ve geçerli bir dinin kabullenmediği doğaüstü güçlerin varlığını tasarımlayan, kuşaktan kuşağa geçen yanlış inanmalar. Kaynakları bilimsel ve dinsel bir temele dayanmayan, tarihin derinliklerinden gelerek çağımıza ulaşan, bugünkü anlayışa ters düşmelerine karşın, halkın bilinçsizce kullandığı kalıpsal inançlar dizgesi, bk. sözlü boşinanç, boşinançsal süreklilik, boşinançsal katman, boşinançsal gerileme, boşinançsal çevre. Kimi sözlerin, eylemlerin, sayıların, davranışların... istenen ya da istenmeyen sonuçlar doğuracağına değin yanlış inanış.
DİYORİT
Özellikle plajiyoklazdan oluşan, saydam, üstü tanecikli derinlik kayacı.
ELMAS
Yerin derinliklerinde bulunan, billurlaşmış arı karbon. Mücevher olarak kullanılan, saydam, değerli taş. Bu taşlarla yapılmış. Elmastıraş.
SERİNLEŞMEK
Serin duruma gelmek, serinlemek, serinlik vermek.
CUNUR
Hamam havuzu. Yağmur sularını derinliklere çeken delik.
MALYA
Deniz dibinde otlara takılmış oltayı kurtarmaya ve deniz derinliklerinden ağ, halat, sicim vb. şeyleri çıkarmaya yarayan dört tırnaklı demir.
AKIRBALIK
Erinlik, baliğ olma, bulûğa erme.
ASABA
Ölen kimsenin, karısına düşen mal. Erkek mirasçı, erkek evlât. İkinci derecedeki akraba. Dost, arkadaş. Bir ilde, bir memlekette oturanlar. Soy, akraba, sülâle. Boy, yükseklik, derinlik. Fotin veya mestin topuğu örten parçası. Giyside beden: Ceketin asabası genişçe olmuş. Tarlanın yüzü.
BATİYAL
2000-4000 m arasındaki bir derinlikteki deniz zemininde yaşayan veya bu bölgeye ait olan.
SERİNLETMEK
Serin duruma getirmek, serinlik vermek.
SERİNLENMEK
Serinlik duymak.
LAV
Yanardağların püskürme sırasında yeryüzüne çıkardıkları, dünyanın derinliklerinden gelen kızgın, erimiş maddeler, püskürtü.
ALAN
Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.
BATİMETRİ
Derinlik ölçümü.
AKİLBALE
Erinlik, baliğ olma, bulûğa erme.
BOYUT
Bir cismin herhangi bir yöndeki uzantısı. Durum, nitelik. Film ya da fotoğrafta boyut, format. Genişlik, kapsam. Doğruların, yüzeylerin veya cisimlerin ölçülmesinde ele alınan üç doğrultudan uzunluk, genişlik ve derinlikten her biri, buut.
OYLUM
İçi oyulmuş, çukur duruma getirilmiş. Resimde derinlik, üç boyutluk etkisi, mimarlıkta mekân karşılığı. Hacim.